Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/816 E. 2026/7481 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/816
- Karar No
- 2026/7481
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1239 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2023 tarihli ve 2023/1627 Soruşturma, 2023/1306 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.01.2025 tarihli ve 2023/1239 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.01.2025'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/15269 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/621 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/621 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde; şüpheli ile aralarında devam eden yargılama sırasında şüpheli tarafından mahkemeyi etkilemeye yönelik olarak sahte belge sunulduğundan bahisle şikayetçi olduğu, Her ne kadar incelemeye konu Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.01.2023 tarihli kararında söz konusu iddialar hakkında müştekinin şikayetine ilişkin hususları yargılaması devam eden mahkeme nezdinde ileri sürebileceği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Gebze 2. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki dosyanın yargılamasını yapmakta olan Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli ve 2021/414 esas sayılı yazısı ile sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 22.12.2022 tarihli dilekçe ekinde suça konu dekontun dosyaya sunulmuş olduğunun belirtilmesi, anılan mahkeme dosyasına ilişkin belgeler Uyap sistemi üzerinden incelendiğinde de suça konu dekontun dosyaya savunma dilekçesi ekinde sunulduğunun anlaşılması, ... Bankası Genel Müdürlüğünün 13.08.2023 tarihli cevabi yazısında, şüpheliye ait hesaptan 45.000 TL'lik işleme rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında, soruşturmaya konu dekontun sahte olup olmadığı tespiti için soruşturmanın yeniden genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/414 Esas sayılı dosyası kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık sıfatıyla yargılanan şüphelinin, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla, 22.12.2022 tarihinde UYAP üzerinden müdafi aracılığıyla mahkemeye şikâyetçinin zararının giderildiğine dair sahte banka dekontu ibraz ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2024 tarihli ve 2021/414 sayılı cevabi yazısı ile "...dosyada ödemeye ilişkin herhangi bir dekont bulunmadığının..." bildirildiği ve bu cevabı yazıya istinaden de Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, kanun yararına bozma konusu 10.01.2025 tarihli ve 2023/1239 Değişik İş sayılı itirazın reddine dair karar verildiği anlaşılmış ise de, karar tarihi sonrasında dosyaya gönderilen aynı Mahkemenin 06.02.2025 tarihli ve 2021/414 sayılı yazısında, "...dosyanın yapılan detaylı incelemesinde; sanık ... müdafi Av. ...'un Mahkememize gönderdiği 22.12.2022 tarihli savunma dilekçesinin ekinde bahsedilen dekontun bulunduğunun..." bildirilmesi karşısında; bilinen adreslerinden tekrar araştırılarak gerekli görülmesi halinde şüpheli hakkında yakalama emri çıkartılması suretiyle olayla ilgili ifadesinin alınması, şüphelinin belirtilen ceza davasında müdafiliğini üstlenen ve suça konu belgeyi mahkemeye ibraz ettiği belirlenen Av. ...'un, 5271 sayılı Kanun'un 46/1-a. maddesi uyarınca çekinme hakkı da hatırlatılarak tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması, şikâyetçi ve şüphelinin suç tarihine ilişkin banka hesap hareketleri temin edilerek, suça konu dekontun sahte olup olmadığının açıkça ortaya konulmasında sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki ...'ın dolandırıcılık olayı sonucunda şüpheliden şikayetçi olması üzerinde Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/11758 soruşturma sayılı dosyası ile kamu davası açılması üzerine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/414 esas sayılı dava dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır. Halen bu yargılamanın devam ettiği şikayet dilekçesinde belirtilmiştir. ayrıca müşteki vekili şikayet dilekçesinde belirttiği hususlar ile alakalı olarak yargılaması devam eden mahkemede gerekli yasal haklarını kullanarak mahkemeye bu yönde taleplerini ileri sürebilme imkanı bulunmaktadır. sonuç olarak yargılama aşaması devam eden bir eylem ile ilgili olarak yeniden soruşturma yapılmasını gerektiren bir yasal zorunluluk bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/1239 Değişik İş sayılı soruşturmanın genişletilmesine ilişkin kararında belirtilen eksikliklerin tamamının yerine getirilmediğinden bahisle ikinci kez soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddedilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.01.2025 tarihli ve 2023/1239 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.