Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1544 E. 2026/4097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1544
- Karar No
- 2026/4097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1916 E., 2025/25 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2023/327 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmalarında, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 01... parsel sayılı 2.762, 66... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanışımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... ... adına tespit edilmiş, ayrıca tutanağın beyanlar hanesine "... oğlu ... ... ölüdür" ve "parsel üzerindeki iki katlı betonarme ev ... oğlu ... ve ...'a aittir" şerhinin düşüldüğü, kadastro tespitine ... tarafından yapılan itiraz sonucu Kadastro Komisyonunun 07.05.2009 tarihli kararıyla itiraz kabul edilerek çekişmeli taşınmazın tamamı 8 hisse itibariyle 2 hissesinin ... kızı ..., 1'erden 6 hissesinin ise ... evlatları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu 2 01... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davacıya ait 2 00... parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu ve yıllardır davacı tarafından kullanıldığını ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ..., taşınmazın miras yoluyla kendilerine kaldığını ve taşınmaza zilyet olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince; davacıya ait 2 00... parsel ile davalılar adına kayıtlı 2 01... parsel sayılı taşınmazın öncesinde tarafların kök murisi ... ...'a ait olduğu, vefatından sonra çocukları davacı ... ve davalıların murisi ... arasında taksim edildiği, dava konusu 2 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile işaretlenen 150, 10... 'lik kısmının davacıya ait 2 00... parsel ile öncesinde bir bütün olduğu, kadastro tespitinden önce 1985'li yıllarda taşınmaz üzerinden yol geçtiği, ancak taşınmazların aynı fiziksel yapıya sahip olduğu, çekişmeli kısım üzerinde 22 adet fındık ocağı olduğu, davacıya ait yerdeki fındık ağaçları ile çekişmeli yerdeki fındıkların aynı yaşta olduğu ve aynı sırada dikili olduğu, fındık ocaklarının dip temizliği, budama gibi tarımsal faaliyetlerinin de benzer olduğu, çekişmeli kısım ile davacı parseli arasında yapay ve doğal sınırın (hendek, çit, tel, kazık, obuz gibi) olmadığı, davacıya ait parselin devamı niteliğinde olduğu, taşınmaz bölümü üzerindeki mereğin ise davacıya ait olduğu, davacı yönünden TMK'nın 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 150, 10... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, karara karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir
Hemen belirtmek gerekir ki temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine.
Ancak Mahkemece hem davanın kabulüne karar verilmiş hem de çekişmeli taşımaz üzerindeki mereklerin davacıya ait olduğuna dair tapuya şerh düşülmesine karar verilmiştir. Dava konusu edilen bölüm, kabul kararı verilen ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım olup bu bölüm üzerindeki mereğin davacıya ait olduğu kabul edilmiştir. Bir kısmı (A) harfi ile gösterilen bölümde, bir kısmı da dava dışı 2 01... parsel sayılı taşınmaz ve bulunan mereğin dava konusu olmadığı, kaldı ki dava konusu 2 01... parsel sayılı taşınmaz ve kabul kararı verilen bölüm üzerinde başka merek bulunmamasına rağmen taşınmaz üzerindeki mereklerin davacıya ait olduğuna dair karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. Davalılar vekilinin temyiz itirazının, re’sen yapılan inceleme sonucu belirtilen yönden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, fıkraların buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.