Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2110 E. 2026/1779 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2110
Karar No
2026/1779
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2110 KARAR NO : 2026/1779

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2021 NUMARASI : 2019/... Esas, 2021/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... SİGORTA A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA :Değer Kaybından Kaynaklı Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026

Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.09.2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plaka nolu 2015 model ... markalı araç ile 04/07/2016 tarihinde Erdemli-Adana istikametinde yol alırken davalı ... Sigorta A.Ş'de sigortalı (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) ...'ın kullandığı ve ...'ın maliki olduğu ...plaka ... aracın (çekici-tır) patlamış ve yol ortasında bırakılmış olan lastiğine çarparak hasara uğradığını, müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını, kusurlu tarafın davalı şirkette sigortalı olan ...plakalı araç sürücüsü olduğunu, zira bu araca ait patlamış ve yol ortasında bırakılan lastiğe çarpmak suretiyle müvekkile ait ... plaka sayılı araçta hasar meydana geldiğini, müvekkile ait hasarın ... ... Motorlu Araçlar Tic. Ve San A.Ş'e ait Tarsus servisince giderildiği, davalı şirkete araç değer kaybının ödenmesi için yazılı başvurulduğunu, ancak davalı şirket tarafından cevap verilmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen 7.277,60 TL değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle tahsilini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı 16.06.2016 - 14.09.2016 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından talep sahibine ödeme yapılmadığını, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açıldığını ve ekspertiz raporu alındığını, ancak kazanın oluşumunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğundan ve müvekkili şirketin de sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğundan davacının başvurusunun haklı nedenle reddedildiğini, tazminat talep edilen araç üzerinde değer kaybının meydana gelmediğini, bu nedenle, ilk olarak sigortalının kusurunun bulunmaması sebebiyle ve daha sonra araçta değer kaybı oluşmaması sebebiyle müvekkili şirketin vaki talepler bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, kazanın oluşumunda davacı tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; mahkeme kararının gerekçesini bilirkişi raporlarına dayalı olarak oluşturduğunu, bu üç bilirkişi raporunun da maddi ve hukuki gerçeklikle ilgisi bulunmayan raporlar olduğunu, bu üç bilirkişi raporuna karşı ayrıntılı ve gerekçeli olarak yapılan itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, bilirkişilere göre lastiği patlayıp parçaları yol ortasında kalan ...yabancı plakalı çekici sürücüsü ...'ın aracını emniyet şeridine alarak sorumluluktan kurtulduğunu, oysa müvekkili ve diğer sürücünün gece de olsa yol ortasında patlamış lastik parçalarının olduğunu olabileceğini öngörmeli ve bu parçaları far yardımıyla görmeli ve yol ortasında kalan bu parçalara çarpmaması gerektiğini, yoksa tüm kusurun kendilerine ait olacağını, bunun mantık ve hukuk dışı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı zararına yönelik tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, hasarın oluşumunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, 04/07/2016 tarihinde davacı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı ...'ın kullandığı ...plaka ... marka çekicinin patlamış ve yol ortasında bırakılmış olan lastiğine çarparak hasara uğradığı, davacı aracında meydana gelen değer kaybını talep ettiği, kaza tarihi itibariyle ...plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, davacıya ait araçta hasar meydana gelmiştir. Dosya tümüyle incelenip, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nın incelenmesinde kazanın; davalıya sigortalı ...plakalı aracın lastiğinin parçalarının yola savrulması sonucu davacıya ait aracın bu lastik parçalarına çarpmasıyla meydana geldiği anlaşılmaktadır. İTÜ Makina Fakültesinden alınan bilirkişi raporunda; davacı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu, davalıya sigortalı ...plakalı çekicinin sürücüsü ...'ın olayda kusursuz olduğunun tespit edildiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda; ...plakalı araç sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı sürücü ...’un kusursuz olduğu, lastik patlamasının oluş üzerine %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğunun tespit edildiği ve mahkemece buna göre davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Lastik patlaması "teknik arıza" niteliğinde olup, olayın oluşu üzerinde %100 oranında etkili olmuştur. Her ne kadar alınan bilirkişi raporlarında ...plakalı araç sürücüsü ...’ın aracının lastiğinin yola savrulmasında kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de buna katılmak mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenen ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebebten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Emsal Yargıtay 17 HD'nin 24.10.2017 tarih, 2015/... Karar sayılı ilâmında; "Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın tekerinin patlaması sonucu tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde tam kusurlu olarak müvekkilinin kullandığı motorsiklete arkadan çarpması sonucu müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını, konuşmakta güçlük çektiğini, vücudunun çeşitli bölgelerinde kalıcı hasar meydana geldiğini, müvekkilinin turizm bölgesinde çamaşır yıkama fabrikası işlettiğini, kaza nedeniyle aylarca tedavi gördüğünü, hastanede yakınlarının refakatinde bakıldığını, işyerine uzun süre gidemediğini, belgelendirilemeyen tedavi giderleri yaptığını, gözlüğünün kırıldığını, 700 TL kırılan gözlüğün cam-çerçeve masrafı olduğunu, kazada hasar gören motorsikletin tamiri için 1.590 TL ödediğini ancak motorsikletin kullanılamaz hale gelmesi sonucu yeni motor aldığını, maliyetinin 2.166,48 TL ile 15 TL plaka masrafına mal olduğunu, elem çektiğini beyanla, belirsiz alacak davası olarak 2.290 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve temerrüt tarihinden itibaren sorumlu) ortaklaşa ve zincirleme tahsilini talep etmiştir. Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın davalı sürücünün aniden lastiğinin patlaması ve lastik patlaması sonrasında aracın kendiliğinden sağa çekmesi ve sağında bulunan ...'ün kullandığı motorsiklete çarpması sonucu meydana geldiği, kazada davalının yapabileceği bir şeyin bulunmadığı, kazayı engelleyemediği, engellemesinin de beklenemeyeceği, olayda mücbir sebep bulunduğu, davalının kusurunun bulunmadığından bahisle açılan davanın (maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden) ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar ve hasar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. İşleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. Frenin veya lastiğin patlaması, rotun çıkması gibi teknik arızalar, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Araçta teknik arıza olması, mücbir sebep değil umulmayan hal olarak kabul edilebilir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür. Eğer karşı konulamıyorsa o işletme konusunda bir eksiklik hatta düzensizlik, bozukluk var ya da o konuda gerekli dikkat ve özen noksan demektir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde, mücbir sebepten söz edilemez. İşleten kusurlu bulunmasa da araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacaktır... Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı tarafın sorumluluktan kurtulmasını gerektirir haller mevcut olmamasına rağmen, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle lastik patlaması mücbir sebep gibi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir." denilmiştir. Görüldüğü üzere, işleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. Frenin veya lastiğin patlaması, rotun çıkması, gibi teknik arızalar, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Araçta teknik arıza olması, mücbir sebep değil umulmayan hal olarak kabul edilebilir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür. Eğer karşı konulamıyorsa o işletme konusunda bir eksiklik hatta düzensizlik, bozukluk var ya da o konuda gerekli dikkat ve özen noksan demektir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde, mücbir sebepten söz edilemez. İşleten araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacaktır (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Hukuk Dairesinin 2021/... Karar sayılı ilamı, 2021/... K. Sayılı kararı). Tüm açıklanan nedenlerlerle havanın karardığı sıralarda araç lastiğinin patlayarak parçalarının yola savrulması ve bu parçaya çarpılması suretiyle gerçekleşen kazada, ...plakalı araç sürücüsü ... ve iş bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş. gerçekleşen zarardan %100 kusur oranı ile müştereken ve müteselsilen sorumdur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir. Zarar miktarına yönelik yapılan incelemede; Araçta oluşan değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Mahkemece, zarar miktarı konusunda rapor alınmadığından Dairemizce Yargıtay'ın içtihatları ve yerleşik uygulamasına uygun olarak aracın kazadan önceki piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki bedel farkına göre araçta oluşan değer kaybı zararı varsa hesaplanması amacıyla makine mühendisinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Makine Mühendisi ...'den alınan 14.11.2025 tarihli asıl ve 06.01.2026, 09.02.2026, 10.02.2026 tarihli ek raporlarda oluşan değer kaybı bedelinin 3.500,00 TL olduğu belirlenmiştir. Rapora itirazın bulunması ve raporun içtihatlarda belirltilen yöntemle hesaplanmamış olması sebebiyle bu kez dosya makine mühendisi ...'e tevdii edilmiş, düzenlenen 07.05.2026 tarihli raporda oluşan değer kaybının 4.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar bu rapora da itiraz var ise de, alınan raporun dosya kapsamına ve içtihatlara uygun olarak düzenlendiği, poliçe limitinin araç başına 31.000,00 TL olup belirlenen bedelin limit içinde kaldığı anlaşılmakla bu rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle davalının davacının zararından sorumlu olduğu anlaşıldığından, bilirkişice hesaplanan 4.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, 14.04.2017'de başvuru yapılmış olduğundan ve kusurlu araç ticari kullanımlı olduğundan 27/04/2017 temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesi gerektkiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.09.2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -4.000,00 TL değer kaybı tazminatının 27/04/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar harcından, peşin yatırılan 124,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 607,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 124,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.277,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 642,30 TL tebligat - müzekkere- posta gideri, 3.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.942,30 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.999,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 9-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yapılan 453,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücreti ile 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.953,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09/06/2026

... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2110, K. 2026/1779, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2110-e-2026-1779-k-aa437e746eaa