Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20833 E. 2023/11041 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20833
Karar No
2023/11041
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/260 E., 2015/701 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Kanun Yollarına Başvurma" başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olup cezalandırılmasını talep eden ancak, usulüne uygun davaya katılma hakkı duruşmada hatırlatılmayan şikâyetçi vekilinin süresinde verdiği süre tutum dilekçesiyle hükmü temyiz ettiği, 19.10.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin son paragrafında "katılan vekili" olarak talepte bulunduğunu belirttiği, temyiz dilekçesinin katılma talebi olarak kabulünün gerektiği anlaşıldığından; istemin CMK’nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle aynı yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören müşteki...Otomotiv Gıda Tic. ve San. A.Ş.'nin katılan vekilinin de katılan vekili olarak kabulüyle yapılan incelemede: 2. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafii temyizinde özetle; sanığın, soruşturma aşamasındaki ifadeyi kabul etmediğinin gözetilmediği, beyanı hükme esas alınan şahitle sanık arasında husumet bulunduğundan bu şahit beyanına itibar edilemeyeceği, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığı, güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçeleri ile ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Katılan vekili temyizinde özetle; atılı suça konu faturaların 5237 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinde belirtilen “emtiayı temsil eden belgeler” kapsamına girdiği, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu, aksinin kabulü halinde dahi sahte faturaların özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, bu nedenle beraat kararının hukuka aykırı olduğu, ayrıca hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunda erteleme koşullarının oluşmadığı, cezanın alt hadden verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının da hatalı olduğu gerekçeleri ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. III. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Sanığın işlediği iddianamede ileri sürülen el terminali satış faturalarını sahte olarak düzenleme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinde düzenlenen "özel belgede sahtecilik" suçunu oluşturabileceği, aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 19.03.2015 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20833, K. 2023/11041, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20833-e-2023-11041-k-d27fa7fe4407