Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/606 E. 2026/859 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/606
- Karar No
- 2026/859
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/606-2026/859 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/606 Esas KARAR NO : 2026/859
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : 2022/732 Esas-2025/226 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -...- ... DAVALI : 2 -... -... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; taraflar arasında 09.12.2000 tarihli "inşaat sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin, ...'nde yerleşik tapunun ... parseli üzerinde 144 adet bağımsız bölümden ibaret yapıyı anahtar teslimi inşa etmeyi ve davalının ise sözleşmenin 3/A maddesiyle yapının imali için gereken tüm masrafları yapmayı taahhüt ettiğini, taraflar arasında bu sözleşmeyi tamamlayıcı mahiyetli düzenleme şeklinde arsa karşılığı kat yapım sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşme ile davalıya, yapılacak yapıdan 82 dairenin verileceği, her türlü giderlerin davalı tarafından karşılanacağı, yapının 40 ayda tamamlanacağı gibi konutların belirlendiğini, müvekkilinin yapının inşasına başlamış olduğunu ve davalının da bu inşaatın sürdürülmesi için ödenmesi gereken bedelleri peyderpey ödemeye başladığını, ancak bir süre sonra davalının, inşaatın sürdürülebilmesi için ödemesi gereken bedelleri yükleniciye ödememeye başladığını ve bu nedenle inşaatın sürdürülemez hale geldiğini, 24.10.2007 tarihinde yüklenici tarafından davalıya çekilmiş ihtarname ile davalının edimini ifaya davet edildiğini aksi halde sözleşmenin feshine gidileceğinin ihtar edildiğini, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/243 Esas-2015/89 Karar sayılı kararı ile 24/09/2009 tarihli taraflar arasında aktedilmiş sözleşme işaret edilerek davanın açıldığını ve bu kararın kesinleştiğini, bu alacağın Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2015/10969 Esas nolu dosyası kapsamında ilamsız takibe konulduğunu, ancak yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, yapılmış itirazın iptali ile takibin devamına, %20'si oranındaki inkar tazminatının davalı yandan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; zamanaşımının teslimden veya fesihten itibaren başlayacağını, davanın beş yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, istemin zamanaşımına uğradığını, yine davacının Ankara 50. Noterliği'nin 22/08/2000 tarih 10258 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarafları olan arsa maliklerine talebini yönlendirebileceğinden bahisle husumet itirazında bulunulduğunu, esasa ilişkin olarak davacı şirketin müvekkili kooperatifin kurucusu ve eski başkanının akrabalarınca kurulduğunu, kuruluş amacının kooperatiflerin sağladığı %1'lik vergi avantajından yararlanma olduğunu, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/243 Esas sayılı dosyasına tüm cevap ve delillerini sunduklarını, davacıya yapılacak ödemelerin belirli şartlara bağlandığını, bu şartların yerine getirilmediğini savunarak, davanın öncelikle usulden, kabul edilmez ise esastan reddine ve karşı tarafın %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacı ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin devamı sırasında ifa edilen edimlerin tasfiyesine yönelik protokoller düzenlendiği, bu protokole dayalı olarak davacının, davalı aleyhine icra takibi başlattığı, gerek görevsiz mahkemece tesis edilen esasa yönelik karar gerekse bu kararı kaldıran BAM 31.HD'nin 21/09/2021 Tarih, 2020/676 Esas-2021/835 Karar sayılı kararı ile tarafların elde edilen ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında, özellikle 16/03/2010 tarihli sözleşme dikkate alındığında, davacının 6 nolu hak edişi ile kamuya ait borçlar ve eksik imalatlar bir arada değerlendirilerek taraflar arasında mutabakat sağlandığı, bu mutabakata göre davacının 40.000,00 TL alacağının kaldığının belirlendiği, ayrıca hak edişe girmemiş inşaattan dolayı da 37.000,00 TL alacağının varlığının kabul edildiği, 15/09/2003 tarihli ve 68.133,072 TL fatura bedelinin ödenip ödenmediğinin tespitine göre davacının alacağının nihai olarak belirleneceği, bu kapsamda anılan faturanın davalı tarafından ödendiğinin ispat edilmesi gerektiği, ancak geçerli şekilde ödendiğine dair yazılı kanıt sunamadığı gibi defter ve kayıtları ile ödendiğini de delillendiremediği, bu aşamada kaldırma kararı ve protokol gereği davacının kamuya ait borçlarının araştırılmasının gerekmediği, zira bu borçlar dikkate alınarak mutabakat sağlandığı, önceki ve dava konusu olmayan kısmi alacakla ilgili davanın usulden reddine karar verildiği, davalının işbu davanın konusunu teşkil eden icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği, davacı alacağının 145.133,07 TL olduğu, bu alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı, inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının bulunmadığı ve usulü kazanılmış hakların da dikkate alınması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; protokoldeki 40.000,00 TL'lik tutara itibar edilmesi için davalının edimini ifa etmiş olması gerektiğini, kamu borçlarının davalı tarafından ödenmediğini, 16/03/2010 tarihli sözleşmenin ölü doğduğunu, bu borçların Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/27 Esas sayılı dosya kapsamında davacı tarafından ödendiğini, SGK ve Vergi Dairesinden araştırma yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin finansman sağlayıcısı olduğunu, arsa sahibi olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı şirketin edimlerini ifa etmediğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/243 Esas sayılı dosyasında sundukları delil ve sözleşmelere göre davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2017/286 Esas, 2019/172 Karar sayılı kararının Dairemizin 21/09/2021 tarih, 2020/676 Esas, 2021/835 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 9.914,04 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın ve sehven ıslah harcı olarak yatırıldığı anlaşılan 1.863,11 TL harcın mahsubu ile eksik 7.435,53 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Katip ... ✍e-imzalıdır