Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2582 E. 2026/4518 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2582
- Karar No
- 2026/4518
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2395 E., 2024/2316 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1.maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/22 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81, 29, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/2395 Esas, 2024/2316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafinin istinaf başvularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ve oranına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı gerçekleştirdiğinden eylemin nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kast ve taksiri bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunmanın uygulanma koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekilleri ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dosya kapsamına göre; aralarında husumet bulunan sanık, maktul ve katılan ...'nin olay tarihinde karşılaştıklarında aralarında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, maktul ve katılanın tırmık ve dirgen ile sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, sanığın ise dirgenle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, elindeki dirgen ile maktulün kafasına bir kez vurmak suretiyle ölümüne neden olduğu ve ardından olay yerinden ayrıldığı anlaşılan olayda, a.Suçta kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı, meydana gelen yaralanmanın düzeyi, sanığın eylemine devam etmesine engel bir neden bulunmamasına karşın, yaralı ve savunmasız maktule yönelik saldırıda bulunmak yerine eylemine kendiliğinden son vermiş olması hususları birlikte nazara alınarak, sanığın olay öncesi, esnası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın maktule yönelik ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında maktüle yönelik silahla kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümlesi uyarınca aynı Kanun'un 3 ve 61. maddelerindeki kıstaslar gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle bir ceza ile cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşerek kasten öldürme suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
b.Dosya kapsamına ve kabule göre; sanık ile maktul ve katılan ... arasında çıkan ve sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, maktulün de ölümü ile sonuçlanan olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş süreklilik gösteren uygulamaları uyarınca ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak belirlenemediği durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık ... hakkında cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde makul oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle; katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/2395 Esas, 2024/2316 Karar sayılı kararının "suç vasfı ve haksız tahrikin derecesi yönlerinden" 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği kısmen değişik gerekçeyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.