Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1180 E. 2026/921 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1180
- Karar No
- 2026/921
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1180 - 2026/921 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2024/1180 KARAR NO : 2026/921
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2023/429 Esas - 2024/421 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkilince, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca...da bitki temini ve dikim hizmeti verildiğini, bu işin süresinde ve eksiksiz tamamlandığını, yapılan işe karşılık fatura düzenlendiğini, fatura tutarlarının ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını ileri sürerek, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8534 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; yapılan işe karşılık tüm hakediş bedellerinin davacı tarafa eksiksiz olarak ödendiğini müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Huzurdaki dava için de bu kural geçerli olup davacı takip dayanağı faturalardaki hizmeti davalıya verdiğini ancak bedelini tahsil edemediğini ispat etmekle yükümlüdür. Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının verdiği hizmete karşılık 8 adet fatura düzenlediği, bu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin fatura tutarları yönünden mutabık olduğu, davalının 22 kalem ödemesi taraf defterlerinde birbiri ile mutabık olacak şekilde kayıtlı olduğu, dolayısıyla 6.189.460,59-TL'lik ödeme yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. İhtilaf davalı defterlerinde kayıtlı olan davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerden kaynaklanmakta olup bu konudaki ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Dosyaya bu kapsamda bir delil ibraz edilmediği gibi taraflar arasında yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu durumda davacı defterinde kayıtlı olmayan ödemelerin hesaba dahil edilmesi mümkün olmamış, gelinen aşamada davacının alacağı asıl alacak yönünden dosya kapsamıyla bilirkişi raporundaki hesaplama kadar kısmen sübut bulmuştur. İşlemiş faiz isteminin değerlendirilmesine gelince, Dosya kapsamından davalının TTK 18/3 maddesine göre noter kanalıyla ihtarname çekildiği anlaşılmakta ise de ihtarnamenin tebliğ tarihi dosya kapsamıyla tespit edilememiştir. Bu konudaki ispat yükü davacı tarafta olup, dosyaya delil sunulmamasına göre işlemiş faiz istemine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir. İhtarname masrafı yönünden talebin değerlendirmesine gelince, bu konudaki ispat yükü davacı tarafta olup, dosyaya delil sunulmamasına göre talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde alacak likit olup takibe yönelik itiraz haksız olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir." İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiğini, yapılan inceleme neticesinde defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığının, her iki tarafın defter ve kayıtlarının birbiri ile çeliştiğinin tespit edildiğini, bu durumda davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yine dosya kapsamında mevcut taraflar arasında aktedilen sözleşmenin hukukçu bir bilirkişi tarafından incelenmeden dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, sözleşme hükümleri incelendiğinde, damga vergisinin taşerona ait olduğunun sabit olduğunu, ancak taşeron tarafından ödenmeyen damga vergisinin müvekkili şirket tarafından ödenmek durumunda kaldığını ve taşeronun hakedişinden alacağından mahsup edildiğini, bu hususa ilişkin dekontların dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen, bilirkişilerce dikkate alınmadığını, yine müvekkilince, davacının Namık Gülkapan'a olan borcu dolayısıyla Ödemiş İcra Müdürlüğü'nden gelen 89/1 Haciz İhbarnamesine istinaden icra dosyasına 125.000,00 TL ödenmek zorunda kalındığını, bu duruma ilişkin olarak gelen haciz yazısını ve ödeme dekontununda dosyada var olduğunu, taşeronun çalıştırdığı personele ait primleri yatırmak zorunda olduğunu ancak, taşeron tarafından yatırılmayan SGK prim borçlarının da müvekkili şirketce ödenmek zorunda kalındığını, ödenen tutarların davacı alacağından mahsup edildiğini, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını, yerel mahkemece her ne kadar alacağın likit olduğundan bahsedilmiş ise de, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, davacı tarafça başlatılan icra takibinin kötüniyetli olduğunu, icra takibi nedeni ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 349.130,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca davalıya bitki temini ve dikimi işi yaptığını, davalının iş bedelini tam olarak ödememesi üzerine icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiş; davalı ise davacının hak ettiği iş bedelinin ödendiğini, bir borçları olmadığını savunmuştur. Mahkemece yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 349.130,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. 1- Davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasında imzalanan 24/09/2018 tarihli bir sözleşmeden bahsetmiştir. Dosya kapsamında bahse konu sözleşme örneğine rastlanmadığı gibi, mahkemenin de bahse konu sözleşme ile ilgili bir değerlendirmesi olmamıştır. Bahse konu sözleşme örneği davalı taraftan istenilmeli mahkemece de sözleşme incelenip değerlendirilmelidir. 2- Dava ve takip konusu faturalar taraf defterlerinde kayıtlı olup, uyuşmazlık ödeme hususundan kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, davacının ödemediği davacı personellerinin SGK prim borçlarını, sözleşme damga vergisini kendilerinin ödediğini, ayrıca davacının üçüncü kişilere olan borçları nedeniyle de icra takipleri neticesinde kendilerine gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine de ödemeler yaptıklarını, böylelikle davacının talep edebilecek bir alacağı kalmadığını savunmaktadır. Mahkemece davalı savunmasında bahsi geçen icra müdürlüğü dosyalarına davalının bir ödeme yapıp yapmadığı araştırılmalı, ilgili SGK müdürlüğüne SGK prim ödemelerinin kimin tarafından yapıldığı konusunda, yine ilgili vergi dairesi müdürlüğüne damga vergisinin kimin tarafından yapıldığı konularında müzekkere yazılmalı, bu konulardaki davalı tarafın elinde olan belgelerin ibrazı da istenilmeli, böylelikle davalı tarafın ödeme noktasındaki tüm savunmaları sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmelidir. 3- Davalı taraf cevap dilekçesinde delil olarak yemin deliline de dayanmıştır. Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür.Kural olarak yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. (Yargıtay15.HD. 2018/4710E, 2019/2518K.sayılı 27.05.2019 tarihli ilamı) mahkemece, davalı tarafın ödeme savunmasını yazılı deliller ile ispat edemediği sonucuna ulaşılması halinde ise, ispat edemedikleri ödemeler bakımından davacı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu davalı tarafa hatırlatılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gereklidir. 4- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkat edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/429 Esas, 2024/421 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır