Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/624 E. 2026/5997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/624
Karar No
2026/5997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/292 E., 2025/320 K.

İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı üzerine verilen kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 01.05.1998 tarihinden 08.07.2015 tarihine kadar davalıya ait hamam işletmesinde fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkil işletmede tellak olarak müşterilere kese yapmasının yanı sıra işletmenin tüm temizlik işlerini de yaptığını, 08.07.2015 tarihinde hamam işletmesi ihale ile dava dışı ... isimli kişiye devredildiğini, davalı ... tarafından işletildiği yaklaşık 17 yıllık dönem süresince müvekkilinin sigortalı giriş işlemleri yapılmadığı gibi sigorta primlerinin de yatırılmadığını, kendisine hiç bir ücret ödenmediğini, müvekkilinin bu süre boyunca sadece müşterilerin verdiği bahşişler ile geçimini sağladığını, hatta müvekkilin 07.07.2015 tarihinde BİMER aracılığı ile davalı hakkında işlem yapılmasını istediğini, işletmenin ...'e devrinin ardından yaklaşık 2 ay tadilat yapılacağı bahanesi ile müvekkilinin sigorta girişinin yapılmadığını, ardından 07.09.2015 tarihinde yeni işletmeci tarafından sigorta girişinin yapıldığını ancak müvekkilinin haberi olmadan 07.10.2015 tarihinde giriş ve çıkış işlemleri yapıldığını belirterek müvekkilinin 01.05.1998 tarihinden 08.07.2015 tarihine kadar davalı yanındaki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;zamanaşımı itirazları olduğunu, ...'nın fer'i müdahil olarak katılımının sağlanması gerektiğini, davacının hiç bir zaman davalı belediyede süreli veya süresiz hizmet sözleşmesi ile çalışan biri olmadığını, belediye ye ait hamam 08.07.2015 tarihinde kiraya verilinceye kadar belediye tarafından işetildiğini, kendileri ile davacı arasında yapılmış bir hizmet akdi nede bu akit karşılığı davacıya ödedikleri bir ücret hiçbir zaman olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.03.2024 tarihli ilamında, "... Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının davalı ...'ye ait hamamda tellak olarak çalıştığı iddiasıyla çalışma döneminde 27.02.2015 tarihi itibariyle ihale ile işletmenin başka bir şahsa devredildiği, bu dönem yönünden işveren ihale ile iş alan ... olduğundan öncelikle bu kişiye husumet yöneltilerek delilleri sorulup toplanılmalı; kadınlar gününde davacının çalışmasının olmadığı belirtildiğinden hamamın haftanın kaç günü kadınlara tahsis edildiği tespit edilerek belirlenmeli, tanıklardan bir kısmının hastalık nedeniyle davacının işe ara verdiğini belirttiklerinden bu ara verme hususu araştırılarak öncesinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK) 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4. İnceleme konusu eldeki dosyada, davacı 01.05.1998-08.07.2015 tarihleri arasında davalılar tarafından işletilen hamam işletmesinde fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkil işletmede tellak olarak müşterilere kese yaptığını, işletmenin tüm temizlik işlerini yaptığını beyanla çalıştığı sürelerin tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenilen tanıklar hamamın kadın-erkek tarafından kullanıldığı, kadınlara tahsis edildiği günlerde davacının çalışmadığı beyan edilmiş olup hamamın haftada kaç gün kadınlara tahsis edildiği tespit edilerek davacının haftada kaç gün çalıştığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/624, K. 2026/5997, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-624-e-2026-5997-k-cb23e8ad4e3a