Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2131 E. 2026/1919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2131
- Karar No
- 2026/1919
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2131
KARAR NO:2026/1919
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:08/02/2023
NUMARASI:2021/833 Esas - 2023/75 Karar
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:23/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı 2018 model ... aracı ile 05.08.2021 tarihinde ... Caddesinde seyir halindeyken dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı şirketçe ... adına ... poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, davalı şirketin sigortalısı olan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı bedeli olan 42.278,00.TL'nin ödenmesinin davalı sigorta şirketinden 04.09.2021 tarihli e-posta ile talep edildiğini, davalı şirket tarafından rapor alınmak üzere eksper atandığını, ekspertiz raporu hazırlandığını, eksper tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında kaza sonucu değer kaybı meydana gelmiş olduğunun tespit edildiğini, ilerleyen süreçte defalarca kez mailler ile başvurularının sonuçlandırılmasının davalı şirketten talep edilmesine rağmen başvuruları hakkında kabul veya ret şeklinde herhangi bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın değer kaybına ilişkin bedel olan 42.278,00.TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 26.06.2021-26.06.2022 vadeli, ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden müvekkili şirketçe davacı tarafa ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun tespiti gerektiğini, değer kaybı talebinin fahiş olduğunu, avans faizi talebinin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 500,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının, kendi aldırdığı raporu dahi görmezden geldiğini,bilirkişi raporunun hiçbir değeri olmadığını iddia ettiğini, raporunda daha da ileri giderek "bu ana kadar bir süre kullanılmış ve yürürlükten kaldırılmış bütün yöntemlere göre değer kaybı hesaplansa sıfır çıkardı." demek suretiyle kazaya karışan her aracın az ya da çok değer kaybedeceğine yönelik kendi değerlendirmesi ile dahi çeliştiğini, kazaya karışan bir aracın değer kaybına uğramaması mümkün olmadığını, henüz daha 35.700 km'de olan bir aracın birçok parçasının değişmek durumunda kaldığı mezkur kaza nedeniyle yalnızca takdiri olarak 500,00 TL değer kaybına uğradığını kabul etmek asla mümkün olmadığını, ayrıca AAÜT'nin 13. maddesinin 3. fıkrası gereğince davanın kısmen reddi üzerine hükmedilen karşı taraf vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemesi gerektiğini, 9.200,00 TL yerine 500,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından;05.08.2021 tarihinde, davacının malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalının... sigortacısı olduğu dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı aracın zincirleme kazaya karıştığı, davacının aracında oluşan hasar nedeniyle değer kaybı talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda" Onarım bedeli KDV dahil 15.228 TL'dir.Otomobilin arka tamponu orijinali ile değiştirilmiştir. Ön tamponu onarılmıştır. Farları, plakalıkları ve benzeri parçalar değiştirilmiştir.Değer kaybı yönünden özel öneme sahip hasarlı bir parça yoktur.Davacının sunduğu değer kaybı hesaplama raporunda da 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçelere uygulanan yöntem tablolarının bir kısmı gösterilerek kullanılıyor gibi yapılmış ancak kullanılmadan direkt değer 21.888 TL değer kaybı yazılmıştır. Raporun diğer kısmında değer kaybının 30.000 TL olduğu belirtilmiştir. Onarılmış araç yerine hasarlı aracın satış ilanı rapora alınmıştır.Davacının sunduğu değer kaybı raporu kendi içinde çelişkilerle dolu olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.İlk Derece Mahkemesince hasar ve değer kaybı için hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar dosyası, hasarlı olan sigortalı aracın fotoğrafları ve ekspertiz rapor içeriği ile sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak hasar bedelinin; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği, hasar bölgeleri vs. gibi hususlara göre, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında fark üzerinden değer kaybının belirlendiği, davacının dosyaya sunduğu değer kaybı raporunun da bilirkişi raporunda değerlendirildiği; davacı aracının kaza nedeniyle tampon, far, plaka gibi parçalardan hasar aldığı ve bu parçalarının değiştirildiği, tampon ve far gibi kısımlardaki hasarın değer kaybı oluşturmayacağı, anlaşıldığından bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel veriler esas alınarak fark yöntemine göre hazırlandığı anlaşıldığından hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesi ile maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti belirlenirken A.AÜ.T.'nin 13/3. maddesi gözetilmeden reddedilen miktardan fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
2- 500,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 722,01 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 542,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile mahsup edilen 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 239,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 1.834,60 TL(Bilirkişi ücreti: 1.700,00 TL+Posta/Teblgat gideri: 134,60 TL) yargılama giderinin kabul ve red oranı (K:%1,18-R:%98,82) nazara alındığında 21,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiye 1.812,96 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf yararına, kabul edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalı taraf yararına, red edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
10-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul ve red oranı (K:%1,18-R:98,82%) nazara alındığında 15,57 TL'nin davalıdan, bakiye 1.304,43 TL'nin davacı tarafından tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 285,40 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/09/2026