Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1796 E. 2026/6332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1796
- Karar No
- 2026/6332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/52 E., 2026/109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Havza Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/282 E., 2025/194 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının muris dedesi ...'un mâliki olduğu 2 parsel sayılı taşınmazı kızı olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini, esasında bağış olduğunu, murisin devir döneminde ekonomik olarak taşınmaz satışı yapmaya ihtiyacının olmadığını, davalının da taşınmaz satın alabilecek ekonomik güce sahip bulunmadığını, satış neticesinde murise bedel ödenmediğini, davacının babası ...'in dava konusu taşınmaz üzerine muris ... ...'nin rızasını alarak ev inşa ettiğini, ölene kadar da bu evde yaşadığını, muris ... ...'nin taşınmazı satma yönünde iradesi olsa oğlu ...'in ev yapmasına izin vermeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras hissesi oranında davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının evlenmeden önceki ve sonraki dönemde murisle birlikte çiftçilik yaptığını, müteveffa annesinin bakımıyla ilgilendiğini, yine murisin ihtiyaçları ve bakımıyla da ilgilendiğini, murisin bu sebeple davalı kızına minnet duyduğunu, taşınmazın davalıya devrinden sonra davalının taşınmazı ihya ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre murisin taşınmazı devir amacının mal kaçırmaya yönelik olduğunun ispat edilemediği, murisin davalıya minnet duyduğu, taşınmazın bedelinin mutlaka para olmasının zorunlu olmadığı, belirli bir hizmet veya emek de olabileceği, bu doğrultuda davalıya yapılan devrin ivazlı bir işlem olduğu, ivazlı kazandırmaların tenkise tabi olmadığı gerekçesi ile asıl ve terditli davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.