Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/4888 E. 2026/6259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4888
Karar No
2026/6259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2359 E., 2026/434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 12.07.2024 SAYISI : 2021/150 E., 2021/479 K.

Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ... köyü sınırları içinde 9 67... parsel sayılı taşınmazın tescil harici bırakıldığını, taşınmazın davacıya babasından kaldığını, ihya edilmeden evvel taşlık arazi olduğunu, davacı ve babasının 1980'li yıllardan başlayarak 5-6 yıl içerisinde uzun uğraşlar ve masraflar sonucu imar ve ihya ettiğini, tarıma elverişli hale getirdiklerini, davacının ve babasının çekişmesiz ve aralıksız 30 yılı aşkın bir sürede taşınmaza zilyet olarak ekim yaptığını belirterek tapu harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, taşınmazda tarımsal toprak işleme metodunun kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle ekili alan üzerinde pulluk tabanının oluşmadığını, taşınmazın tarım arazisi olmaktan çok arsa konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın imar planına alınmasından evvel imar ve ihyasının tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.02.20 23... /9 Esas 2023/92 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın 2007 yılında imar kapsamına alındığı, 2017 yılında ifraz ve tahsislerin yapıldığı anlaşılmakla 3402 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazda aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca zilyetlik ve iktisap iddiasında bulunulamayacağı, davacının zilyetliğinin imar planı tarihinden itibaren geçmişe yönelik olarak 20 yılı doldurmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ek kararı ile; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesini süresinde sunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, davalı ... vekilinin 24.03.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile ek kararı temyiz ettiği ancak Karayolları vekili Av. ...'ın 24.03.2023 tarihli dilekçesi ile 23.03.2023 tarihinde gönderilmiş olan Temyiz Başvuru Dilekçesinin Değerlendirme Kararına karşı kanun yoluna başvuru haklarından feragat ettiklerini bildirdikleri görülmüştür.

Davacı vekili Av. ...'nin de dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesinden sonra 29.05.2024 tarihli feragat dilekçesi sunmuş, Dairenin 05.06.2024 tarihli 2023/2741 Esas, 2024/4230 Karar sayılı kararıyla; feragatin dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapıldığı gerekçesiyle feragat hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli ek kararıyla; davacının temyiz aşamasında davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine vekiline verilmesine karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın sınırında yol bulunması nedeniyle TMK 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım konumunda bulunan ... ile Hazine lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Hazine ile ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine ile Karayolları Genel Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım talebinin ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi Dairece kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.608,50 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/4888, K. 2026/6259, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-4888-e-2026-6259-k-22ab2f19ba5a