İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1 E. 2026/93 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1
- Karar No
- 2026/93
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1 Esas KARAR NO : 2026/93
DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i DAVA TARİHİ : 25/06/2018 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 1989 yılında Gaziantep’te kurulduğunu ve sektöründe lider ve tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin çatı markası olan “...” markasının yanında “...” ve “...” markalarının da tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin çocuklara özel çıkartmış olduğu "..." markasında kullanmış olduğu renk kombinasyonu ile yaratılmış bir "..." marka algısı yakaladığını, ilgili renklerin doğrudan müvekkillerini çağrıştırdığını, "..." markalarının 29, 30 ve 32. sınıfta tescilli olduğunu, bununla birlikte .... sayılı ambalaj tasarımının da bulunduğunu, "..." markasının Türk Patent nezdinde tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin "..." markası ile hedef kitlesinin çocuklar olduğunu, çoğu okuma yazma bilmeyen ya da henüz başladığı için çok da dikkatli olmayan çocuklar için önemli olanın, tanıtım ve reklamın yapıldığı ... dünyasını çağrıştıran bu özel kombin renkleri üründe görebilmek olduğunu, "..." ürünlerinin kendine özgü mavi tonu ve yeşil kırmızı renk geçişleri ile ezbere müvekkillerini çağrıştırdığını, davalı tarafın 2016 yılında ihtarname ile kullanımlarını ...’ya yaklaştırdığı konusunda uyarıldığını, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile iddialarının kabul edilmediğini, davalı tarafın kullanımlarının süreç içerisinde, hem yurtiçi hemde yurtdışı pazarında gelişmeye başladığını, bu durumun müvekkillerine zarar verdiğini, davalı tarafın kullanımlarında müvekkili markası olan "...."nun tanıtıcı işareti haline gelmiş özgün mavi tonunun hakim olduğu ambalajları özellikle ön planda tuttuğunu, davalı tarafın gelişen süreçte markasının tanıtıcı işaretini, ... konsepti ile aynı hale getirdiğini, davalının internet sitesinde de aynı mavi rengi kullandığını ve davalı yan fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini, davalı kullanımlarının internet sitesi dahil, her türlü ticaret ortamında, her türlü reklam faaliyetlerinde tespitini, önlenmesini ve kaldırılmasını, bulunduklarını her yerden toplatılmasını, imha edilmesini, imalat ve satışının önlenmesini, her türlü ithalat ve ihracatının önlenmesini, ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin ilk olarak 2000 yılında “...” ürününü piyasaya sürdüğünü ve ilerleyen yıllarda ürün yelpazesini genişlettiğini, "..." markasının ilk olarak 19.03.2009 tarihinde Türk Patent nezdinde tescil edildiğini, Türk Patent nezdinde "..." esas unsurlu birçok markaları bulunduğunu, "..." markasının zaman içinde her yaş grubu tarafından tanınmış bir marka haline geldiğini, davacının .... markalı ürün ambalajları ile müvekkillerinin ambalajları arasında karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ilgili ambalajlarda tescilli markasını kullandığını, ürün ambalajları üzerinde kırmızı, yeşil, sarı, mavi ve beyaz gibi pek çok renk kullandığını, “mavi” rengin bu renklerden sadece biri olduğunu, davacının iddiasının aksine ön plana çıkan unsurun renk değil, tescilli markalar olduğunu, davacının mavi veya mavi-kırmızı renkler üzerinde marka hakkının bulunmadığını, davacının tescillerinin ... markasını ve/veya hayvan, çocuk figürlerini içerdiğini, tek bir soyut renk veya renk kombinasyonu üzerinde davacıya koruma sağlayamayacağını, davacının iddialarına konu renklerin marka olacak ayırt ediciliğe haiz olmadığını davacının ayrıca müvekkilinin ürünlerini 4 yılı aşkın süredir piyasada satışa sunulduğunu bildiği halde sessiz kaldığını ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı yaşadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizin 26/11/2019 Tarih, ... Esas - Karar sayılı kararı ile, "Davacının davasının REDDİNE" dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliyesi ... Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı ilamında bahsedilen "İlk derece mahkemesince, davacı ve davalı tarafın tescilli markaları ile taraflarca sunulan deliller değerlendirilerek ve taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesi göz önüne alınarak; davalının kullanımının tescilli markaları kapsamında kalıp kalmadığı, davalının zaman içerisinde ürün ambalajları ve ticari sunum şeklinin davacı tescilli markaları yada ticari sunumuna yaklaştırılıp yaklaştırılmadığı, .... markalarında kullanılan özgün MAVİ - KIRMIZI renklerin kombinasyonu ile tüketici nezdinde ortak algı oluşup olmadığı hususları ile davacı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilerek, denetimine elverişli olacak şekilde rapor alınarak yapılacak değerlendirmeden sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınıp, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda resen seçilecek biri marka, biri endüstriyel tasarım uzmanı ve biri de sektör(gıda-çikolata)den oluşacak heyete tevdi edilerek , dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, taraf ürünleri, daha önce dosyaya ibraz edilen tüm raporlar ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı da gözetilerek rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 26/12/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davalı tarafın dava konusu ürün ambalajlarındaki kullanımlarının, davacıya ait markalara iltibas suretiyle tecavüz teşkil etmediğini ve davacının ürün ambalaj kompozisyonları-ticari takdim şekilleri ile haksız rekabet de oluşturmadığını bildirmiştir. Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı itirazlarını karşılar şekilde ve özellikle davalının zaman içerisinde ürün ambalajları ve ticari sunum şeklinin davacının tescilli markalarına veya ticari sunumuna yaklaştırıp yaklaştırmadığı yönündeki hususun tespitine ilişkin istinaf ilamı da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 16/12/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; kök raporda ulaşılan kanaat ve sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum tespit edilemediğini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davalı yan her ne kadar davacının uzun süre sessiz kalma nedeni ile hak kaybına uğradığını iddia etmiş ise de, davacı yanın, davalıya dava konusu kullanımları sonlandırması amacıyla göndermiş olduğu ihtarname tarihinin 15/06/2016 tarihli olduğu, işbu davanın da 25/06/2018 tarihinde ikame edilmiş olması karşısında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramış olmasından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı kullanımlarının, davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı taraf, davalının yıllar içindeki renk kombinasyonu kullanımı ile kendisinin "..." markasında kullanmış olduğu renk kombinasyonuna iltibas oluşturacak şekilde yaklaştığını ve davalının aynı emtia sınıfındaki bu kullanımının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, davacı markaları ile davalının kullanımları bilirkişi marifetiyle incelenmiş, taraf markalarının kullanıldığı ürünlerin çocuklara yönelik gıda ürünleri olduğu, gıda sektöründe bu tür ürünlerde pazarlama stratejisi olarak kırmızı, turuncu, mavi, yeşil gibi ana renklerin sıklıkla kullanıldığı, yalnızca ortak renklerin gıda sektöründe benzer emtialar üzerinde kullanımının nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermeye yeterli olamayacağı, sektörel bu tespit ile davalının kullanımının içerdiği marka ibareleri, figürler ve renk yoğunlukları gibi diğer unsurların farklılığı nedeniyle davalı ürünlerinin davacı marka ve ambalaj tasarımları ile karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma dahil iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, dolayısıyla markaya tecavüzün ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 732,00 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 696,10 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır