Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2702 E. 2026/4607 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2702
Karar No
2026/4607
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1075 E., 2024/1290 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2019/7 Esas, 2024/45 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d-son, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.06.2024 tarihli ve 2024/1075 Esas, 2024/1290 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının (sanık ... yönünden aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, beraat kararının hukuka uygun olmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri özetle; vekalet ücretine, meşru savunmaya, sanık ...'in yaralama kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, fazla cezaya, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmasına karar verildiği, sanık ...'ün katılana yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık ... lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme ve bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; ''Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine hazine aleyhine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

3. Dosya kapsamından; olay tarihinden önce sanık ... ile katılanın ortak oldukları, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle ortaklıklarının son bulduğu, olay günü sanık ... ile kardeşi olan sanık ...'in alacak verecek meselesini konuşmak amacıyla katılanın çalıştığı yere gittikleri, taraflar arasında konuşma esnasında sanık ...'ün alacağını istediği, katılanın ise çekleri ödemeyeceğini söylemesi üzerine, sanık ...'in sinirlenerek masaya vurduğu, katılanın ayağa kalkması üzerine sanık ...'in belinden çıkarttığı tabancayı bir el yere doğru sıktığı, sanık ...'ün diğer sanık olan kardeşini tutup engel olmaya çalıştığı, aralarında çıkan tartışma neticesinde sanığın tabanca ile katılana doğru 2 el ateş ettiği,

mermilerden birinin katılanın omuzuna isabet ederek katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı olayda, sanığın katılanın hayati organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak öldürmeye elverişli tabanca ile eylemini gerçekleştirdiği, yaraların niteliği ve yeri dikkate alındığında sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2 maddeleri uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Katılana Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi "vekalet ücreti" yönünden yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.06.2024 tarihli ve 2024/1075 Esas, 2024/1290 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün mahsus yerine; “Sanık ... kendisini vekaletnameli müdafi yardımı ile savunmuş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 29.800,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'e verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Katılana Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ''suç vasfına'' yönelik temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.06.2024 tarihli ve 2024/1075 Esas, 2024/1290 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/2702, K. 2026/4607, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-2702-e-2026-4607-k-cc00fb13aa7d