Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8608 E. 2026/283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8608
Karar No
2026/283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/452 E., 2025/456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/152 E., 2024/462 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 24.06.2000 - 05.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli kapıcı olarak çalıştığını, sabah ekmek ve gazete dağıtımı, öğleden önce ve sonra olmak üzere iki defa sipariş alınması ve yerine getirilmesi, günlük apartman giriş temizliği, haftalık genel temizlik ve bahçe bakımından başka servis dışı özel siparişleri yerine getirerek tam süreli kapıcılık yaptığını, davacının çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini belirterek davacının davalı iş yerinde 24.06.2000 - 05.11.2012 tarihleri arasında tam süreli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının hizmet akdine bağlı olarak çalışmadığını, apartmanın 2000-2005 yılları arasında değişik kapıcılar ile çalıştığını, davacının kocasının 2005-2006 yılları arasında apartmanda çalıştığını, haftalık temizlik ve günlük çöplerin alınması karşılığında kapıcı dairesinde oturmasına izin verildiğini, davacının kocasının kalp krizi geçirmesi nedeniyle kapıcılık görevini yerine getiremediğini, davacının ablasının veya akrabasının tekstil işinde sürekli olarak çalıştığını, apartmanda fiili bir çalışma yapmadığını, apartmanın temizlik işlerini temizlik firmalarından hizmet alımı suretiyle yaptırdığını, davacının çocuklarının apartmanın yanındaki okula gitmelerinden kaynaklı kapıcı dairesinde oturmasına izin verildiğini, davacının fiili çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışma olgusunu yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının talep ettiği sürelerde Kurumda herhangi bir kayıt ve tescilinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 24.06.2000 - 05.11.2012 tarihleri arasında (7,5 saat 1 gün hesabı ile) her ay ayda 9'ar gün olarak davalı adına iş yerinde çalışma yaptığının tespitine, kurum kayıtlarına işlenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalı ve feri müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının haftada 49 saat çalıştığını, bu durumun dosyadaki "Görevlinin Günlük Çalışma Programı ve Sorumlulukları" başlıklı görev planından da anlaşıldığını, kapıcılık hizmetinin kendine özgü olan çalışma şartları sebebiyle tam süreli çalışma kapsamı dışında tutulmasının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının davalı apartmanda fiili çalışmasının bulunmadığını, davacının iddiasını ispata yarar yazılı delil de bulunmadığını, 12 yıllık çalışmanın salt tanık beyanına göre kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan etmektedir. 3- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, resen araştırma kapsamında inceleme yapılması gerektiğini, çalışma olgusunun Yargıtay kararlarına uygun olarak ispatlanamadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 24.06.2000 - 05.11.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 . ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı apartma ait 24.06.20 00... .11.2012 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışma iddiası hakkında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının kısmi zamanlı olarak her ay, ayda 9 gün çalıştığına yönelik kabulü hatalı olup, mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.

Davacının kapıcılık yaptığını iddia ettiği davalı işyeri yedi kat on dört daireden oluşan bir apartman olup, kendisinin kapıcı olarak davalı apartman nezdinde her gün çöp toplama, çevre temizliği ve market alışverişi hizmetlerini yerine getirdiği, haftada bir gün ise apartman temizliği yaptığı, beyanları hükme esas alınan tanıklardan ... ile ...'un davacının söz konusu hizmetleri ne kadar sürede yerine getirdiğini belirtmeleri karşısında mahkemece davacının çöp toplama, çevre temizliği, market alışverişi ve haftada bir gün apartman temizliği işi için ne kadar zaman harcadığı belirlenip, buna göre 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak kısmi çalışma süresinin tespiti gerekirken davacının davalı apartmanda ayda 9 gün olarak çalıştığı yönünde verilen kabul kararı usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8608, K. 2026/283, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8608-e-2026-283-k-f17cc61ce8a2