Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/372 E. 2026/4304 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/372
- Karar No
- 2026/4304
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1191 E., 2025/2628 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık müdafii tarafından kanuni süresi içinde ileri sürüldükten sonra sanığın 28.04.2026 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/55 Esas, 2025/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarihli ve 2025/1191 Esas, 2025/2628 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, gerekçeye, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükmün ; "Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı "Kasten öldürme" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yapılan istinaf başvurularının incelemesinde; Maktul ile sanık arasında öncesine dayalı husumet olduğu, maktulün olay tarihinde sanığın oturduğu sitenin önüne gelerek beklemeye başladığı, site güvenlik görevlisinden maktulün geldiğini öğrenen sanığın bir süre sonra elinde silahla siteden çıkış yaptığı ve herhangi bir konuşma olmaksızın maktüle doğru ateş ettiği, maktulün kafa bölgesinden yaralanması neticesinde yere yığıldığı ve devamında tedavi gördüğü hastanede 25/02/2021 tarihinde vefat ettiği, olayın gerçekleşme anının kamera kayıtlarıyla doğrulandığı olayla ilgili olarak gerekçeli kararın taşıması gereken niteliklere ve haksız tahrik hususuna değinilmesi gereği hasıl olmuştur. Gerekçeli kararın; Anayasa m. 1 41... Sayılı CMK m. 34, 2 30... 'de belirtilen nitelikleri taşıması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının hükmün gerekçesine yansıtılması, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Haksız tahrik; TCK m. 29 kapsamında, ceza sorumluluğunu azaltan nedenlerden biri olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, haksız tahrikin etkisi altında işlediği suçtan dolayı faile verilecek ceza, belirli bir oranda indirilecektir. Tahrik durumunda failin iradesinde bir zayıflama meydana geldiği değerlendirilmektedir. Bu nedenle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan bir faktör sayılmaktadır.
1-Somut olay, gerekçeli kararın taşıması gereken nitelikler ve haksız tahrik hususuna dair açıklamalar doğrultusunda; ilk derece mahkemesi kararının delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında sanık hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanma gerekçesi olarak '08/04/2019 tarihinde hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma ve silahla yaralama eylemlerinin haksız öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalarak işlediği suçun bu ruhsal durumunun tepkisi olduğu' tespitinde bulunulduğu, hüküm kısmında ise 'ilk haksız hareketin kimden geldiği anlaşılamadığından sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği' kabulüyle ceza indirimine gidildiğinin gösterildiği, sonuç olarak haksız tahrik hususunda sanık yönünden yapılan uygulamada çelişkiye düşülerek yazılı şekilde hükmün kurulması, 2-Ayrıca; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/335 E., 2013/780 K. sayılı ilamı 12/01/2018 tarihinde infaz edildiğinden TCK m. 58/2-b uyarınca tekerrüre esas alınamayacağından sanığın adli sicil kaydına göre Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/446 E., 2013/95 K. ve 07/05/2018 kesinleşme tarihli ilamı ile mükerrir olduğunun gözetilmemesi, Hukuka aykırı olmakla, sanık müdafilerinin, katılan ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe girerek 7188 Sayılı Kanun ile değişik CMK m. 280/1 ve 289/1 uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA," Şeklinde bozma kararı verildiği fakat Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-940 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafiinin hükmü kanunî süresi içinde temyiz ettikten sonra sanığın 28.04.2026 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Başkaca yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarihli ve 2025/1191 Esas, 2025/2628 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilamının içeriği de dikkate alınarak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.