Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13307 E. 2026/3899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13307
Karar No
2026/3899
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/515 E., 2025/2116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/287 E., 2024/450 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 23.04.2012 tarihleri ile 07.01.2013 tarihleri arasında davalı şirkette işçi sıfatı ile çalışmış olduğunu, müvekkilin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini sandığını ancak bunun doğru olmadığının anlaşıldığını, müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmaksızın 07.01.2013 tarihinde işten çıkarıldığını, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sosyal güvenlik hizmetlerinden mahrum kalmasına sebep olduğunu,Sosyal Güvenlik Kurumu .. Bölge Müdürlüğü tarafından müvekkilinin tam çalıştığı halde eksik prim ödenen günlerin sigortalılık hizmetlerinden sayabilmesi ve eksik ödenen primlerin işverene tamamlattırılması için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu,Yukarıda arz olunan nedenlerle, müvekkil ...’ın davalı şirket nezdinde yukarıda belirtilen tarihler arasında bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde ödenmemiş bulunan sigorta primlerini tespiti ile müvekkilinin emekliliğe hak kazanabilmesi amacıyla primlerin işverence tamamlatılmasına karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Makine San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin tasfiye aşamasında olduğundan ihya edilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkette çalışmamış olduğunu, davacı şahitlerinden ...’in müvekkilinin işyerinden uzak bir yerde faaliyet gösterdiğini, ...’nün ise müvekkili şirket ile sorunlu şekilde ayrıldığını, tanık beyanları ile davacının isteminde belirttiği sürelerde çelişki olduğunu, davacının müvekkili şirketin nezdinde çalışmasının olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin .. sokak No: ../.. .. Sanayi Sitesi adresinde talep dönemi faal .. sicil numaralı işyerinin bulunduğunu ancak davacının bildirimlerinin bulunmadığını, kamu düzenine ilişkin davanın, yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, aksi halde bordro tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, ücrete ilişkin iddianın yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, Kurumun yasal taraf olduğundan yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile .. TC kimlik numaralı davacı ...'ın davalı ... Makine Sanayi ve ... Ltd Şti unvanlı iş yeri adına kayıtlı .. sicil sayılı iş yerinde 23/04/2012-07/01/2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle kesintisiz 255 gün çalıştığının bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, aksi kanaat halinde bordro tanıklarının ya da komşu işyeri tanıklarının dinlenilmesinin gerektiğini, hiçbir kuşkuya yer olmayacak şekilde çalışmanın tespit edilmesi gerektiğini, yetereli araştırma yapılmaksızın hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.Davacı; 23.04.2012 - 07.01.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiş olup, Mahkemece, davalı şirket çalışanlarına ait 23.04.2012 ve yine 29.09.2012 tarihli puantaj kayıtları ve bir davacı tanığı beyanı esas alınarak kısmen kabul kararı verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı Mahkemece dinlenilmeyen diğer bordro çalışanları ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, özellikle puantaj kayıtlarından sonraki dönem yönünden beyanları alınmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, yapılacak araştırma ile varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13307, K. 2026/3899, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13307-e-2026-3899-k-2a4976743b2a