Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14147 E. 2026/3316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14147
Karar No
2026/3316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1699 E., 2025/1586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/172 E., 2024/275 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin 14.12.2020 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın şirkette kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, müvekkil şirketin ölümde hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden 548.465,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... yönünden 5.208,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 14.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine; davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan 04.04.2023 havale tarihli kök ve 13.06.2023 havale tarihli A sınıfı iş güvenliği uzmanları ile kardiyoloji uzmanından oluşan bilirkişi kurulu raporunda, kalp damar rahatsızlığı sonucu ölümün meydana gelmesinde ... işçinin %20 oranında, işveren davalının % 50 oranında kusurlu oldukları ve % 30 oranında bünyesel faktörlerin etkili olduğu bu nedenle meydana gelen olayda davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunu kabul etmediklerini, iş kazalarında işverenin sorumluluğunun kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, kaza neticesinde işverenin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması gerektiğini, somut olayda ise müvekkili şirketin kusurlu olduğundan ve illiyet bağının varlığından bahsedebilmek için müteveffanın kalp krizi geçirmesine müvekkil şirketin herhangi bir eyleminin sebep olması gerektiğini, dosyada bulunan tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği gün müteveffanın çalışmadığını, kendisini strese sokacak herhangi bir durum cereyan etmediğini, işçi çalıştıranın sorumluluğunun geniş yorumlanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, dosyanın hesap bilirkişisine geç gitmesi nedeniyle asgari ücretin arttığını ve bu durumun davalının zararına sebep olduğunu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A)Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14147, K. 2026/3316, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14147-e-2026-3316-k-e6a56d007e87