Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15127 E. 2026/3902 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15127
Karar No
2026/3902
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1594 E., 2025/1987 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2024/87 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren şirket bünyesinde Eylül 2017 ile Mart 2021 tarihleri arasında ziraat mühendisi olarak çalıştığını, müvekkili bu tarihlerde davalıya ait işyerinde işten ayrıldığı güne kadar kesintisiz olarak bilfiil çalıştığını, işverence, müvekkilin sigortalılığının kuruma bildirildiğini, müvekkile yapılan ve yapılması gereken bir kısım elden ödemeler ile banka hesaplarına bordro dışı yatırılan ücretler yönünden Kuruma bildirimde bulunulmadığını, müvekkilin gerçek ücreti üzerinden prim ödemekten de kaçındığını, bu durum müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davalı işveren ile müvekkil arasındaki anlaşma, Ziraat Mühendisleri Odası tarafından asgari ücret tarifesi ile belirlenen ücret olduğu, davalı işveren ise hem müvekkil ile yapmış olduğu anlaşma ile verilmesi kararlaştırılan ücretini Kuruma eksik bildirdiğini hem de verilmesi gereken ücret alacaklarından daha eksik ödemeler yaptığını, müvekkilin şirket muhasebecisi olan ..., şirket yetkilisi ... ve şirket yetkilisi, şirket sahibinin kızı ve işveren vekili olan .. isimli şahıslarla, elden ve banka havalesi aracılığıyla yatırılan sigorta dışı ücretlerle ilgili konuşmalar bulunduğunu, davacının da mensubu olduğu Ziraat Mühendisleri Odası tarafından 2017 tarihinden itibaren yayınlanmış hulunan asgari ücret tarifelerini incelediğinde de müvekkillin Kuruma olan ücretlerinin düşük olduğu ve eksik bildirim yapıldığını, ziraat mühendisi olan müvekkile ödenmesi gereken net asgari ücretlerin dilekçede gösterildiği gibi olduğu, 2017 tarihli Asgari Ücret Tarifesi 20. madde uyarınca- 2.7 00... tarihli Asgari Ücret Tarifesi 20. madde uyarınca- 3.1 00... tarihli Asgari Ücret Tarifesi 20. madde uyarınca- 3.8 00... tarihli Asgari Ücret Tarifesi 20. madde uyarınca- 4.5 00... tarihli Asgari Ücret Tarifesi 6. madde uyarınca - 5.310 TL açıklanan nedenlerle müvekkilin prime esas ücretinin; 2017 yılı boyunca 2.700 TL, 2018 boyunca 3.100 TL, 2019 boyunca 3.800 TL, 2020 boyunca 4.500 TL ve boyunca 5.310 TL olarak tespitine, Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, yatırılmayan primlerin davalı işveren tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olup, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında ziraat mühendisleri odası ücret tarifesine göre anlaşma yapılmadığını, davacının ücrete ilişkin iddiası gerçek dışı olduğunu, 13.09.2017 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretin, asgari ücret olduğu düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkil şirket ile aralarında Ziraat Mühendisleri Odası tarafından belirlenen asgari ücret üzerinden anlaşma yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı imzasına havi 13.09.2017 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin Ücrete ilişkin kısmının karşısında,“Asgari” yazdığını, iş sözleşmesi ile sabit olduğu üzere ücretin asgari ücret olduğunu, sözleşmede, ücretin Ziraat Mühendisleri Odası tarafından belirlenen ücret olacağına ilişkin bir maddenin olmadığı, davacının 2017 Eylül ayında asgari ücretle düz işçi olarak işe başladığını, sonraki yıllarda da mesleki donanımına göre hesap pusulalarında görülen asgari ücretin üzerinde ücreti aldığını, ücret hesap pusulaları ile tahakkuku yapılan davacı ücreti, davacının banka hesabına ödendiğini, müvekkil şirkette elden ödeme olmadığını, elden ödeme olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, ücret hesap pusulalarının bir sureti her ay davacıya verildiğini, dosyaya ibraz edilen Ücret Hesap Pusulalarında, davacı imzasına havi olduğunu ve bir suretinin davacı tarafça elden alındığı ibaresini taşıdığı, ücret hesap pusulalarında davacının ihtirazı kaydı olmadığını, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen .. kayıtlarında geçen ödemelerin, davacının işe gidip gelirken kullandığı aracına benzin alması için verildiğini, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen dekontlardaki banka hesap numarası müvekkili şirkete ait olmadığını, davacı ile ... arasındaki alacak/borç ilişkisi olup olmadığını bilmediklerini, yapılan ödemelerin müvekkil şirketle ilgisi olmadığını, davacı tarafın ... ile arasındaki alacak/borç ilişkisinin, müvekkil şirket ile arasındaki ilişkiye bağlama çabasının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 2017/9. ay işle 2021/3. ay arasında Ziraat Mühendisi olarak çalıştığını ancak davacıya yapılan ödemelerin ve banka hesaplarına bodro dışı yatırılan ücretlerin kuruma bildirilmediğinden veya eksik bildiriliğinin tespitini talep ettiğini, Mahkemece, davacının davasının kabulü yönünde karar verilecek olsa dahi, Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum tarafından herhangi bir husumet yöneltilmediği, Kurumun iş bu davada fer’i müdahilliğinin söz konusu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece vakıa ve delillerin hatalı değerlendirildiğini, hüküm gerekçesinin, mevcut somut delil durumuna aykırı olduğunu, davanın tespit davası olup kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, hizmet tespiti davalarında yazılı delilin önemi tartışmasız ise de iddianın tanıkla dahi ispat edilebileceğinin Yargıtay dairelerinin yerleşmiş görüşlerinde olduğunu, müvekkile maaş farkı ödendiği bizzat davalı şirket tarafından ikrar edildiğini, davalı şirket tanıklarının beyanlarının birbirleriyle çeliştiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu beyanla beyan ederek temyiz Kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde geçen çalışma dönemlerinde prime esas kazanç tutarlarının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15127, K. 2026/3902, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15127-e-2026-3902-k-4194da583f1b