Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2436 E. 2026/4095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2436
- Karar No
- 2026/4095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/411 E., 2024/1638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/214 E., 2020/75 K.
Dava, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz bölümü, Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1982 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları esnasında tespit harici bırakılmış, daha sonra 2012 yılında 854 parsel numarasını alarak 284.386, 77... yüz ölçümü ile hali arazi vasfıyla ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili; idari yoldan Hazine adına tescil edilen 854 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne davacının zilyet olduğunu, taşınmazın hatalı olarak kadastro çalışmalarında tespit harici bırakıldığını ileri sürerek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazda lahit mezar olduğu, 2863 sayılı Yasa'nın 11. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesini değiştiren 5663 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile yapılan yeni yasal düzenlemede "birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağının öngörülmüş olduğu, taşınmazın sit alanında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar Mahkemece taşınmazın hangi sit alanında kalıp kalmadığı belirlenmemiş ise de fen bilirkişi raporunda (A1) ile (A2) harfleri ile gösterilen kısımların dava konusu 854 parsel dışında kaldığı, bu kısımlar hakkında tapu maliklerine yöneltilmek suretiyle açılmış bir dava bulunmadığı, raporda (A3) ve (A4) harfleri ile gösterilen kısımlar bakımından davacı taraf yararına ihdas tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde aranan koşulların gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.