Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15898 E. 2026/3900 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15898
Karar No
2026/3900
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/440 E., 2025/967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2023/511 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı Şirket nezdinde tarım müşaviri olarak 01.01.20 15... .12.2018 tarihleri arasında çalıştığını, taraflar arasında sözlü olarak yapılan iş sözleşmesine göre davalı tarafın müvekkiline aylık 2.500,00 TL ücret ödemeyi kabul ettiğini, davalı Şirketin müvekkili davacıya 01.01.2016 tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL, 01.01.2017 tarihinden itibaren aylık 4.000,00 TL, 01.01.2018 tarihinden itibaren aylık 5.000,00 TL net ücret ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca davalı Şirketin şirket projelerinin kabul edilmesi halinde müvekkiline her bir proje bedelinin %10 oranında ödeme yapmayı kabul ettiğini, müvekkili davacı tarafından ücret ve diğer ödemelerin eksik yapılması ya da hiç yapılmaması nedeniyle davalı şirket aleyhine Ankara 20. İş Mahkemesinin 2019/564 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin .. Mimarlık Mühendislik Proje İnş. Taah. Dan. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. nezdinde 01.01.2015 tarihinde çalışmaya başlamış olmasına rağmen davalı tarafça işe giriş kaydının 16.03.2015 olarak ...'ya bildirildiğini, müvekkilinin 4 yıl boyunca aralıksız olarak davalı Şirkette çalışmasına rağmen müvekkilinin kıdem tazminatı hak etmesinin önüne geçmek için şirket yetkilisi .. ...'in aralıklarla müvekkilinin işe giriş çıkışını yaptığını ve bu durumun ... kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, müvekkilinin davalı şirket nezdinde çalışmış olmasına rağmen şirket yetkilisi .. ...'in yine kendisine ait olan .. Proje Tur Tarımsal Mühendislik Danışmanlık Hayvancılık İnş. ve San. Ltd. Şti.'de ve .. .. yanında çalışmış gibi ... kaydını yaptığını, müvekkilinin 2018 yılı sonuna kadar çalışmış olmasına rağmen 30.06.2018 tarihinde işten çıkışının yapıldığını, ... hizmet dökümünde adı geçen ve müvekkilinin sigorta kaydının yapıldığı .. .. Danışmanlık şirketinin davalı şirket yetkilisi .. ...'e ait şahıs şirketi olduğunu, ..'ın da .. ...'in gayriresmi ortağı olduğunu, tanıkların dinlenmesi ile bu hususların ortaya çıkacağını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü yasal hak ve talebi saklı kalmak üzere müvekkili davacının davalı şirkette 01.01.20 15... .12.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine. 01.05.2015 tarihinden itibaren aylık 2.500,00TL, 01.01.2016 tarihinden itibaren aylık 3.000,00TL, 01.01.2017 tarihinden itibaren aylık 4.000,00TL, 01.01.2018 tarihinden itibaren aylık 5.000,00TL üzerinden çalıştığı hususu nazara alınmasına, yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 79/1. maddesine göre de çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar, toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olup bildirilemeyen bu kayıtlar için müvekkili Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, talep olmadan müvekkili Kurumun kendiliğinden inceleme ve araştırma yapma veya eksik yapılan bildirimleri takip etme yükümlülüğünün bulunmadığını, kabul ve ikrar anlamına gelmemek koşuluyla öncelikle iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilmediğinin ya da çalışıldığının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılmasını daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yılda işyerinin gerçekte var olup olmadığının araştırılması ve 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, tanık beyanlarının işyeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak çalışıldığı iddia edilen iş yerinde görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının tamamlanmasını, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesini, müvekkili Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ile masrafa da hükmedilmemesi, işçilik alacakları yönünden müvekkili Kurumun hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığından bu alacaklara dair taleplerin de müvekkili Kurum açısından reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusu oluşturan taleplerin hak düşürücü süreye tabi olduğu iddialarının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tanık beyanlarına yeterince yer verilmediğini, mahkeme kararının gerekçelendirilmediğini beyan ederek temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.Somut olayda davacı; 01.01.20 15... .12.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı halde bu tarih aralığındaki çalışmalarının bir kısmının dava dışı işyerlerinden bildirildiğini, bu bildirimlerin gerçeği yansıtmadığını, davalı iş yerinden yapılan bildirimlerin de eksik olduğunu iddia etmiş olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 5.Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının, dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin gerçeği yansıtmadığını beyan ettiği gözetilerek bu çalışmaların iptalinin gerekebileceği karşısında davadışı işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiği ve davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi dikkate alınarak, dava dışı işverenlere karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya katılımı sağlanan işverenlerin göstereceği bütün delilleri toplanmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. 6.Dosya kapsamından davacının, davalı iş yerinde projelendirme işi yaptığının anlaşılması karşısında davacının imzasının bulunduğu projeler celbedilmeli, davacının yaptığı işin neler olduğu, çalışmasının niteliği belirlenmeli, günde kaç saat çalıştığı hususu tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15898, K. 2026/3900, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15898-e-2026-3900-k-3548bb7d85ae