Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17338 E. 2026/6082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17338
- Karar No
- 2026/6082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1063 E., 2025/3377 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/243 E., 2025/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı sitede 09.08.2014 tarihinden 01.07.2022 tarihine kadar apartman görevlisi olarak çalıştığını, sigortasının hiç yatırılmadığını, ücretinin asgari ücret olduğunu, elden ve eksik ödendiğini, çalıştığı süre boyunca davalı siteye ait ait kapıcı dairesinde ikamet ettiğini beyanla davacının 09.08.2014 tarihinden 01.07.2022 tarihine kadar davalı yönetim nezdinde tam zamanlı ve kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı sitede kapıcı ihtiyacı olmadığından kapıcı dairesinin kiraya verilmesine karar verildiğini ve davacının eşi ... ... ile kira sözleşmesi yapıldığını, davacının iddia ettiği tarih aralığı boyunca davacının eşinin sigortalı olarak başka bir iş yerinde çalıştığını, kiracı ... ve davacı eşinin yıllarca sitede kiracı olarak yaşadıklarını, taraflar arasında İş K. m. 6 kapsamında iş ilişkisi olmadığını, son dönemde eşinin kirayı ödeyememesi üzerine mahcubiyet duyarak kimseden emir talimat almadan, kimsenin talebi olmaksızın kendi kendine bazı sorumluluklar alıp ufak tefek çöp atma gibi işleri bir kaç kez yaptığını, hiçbir şekilde davalının emir ve talimatı ile ona bağlılık ilişkisi içinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 09.08.2014-01.07.2022 tarihleri arasında davalı site yönetimi nezdinde tam zamanlı ve kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili özetle, 1.Davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, 2.Davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman işçi-işveren ilişkisi kurulmadığını, 3.Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, husumetli tanık bulunduğunu, 4.Sunulan gider pusulalarının davacı tarafından tanzim edilmiş olup davalı tarafın imzasının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, 1.Davacının taleplerini hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürdüğünü, 2. Dosyaya sunulan makbuzlar incelendiğinde 27.02.2022, 06.03.2022, 29.06.2022 tarihli gider pusulalarının olduğu görülmüş olup, ilgili makbuzların "aralıksız ve sürekli" çalışma olgusu için yeterli olmadığını, 3.Yargıtay kararlarında fiili çalışma olgusunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ve öncelikle öncelikle yazılı delille ispatı gerektiğini, davacının ise çalışma dönemine ilişkin iddiasını ispat noktasında tanık deliline dayandığını, yalnızca tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3. Eldeki davada davacı 09.08.2014- 01.07.2022 tarihleri arasında davalı yönetim nezdinde çalıştığının tespitini istemiş ve Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının davalı yönetime ait apartmanda çalıştığı hususu tartışmasız olup çalışma süresi konusunda yapılan araştırma ve değerlendirme yeterli değildir. Davacının çalıştığını iddia ettiği apartmanın 28 daireli tek bloktan oluştuğu, 5 00... bahçesi ile 15 araçlık bir otoparkının bulunduğu, davacının beyanına göre ısınmaya yönelik bir görevinin bulunmadığı, yapılan işe bağlı olarak davacının özel hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği anlaşılmakla; buna göre çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ilgili tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle, davacının kapıcılık hizmetlerinden hangilerini yaptığı, bu hizmetler için günlük ne kadar mesai harcadığı sorulmalı ve ne kadar süre harcadığı belirlenmelidir. 4. Yukarıda izah edilen kapsamda araştırma ve belirleme yapıldıktan sonra, davacının çalışma süreleri 7,5 saat bir gün kabul edilmek suretiyle haftalık ve aylık çalışma günleri belirlenerek, sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.