Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/6585 E. 2026/3305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6585
- Karar No
- 2026/3305
- Karar Tarihi
T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/923 E., 2024/1006 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suçlara yardım, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar..., ...,... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ve 2023/64 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararı ile; A.Sanık ... hakkında; A.1. Maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ; A.2. Katılan ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1, 53. maddeleri gereğince 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; A.3. Katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
B.Sanık ... hakkında; B.1. Maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 53, 58. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; B.2. Katılan ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53, 58. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; B.3. Katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 53, 58. maddeleri gereğince 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; C. Sanık ... hakkında; C.1. Maktul ...'a karşı kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 62/1, 53. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ; C.2. Katılan ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 62/1, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; C.3. Katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
D. Sanık ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürmeye azmettirme ve katılan ...'ye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2024 tarihli ve 2024/923 Esas, 2024/1006 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ..., sanıklar..., ...,... müdafii, katılan ... vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, gerekçeye, iştirake, olası kasta, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, olası kasta, eksik incelemeye, teşebbüsün derecesine, suç vasfına, ...'e yönelik meşru savunmaya, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın yardım eden olmadığından bahisle beraat etmesi gerektiğine, D. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; ... hakkında da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, tasarlamaya,...'in de müşterek fail olduğuna, ... hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, sanıklara üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, eylemlerin sanıklar..., ... ve... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının ve ceza yaptırımlarının isabetli bir şekilde belirlendiği, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıklar ... ve...'ın fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'in suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı, olayda olası kast ve meşru savunma hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanık ...'a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, takdiri indiriminin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar ... ve... yönünden uygulanmasına; sanık ... yönünden uygulanmamasına karar verildiği, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'ın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2024 tarihli ve 2024/923 Esas, 2024/1006 Karar sayılı kararında sanıklar...,..., ... müdafileri ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy çokluğuyla; diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ...,...,... müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Suça iştirak için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır. Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı
ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir. İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir. Sanıklardan birisinin kendince başka bir amaçla mağdura yönelik yaptığı eylemden sonra diğer sanık veya sanıkların ani bir kasıtla beklenmeyen ağır veya başka nitelikteki suçlardan iştirakten sorumlu tutulmaları TCKnın 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Sanıkların olay yerine geliş veya bulunma amaçları, hangi suç veya suçlar için harekete geçildiği, silahlı veya silahsız olaya katılmaları, suç veya suçlara hangi hareket veya hareketlerle katıldıkları, hangi aşamada olaya katıldıkları, olayların seyir aşamaları, basit düzeyde katılınan suçun şeriklerden birinin ani bir kastı ile ağırlaşıp yani amaç suç dışı bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı, basit bir düzeyde bir suç amaçlanmış iken çok ağır bir neticeyle karşılaşılacağını tahmin etme durumunda ağır eylemi yapmayan şeriklerin bu olaya başlangıç aşamasında dahi katılıp katılmayabilecekleri adil bir sonuca ulaşmak için doğru bir şekilde değerlendirilmelidir. Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
Suça iştirak ile ilgili bu ilkeler ışığında; Sanık ... hakkında; 1. Maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 39/2-c, 62/1, 53. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ;
2. Katılan ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 62/1, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 3. Katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
İlişkin karar dair hükümler onanmış; İlk derece Mahkemesince olayın 20.05.2022 günü katılan sanık ... ile katılan sanık ...’ın trafikten kaynaklı bir sebep ile saat 17:00 sıralarında Kanpara BP petrol önünde tartıştıkları ve tartışmanın devamında yolun karşısında bulunan katılan sanık ...’ın da tartışmaya dahil olarak...ile sözlü münakaşaya girdikleri, daha sonra taraflar arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga esnasında ... ile ...in birbirlerini elle darp ettikleri, olay sırasında ...’ın ‘’biz 14 kardeşleriz, seni burada yaşatmayacağız’’ diyerek ...i tehdit ettiği, ardından ...in olaya sonradan dahil olan ...’ın alın kısmına, yerden aldığı soruşturma kapsamında ele geçirilemeyen mermer taş parçasını vurmak suretiyle ...’ı darp ettiği, yine bu ilk kavgada ...’ın da ...i darp ettiği, olay yerinde bulunan vatandaşlar tarafından kavganın sona erdirildiği, ...,... ve...’in, ...’ın tedavisini yaptırmak üzere Gölcük Devlet Hastanesine götürdükleri, ...’ın tedavisinin ardından Hastane önünde ..., ...,... ve ...’in grup olarak konuştuklarının kamera kayıtlarından görüldüğü, daha sonra ...’ın Facebook’tan ...e ulaşarak ...'i aradığı ve şahsın ev adresini öğrendiği, daha sonra..., ... ve...’in,...’in kullandığı araç ile adresini öğrendikleri ...’un ikametinin önüne gittikleri,...’in aracın içinde kaldığı,... ve ...’ın araçtan inerek, sokakta onları bekleyen...ve ...’ın yanına gittikleri, bu esnada ...’ın eşi ...’nin maktul ...’dan, bir kaç metre uzaklıkta bulunduğu, şahısların burada önce ...in abisi olan ... ile konuştukları, daha sonra...ile konuşmaya başladıkları,...ile konuşmanın önce sözlü tartışmaya sonra kavgaya dönüştüğü ve ardından...’ın geldikleri aracın şoför koltuğunda oturan...’in elinden silahı alarak doldurt boşalt yapıp silahı kurduğu,... ve ...'ın o sırada yanyana bulunan ... ve ...e ve onlara yakın mesafede bulunan ...'ye doğru yakın mesafeden hedef gözetmeksizin silahı ateşlediği, o sırada yaralanan ...’ın, elinde silah bulunan...’ın eline sarılarak engellemeye çalıştığı ve... ile boğuşmaya başladıkları, yaralanan ...'in can havliyle belindeki bıçağı çıkarak, aracın içinde bulunan...’i araçtan çekerek çıkardığı bel kısmına ve kalça kısmına bıçağı soktuğu,...’in...’dan yardım istemesi üzerine,...’ın, ...’ın elinden kurtularak maktulü yere savurduğu ve yakın mesafeden maktulün karın kısmına ateş ettiği, ardından ...e dönerek tekrar silahı ateşlediği ancak silahın tutukluluk yaptığı ve patlamadığı, o sırada elinde silah bulunan ...’ın elindeki silahı kurmaya çalıştığı ancak tutukluluk yapması sebebiyle ateşleyemediği ve ardından hızla yaya olarak sokağın aşağı kısmına doğru kaçmaya başladığı, bu esnada...’ın yaralanan...’i, araca bindirerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı ve yolun aşağı kısmından kardeşi ...’ı da alarak olay yerinden hızla geldikleri araçla uzaklaştıkları, olay sırasında ağır yaralanan maktul ...’ın komşusu tarafından, diğer yaralı...ve ...’nin de olay yerine gelen ambulans ile hastaneye kaldırıldıkları, maktul ...’ın kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, maktul ... hakkında düzenlenen adli tıp raporuna göre;
maktulün kesin ölüm sebebinin ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması olduğunun tespit edildiği şeklinde kabul edildiği, Sanık ...'in I. Olayda herhangi bir şekilde yer almadığı ancak katılan sanık savunmaları, tanık beyanları, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde yukarıda bahsedilen I.olay yani ..., ... ve ...'in birbirlerini darp etmesinden sonra ... ve ...'ın ...'in bulunduğu iş yerine gittikleri, ardından o iş yerine ... ve ...'ın kardeşi olan ...'ın da geldiği, ardından kamera görüntüleri ile de sabit olduğu üzere saat 17.32 sırasında 34... plakalı araçla ...,...,Özcan ve...'in Gölcük Devlet Hastanesine ...'ın tedavisi için geldikleri, tanık ...'nın da 34... plakalı araç ile anılan hastaneye geldiği, şahısların bir araya gelerek bir şeyler konuştukları, bu esnada dijital materyal inceleme raporları ile de sabit olduğu üzere ...'ın katılan sanık ...'a sosyal medya üzerinden takip isteği attığı, 05...41 numaralı hattı kullanan şahsa da ''..., seri bulman lazım,'' şeklinde mesajlar attığı, ...'un takip isteğini kabul etmesinden sonra da ''kardeşim bir görüşelim seninle '' şeklinde...'ın ...'e mesaj attığı ve her iki şahıs arasında 1 dakikalık ve 35 saniyelik konuşmaların gerçekleştiği, bunun üzerine ..., ... ve ...'ın ...'un ikametine gitmek üzere 34... plakalı araca bindikleri, ...'in aracın şoförlüğünü yaptığı , ...'in I. Olay yaşandıktan itibaren sürekli sanık ... ve ... ile gerek iş yerinde gerek hastanede gerekse olay yerinde birlikte olduğu görülmektedir. Her ne kadar katılan sanık ... ... ve...'da silah olduğunu görmediğini beyan etse de bütün bu anlatılan süreçte ... ve... ile birlikte olması düşünüldüğünde bu savunmaya itibar edilmemiş, her iki sanıkta da silah olduğunu bilmesine rağmen 34... plakalı Citroen marka araçla olay yerine götürdüğü, ... ve...'ın...ve ...'a sayısal olarak üstünlük sağlama noktasında katkı sağladığı ancak bu katkının fiil üzerinde hakimiyet kuracak düzeye yani müşterek faillik düzeyine ulaşmadığı çünkü tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere araçtan hiç inmediği, ...'in kendisini araçtan bıçaklayarak indirdiği kabul edilerek suçun işlenmesinden önce sanıkları olay yerine götürdüğü , suçun işlenmesi sırasında da sadece sayısal üstünlük noktasında sanık ... ve...'a katkı sağladığı, her ne kadar ....'a suçta kullanılan silahı...'in verdiğini iddia etse de bu iddia ile ilgili her türlü şüpheden uzak kesin bir tespit yapılamadığı mahkemece değerlendirilmiş, sonuç olarak katılan sanık ...'in dosya kapsamındaki eyleminin yardım etme boyutunda kaldığı, sanık ... ve...'ın işlediği suçların icrasını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmış ise de; 1-Sanık ... hakkında üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilebilmesi için öncelikle sanık ...'in asıl suçları işleyen sanık ... ve diğer sanık ...'la birlikte maktul ... ile katılanlar ... ve ...'a karşı öldürme veya öldürmeye teşebbüs suçlarını işleyeceklerini kendi aralarında konuşup kararlaştırdıkları hususunda delil bulunması gerektiği , sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ...'la bu hususta fikir ve irade birliği içerisinde hareket ettiğini gösterir tanık beyanı veya sanıklar ... ve ...'ın bu doğrultuda sanık ...'i suçlayıcı beyanlarının olması gerektiği halde bu yönde hiçbir sözlü delil bulunmadığı, 2- sanık ...'in birinci olayda yer almaması sonrasında kendisinin husumetinin bulunmadığı maktul ... ile katılan mağdurlar ... ve ...'a yönelik diğer sanıklarla atılı suçları işlemeyi kararlaştırmasının ve olaya yardım eden sıfatıyla katılmasının mantıklı olmadığı,
3- Mahkemece de kabul edildiği üzere sanık ...'in tanık ...'ın birinci olayda kendisini yaralayan.... görüşme talebi üzerine olay yerine geldiklerinde...’in aracın içinde kaldığı,... ve ...’ın araçtan inerek, sokakta onları bekleyen...ve ...’ın yanına gittikleri, bu esnada ...’ın eşi ...’nin maktul ...’dan, bir kaç metre uzaklıkta bulunduğu, şahısların burada önce ...in abisi olan ... ile konuştukları, daha sonra...ile konuşmaya başladıkları,...ile konuşmanın önce sözlü tartışmaya sonra kavgaya dönüşmesi sonrası dava konusu olayın meydana geldiği, diğer sanıklar ... ve ...'ın araçtan inmesine karşın sanık ...'in daha önceki olay kendisini ilgilendirilmediğinden olsa gerek araçtan inmeye ve diğer sanıklara olay başladıktan sonra yardıma bile gerek duymadığı, 3- Yine mahkemece kabul edildiği üzere sanık ...'in diğer sanıklarla daha önce arasında husumet bulunmayan maktul ...'a karşı öldürme veya katılanlar...ve ...'yi yaralama amacıyla kendisinin de silahlı veya silahsız doğrudan maktul ile katılanların üzerine saldırması gerektiği halde araçta kaldığı gibi diğer sanıkların da olay yerine gelip araçtan inmeleri sonrasında doğrudan maktule ve katılanlara saldırmadıkları, 4-Sanık ...'in sayısal üstünlük sağlama durumunda kendisinin de bilfiil olaya katılması gerektiği halde olaya hiçbir şekilde katkı vermediği, sanık ...'in olay sırasında araç içinde bulunmasının maktul ile katılanları veya diğer sanıkları hiçbir şekilde etkilemediği , 5-Sanık ...'in mahkemece belirtildiği gibi sanık ...'a silah vermediği, bu belirlemenin dosya kapsamına uygun bulunmadığı, 6- Olay yerine gelirken sanık ...'ın üzerinde silah bulunduğunu bilmenin sanık ...'in suça katıldığının delili olamayacağı, 7- Sanık ...'in bu olayın tanığı ve katılan sanık ... tarafından bıçaklanması sebebiyle mağduru olduğu, olayın aniden geliştiği sanık ...'in asıl suçlara katıldığını gösteren mahkumiyetine yeterli delilerin bulunmadığı, suça iştirak iradesinin kanıtlanamadığı, hakkındaki şüphelerin giderilemediği ve bu durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edilemeyeceği, 8- Sanık ...'in araçla herhangi bir suç işleme iradesi olmaksızın diğer sanıkları olay yerine getirmesinin suça iştirak olarak değerlendirilemeyeceği, 9-Sanık ...'in TCKnın 39. Maddesindeki maddi yardım olarak a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, 2- Manevi yardım olarak; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklindeki gibi davranışlarının ispatı söz konusu olmadığı için üzerine atılı tüm suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde kasten öldürme ve kasten
öldürmeye teşebbüse yardım suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyiz.