Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6763 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6763
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1867 E., 2024/2095 K.
Dava, miras taksim sözleşmesinin iptali ile vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı, muris ...’ın ölümü ile intikal işlemlerinin yapılması için davalı ...’e vekalet verdiğini, vekil tarafından işlemlere ilişkin bilgi verilmediğini, taşınmazlar hakkında taksim işlemi yapıldığını, vekaleten işlem yapılan şahsın imzasını taşımayan taksim sözleşmesinin geçerli kabul edilmesinin işlemi batıl kıldığını, bir kısım davalıların murisi olan ... Uzman ile mirasçılık ilişkisi bulunmamasına karşın aynı sözleşme ile paylaşım yapılmasının sözleşmenin geçersizliğine karine olduğunu, taksim edilen taşınmazların değerleri arasında fahiş fark bulunduğunu, vekil ...’un menfaat çatışması olan ...’ın da vekilli olduğunu ileri sürerek vekalet görevinin kötüye kullanılması sureti ile usulsüz olarak düzenlenen 22.08.20 02... .12.2002 tarihli miras taksim sözleşmelerinin iptaline; tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili; davanın süresinde açılmadığını, taksim sözleşmesinde yer alanlar dışında murisin başkaca bir malvarlığı bulunmadığını, murisin eşi olan anneleri muristen sonra öldüğünden kendi paylarının daha fazla olduğunu, muris vefat ettikten sonra tüm kardeşler bir araya gelerek davaya konu taksim anlaşmasını yaptıklarını, hatta bu taksim sözleşmesi sonrasında vekil ...’in çabası sonucunda davacı ve dava dışı kardeşi metrekare olarak vekil edenlerinden ve diğer kardeşlerden daha fazla oranda taşınmaz sahibi olduklarını, davacı adına tescil edilen 7 52... parsel sayılı taşınmazların 2005 yılında üçüncü kişiye satıldığını, 19 yıl sonra dava açıldığını, davacının her işlemi bizzat takip ettiğini, kurulu düzenleri bozmak istemediğini beyan ettiğinden paylaşımın buna göre yapıldığını, ikinci taksim işleminin annesinden intikal eden taşınmazlara ilişkin olup bu işlemin iptalini isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu müdürlüğünde düzenlenen tüm mirasçıların gerek vekaleten ve gerekse asaleten iştirak ettikleri akitle resmi olarak taksim sözleşmesi yapıldığı, miras taksim sözleşmesi kapsamında davacı ...'a verilen taşınmazlarda davacının tasarrufta bulunduğu ve bilgisi olduğu, davalıların kendi annelerinden gelen miras paylarının da bulunduğu, 2002 yılında yapılan taksimde mirasçılar arasında fahiş farklılıkların oluşmadığı, davacının tanık deliline dayanmadığı, davalı tanıkları ve mevcut dosya kapsamı itibari ile vekaletin kötüye kullanıldığı iddiası sabit olmadığı gibi HMK'nın 226/1-c. maddesi gereği davalı avukat yönünden yemin deliline de dayanılamayacağından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.