Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1982 E. 2026/3899 K. – Kasten Öldürme

Konu: Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1982
Karar No
2026/3899
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/13 E., 2025/151 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2023/315 Esas, 2023/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2023/3993 Esas, 2024/6129 Karar sayılı kararı ile haksız tahrik yönünden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/13 Esas, 2025/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine ve suçun vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün gerekçeli karar başlığında maktulün kimlik bilgilerine ve katılan ...'ın vekilinin bilgilerine yer verilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedenleri dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı olacak şekilde indirim oranının belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 4. Suçun işlenilmesinde kullanılan ... Cumhuriyet Başsavclığı Adli Emanetinin 2022/2165 sırasına kayıtlı "namlu uzunluğu 19,5 cm, sap kısmı 13 cm olan siyah saplı, namlu kısmında şüpheli kırmızı leke bulunan 1 adet bıçak" hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/13 Esas, 2025/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan ''maddesi gereğince'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''1/6 oranında indirim yapılarak'' ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının emanet eşyalarına ilişkin bentlerinden sonra gelmek üzere “Suçun işlenilmesinde kullanılan ... Cumhuriyet Başsavclığı Adli Emanetinin 2022/2165 sırasına kayıtlı namlu uzunluğu 19,5 cm, sap kısmı 13 cm olan siyah saplı, namlu kısmında şüpheli kırmızı leke bulunan 1 adet bıçağın 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/1982, K. 2026/3899, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-1982-e-2026-3899-k-3ae25b25bde3