Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6178 E. 2026/1053 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6178
Karar No
2026/1053
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/106 E., 2025/13 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; dâhili davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen dava dilekçeleri ile 03.12.2013 tarihli dilekçesi kapsamına göre; TMK'nın 713/2. maddesine dayalı olarak, dava konusu 389 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapusunun iptalini ve vekil edenleri ile davalılardan ..., ... ve ... adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; tapulu taşınmazların TMK'nın 713. maddesi uyarınca kazanılmasının mümkün olmadığını ve haricen satışın geçersiz olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş; diğer davalılar bir savunma getirmemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.09.2012 tarihli ve 2004/29 Esas, 2012/200 Karar sayılı kararı ile asıl dava ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.09.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarihli ve 2015/7532 Esas, 2015/12939 Karar sayılı ilamında belirtilen,“...davada TMK'nın 713/2. maddesinde yer alan “ölüm” sebebine dayanıldığı ve harici satış senetlerinin sadece zilyetliğin başlangıç tarihine işaret ettiği göz önünde bulundurularak, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlık hatalı nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.03.2017 tarihli ve 2015/725 Esas, 2017/142 Karar sayılı kararıyla, asıl dava ve birleştirlen davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada bir kısım davalılardan ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/9836 Esas, 2019/2646 sayılı ilamında belirtilen “...Mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyma kararı verilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi bozma ilamı gerekleri de yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, (esasen) dava konusu edilmeyen ...... ve ...’e at paylar ile ilgili (hükümde ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda) herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekirken bu tapu maliklerine ait paylar da dava konusu kabul edilerek haklarında karar verilmiştir. Ayrıca davacı vekiline süre verilerek, hangi davacının hangi tapu maliki (hissedara ve hissesine) yönelik dava açtığı tam olarak açıklattırılmadığı gibi hüküm kurulur iken yalnızca dava konusu edilen paylar üzerinden değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken (yukarıda ifade edildiği üzere) dava konusu edilmeyen hisseler de dahil edilerek yeniden tüm payların belirlenmesi doğru olmamıştır. Yine yargılama aşamasında, mahkemece davada taraf olarak gösterilmeyen ... lehine kayıt ve tescil kararı verilmesi de isabetsizdir. O halde Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacılar vekiline, hangi davacının hangi tapu malikine (ve hangi hissesine) yönelik iptal isteğinde bulunduğu hususunda açıklama yapması için süre ve imkan verilerek, istekler tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde somutlaştırıldıktan sonra, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak taraf tanıklarının keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, davada TMK'nin 713/2. maddesinde yer alan “ölüm” sebebine dayanıldığı ve harici satış senetlerinin sadece zilyetliğin başlangıç tarihine işaret ettiği hususunun göz önünde bulundurulması, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde ve hangi tarihte intikal ettiğinin, davacıların zilyetliğinin başlangıcı ve sürdürülüş şeklinin tanıklardan ayrıntılı olarak sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde, HMK'nın 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, TMK'nın 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebinin tüm şartlarının mevcudu halinde (dava konusu edilmeyen paylar hariç tutularak) yalnızca çekişme konusu edilen hisseler baz alınıp davacıların (veya hissedarların) fiili kullanım durumları yerine iptali talep edilen hisse miktarlarına göre oranlama yapılmasının düşünülmesi, bu konuda keşfe katılacak teknik bilirkişiden infaz elverişli şekilde ayrıntılı ve denetime elverişli rapor temin edilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, Mahkemece iptal edilen hisselere ilişkin (hükme esas alınan) fen bilirkişi krokisinde karşılığı olarak gösterilen harfe atıf yapılmaksızın hisse oranında karar verilmesi gerekirken “Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir.” kanun maddesine aykırı şekilde özgüleme yapma yolunun seçilmesi de doğru görülmemiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacıların satın alma ve fiilen kullanıp zilyetlikle kazanma iddialarını ispat ettiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dâhili davalılardan ... temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarından yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep edilemeyeceğini, davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini, davaya mecburi olarak katıldıklarını, hisselerine itiraz eden olmadığını, daha önce davacılardan ..., ..., ... ve ... ....’e tapuya gidip imza verelim denilmesine rağmen davacıların bu teklife yanaşmadığını, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozularak bu kalemler hakkında davanın reddini talep ettiklerini , beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK’nın 713/2. maddesi gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Taraf koşulu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d hükmü gereğince dava şartı olup mahkemelerce re’sen gözetilecektir (HMK'nın 115/1). Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davada esastan hüküm kurulamaz. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 48 38... parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... .... adına kayıtlı 8/ 32... .08.2025 tarihinde intikal gördüğü ve elbirliği şeklinde kayıt maliki olan ............. ... ve .........in davaya dahil edilmediği görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece; öncelikle dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı ikmal edilerek taraf gösterilmeyen taşınmaz maliklerinin tespit edilmesi, akabinde anılan paydaşların zorunlu dava arkadaşlığı dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlanması gerekirken eksik hasımla karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, dahili davalılardan ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/6178, K. 2026/1053, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-6178-e-2026-1053-k-69228f7803b8