Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30640 E. 2023/9463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30640
- Karar No
- 2023/9463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/212 E., 2015/362 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2014/212 Esas, 2015/362 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılandan araç satın aldığı, karşılığında Koroner İnşaat Gıda Tekstil San. Tic.Ltd. Şti olan 05.05.2012 keşide tarihli 13.500,00 TL bedelli sahte olarak tanzim edilmiş çeki verdiği, katılanın çeki bankaya ibraz ettiği keşideci imzası ile banka kayıtlarında keşideci şirkete ait imza sirkülerinin uyumsuz olması nedeniyle çek bedelinin ödenmediği, sanığın bankanın maddi varlıklarından olan suça konu sahte çeki ticari ilişki sırasında kullandığı, bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir. 2. Katılan; banka görevlisinden çekin sahte olduğunu öğrendiğini, beyan etmiştir. Çekin Akbank ... şubesindeki hesaba ait olduğu, 1. Ciranta olarak ... isim ve imzası yanında kaşenin basılı olduğu, 2. Ciranta olarak katılanın görüldüğü, çekin arka yüzüne banka görevlileri tarafından "çekteki keşideci imzası ile şubedeki firmaya ait imza sirkülerindeki keşideci imzasının birbirini tutmadığından işleme alınmamıştır" şeklinde yazı yazılmıştır. 3. Sanık savunmasında; katılanı tanıdığını araç aldığını, karşılığında çek verdiğini, sanığın sahte olan suça konu çeki Ali isimli bir arkadaşından aldığını ancak soyadını açık kimlik ve adresini bilmediğini hatır çeki olarak aldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 4. 28.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda keşideci imzasının ...'ın el ürünü olmadığı ancak 1. Ciranta imzasının ...'ın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. 5. Mahkemece, sanığın aldatıcılık niteliği bulunan suça konu sahte çeki, Aksaray'da bulunan açık kimlik ve adresin bilgilerini bilmediği kişiden aldığını belirtmesine rağmen, belirttiği kişinin var olduğunu ispatlayamadığı bu haliyle sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanığın savunmalarına itibar edilmediği, bilirkişi raporu, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında sübut bulan resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına kararları verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2014/212 Esas, 2015/362 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.