Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1396 E. 2026/1701 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1396
Karar No
2026/1701
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1396 - 2026/1701 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1396 KARAR NO : 2026/1701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2024 NUMARASI : 2023/348 E. - 2024/175 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/04/2024 tarih ve 2023/348 E. - 2024/175 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 30, 35 ve 43. Sınıflara giren bir takım emtiada tescili için yaptığı 2021/160306 sayılı marka başvurusunun, davalı firmaların tescilli “...”li markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazlar neticesinde kısmen dahi olsa nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, dava konusu edilen markada kullanılmış olan şekil unsurunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aralarından sadece “...” ibaresinin seçilerek markaların karşılaştırılmasının ve aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun söylenmesinin marka hukukuna göre mümkün olmadığını, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin bir hayvanın cins ismi olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve bu kelimenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek 2023-M-5799 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, dava konusu edilen markada esas unsurun birebir aynı “...” ibaresi olduğunu, bu yüzden de taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunun kabulünün gerektiğini, somut uyuşmazlığa konu olan emtianın hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin de düşük olduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, ... ibareli markanın müvekkili şirketin önemli markası olduğunu, markalar arasında benzerlik oluştuğunu, karıştırılma ihtimali de oluştuğunu, ... ibaresinin ayırtedici olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "...+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalıların "...+..." ve "... ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, taraf marka işaretleri benzediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın olduğu, bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka işaretlerinin ve kapsamlarının benzer olmadığını, iltibas ihtimalinin bulunmadığını, kaldı ki bu hususun dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporu ile de ispat olduğunu, kararın yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davacının "...+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirketlere ait "...+..." ve "... ..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira markaların esas unsurlarının aynı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı şirketlere ait mesnet tescilli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı firmalara ait mesnet tescilli markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1396, K. 2026/1701, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1396-e-2026-1701-k-a0993e9606e9