Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4645 E. 2026/10997 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4645
- Karar No
- 2026/10997
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1908 E., 2023/2107 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, bu kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; şikâyetçinin olay tarihinde sabah saat 09.00 sıralarında ekmek almak için evden çıktığı ve kısa bir zaman sonra evine dönüp tekrar saat 11.00 gibi dışarıya çıktığında demir bahçe kapısının yerinde olmadığını fark etmesi üzerine kolluk görevlilerine haber verdiği, kolluk görevlileri tarafından şikâyetçinin ikâmetinin bulunduğu çevrede yapılan araştırmada aynı mahallede ikâmet eden tanık ...'ın bahçesinde olduğunun tespit edildiği, tanık ...'in söz konusu kapıyı saat 11.00 sıralarında sanığın getirerek, "bu kapı sende dursun" diyerek evinin bahçesine bıraktığını beyan ettiği, sanığın atılı suçlamayı kabul etmeyerek soruşturma aşamasında saat 11.00 sıralarında evde uyuduğu sırada bir şahsın kapısını çalarak kapıyı kendisine sattığını, bahçesinde yer olmadığını için komşusuna bıraktığını belirttiği, kovuşturma aşamasında ise kapının önünde beklediği sırada tanımadığı bir şahıstan satın aldığını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunduğu, kovuşturma aşamasında sanık tarafından bildirilen tanıklar ... ile ...'ün sanığın birinci dereceden akrabası oldukları, tanık ...'nin ise sanığın komşusu olup olayın hangi tarih ve saat diliminde gerçekleştiğine dair net beyanının olmadığının anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesince sanığın mahkûmiyeti yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilmeden, sanığın dosya içeriği ile uyumlu olmayan suçtan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-b maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.