Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20123 E. 2026/6163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20123
- Karar No
- 2026/6163
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/108 E., 2022/270 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalıştığını, bu süre içerisinde aylık maaş almasına ve tam gün çalışmasına rağmen çalışmalarının ... kayıtlarına eksik yansıtıldığını, hafta sonu tatilleri ile resmi ve dini bayram tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini belirterek; müvekkilinin çalıştığı dönemlerde aylık 30'ar gün çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev yönündeki itirazları ile usta öğreticilerin tam zamanlı çalışmalarının kabulünün mümkün olmadığını, bu hususun METK ve Yönetmelikte ayrıntılı düzenlendiğini, çatışılmayan saatlerin dikkate alınmadığını, idarenin de bu şekilde uygulama yaptığım, davacının çalışmalarının ve primlerinin eksik bildirildiği iddiasının doğru olmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; 657 sayılı Kanun'un 89, maddesine göre eğitim kurumlarında ücret ile ek ders verilebileceğini, 1739 sayılı Kanun'un 47. maddesinde geçici veya sürekli olarak usta öğreticilerin görevlendirilebileceğini, Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik 5.maddesinde ek ders ücretli usta öğreticilere 657 sayılı Kanun'un 89. maddesinin uygulanacağını, 4857 Kanun uyarınca usta öğreticilerin işçi olarak kabulü gerektiğini, 1475 sayılı Kanun 61. maddesi 1 günlük çalışmanın 7,5 saat olduğunu, 63. maddesinde 1 haftalık çatışmanın 45 saat olduğunu, usta öğreticilerin part-time suretiyle çalışan kimseler olduğunu, usta öğreticilerin 5510/4-a bendi uyarınca sigortalı olduklarını, 5510/80. maddesi uyarınca usta öğreticilerin prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla 1 takvim yılı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplamının prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağını, bulunacak miktarın 30 günü aşması halinde 30 gün, tam sayıdan sonraki küsuratların dikkate alınmayacağının düzenlendiğini, buna göre MEB'e bağlı usta öğreticilerin part-time çalışmalarının günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu tam çalışmaların tam gün olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davacının davacının reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 19.01.2012 tarih ve 2010/7 76... /23 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2012 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...somut olayda, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır Uyuşmazlık, davacının çalışmalarının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13.maddesine göre işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. Yukarıda anılan yasa hükümleri doğrultusunda, usta öğreticilerin ders saati karşılığında ücrete hak kazanmaları esas olduğundan kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştıkları kabul edilmelidir. Ancak, davacının ders saatleri dışında Kurumun kendisine verdiği görev ya da işin niteliği gereği çalışmasını sürdürdüğü hallerde günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırdığı ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yaptığı belirlendiği takdirde davacının tam süreli çalıştığı kabul edilebilir ise de Mahkemenin yeterli ve gerekli bir araştırmayla davacının çalışmasının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığını aydınlığa kavuşturmadan yazılı şekilde karar vermesi yerinde değildir. Yapılacak iş, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, görevlendirme çizelgelerinin davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celp edilen davacının çalışmış olduğu tüm Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri kayıtlarının incelenmesinde, çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği de göz önüne alındığında davacının haftalık çalışma süresinin mevzuatta usta öğreticiler için öngörülen süre olan günlük 8 saat ve haftalık 40 saati aşmadığı, bunu aşan çalışmalar ile davacının okulda kalma nedeninin de gerek davacı tarafça gerekse de çalışılan yerin kamu kurumu olması nedeniyle bordro, çalışma çizelgesi, kurum kaydı vs. ile ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıkların davacının davalı iş yerinde tam zamanlı olarak çalıştığı hususunda somut, ayrıntılı ve birbiri ile çelişmeyen beyanlarla tanıklıkta bulunulmasına rağmen hizmet tespiti davası yönünden oldukça önemli olan tanık beyanlarının hükme esas alınmaması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davanın reddine ilişkin hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.