İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/277 E. 2024/445 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/277
Karar No
2024/445
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 16/06/2014 düzenleme tarihli, 30/12/2014 ödeme tarihli, 150.000 TL bedelli bono sebebi ile müvekkilimizin borçsuz olduğunun tespiti ile dava konu Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı takibin iptalini talep ve dava etmiştir. Dava; Menfi Tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.Davanın Menfi Tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102. Sayılı TTK.825/1.maddesinde;" Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir." şeklinde düzenlendiği, yine 6102 sayılı TTK'nun 778/3. Maddesinde avale ilişkin 700 ilâ 702. maddeler de bonolar hakkında uygulanacağının düzenlendiği, TTK'nun 700.maddesinde;" (1) Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir. (2) Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir." şeklinde, TTK'nun 701.maddesinde;"(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval "aval içindir" veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır.(3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır." şeklinde, TTK'nun 702. maddesinde;" Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, yine bononun unsurlarının düzenlendiği TTK'nun 776/1.g maddesinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği, TTK'nun 777/1. maddesinde zorunlu unsurları bulunmayan bononun bono hükmünde olmayacağının düzenlendiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayetçi vekili tarafından sunulan 25/03/2019 tarihli dilekçesinin 2 nolu açıklamasında; "Halbuki müvekkilin oğlu ... babasında hatır amaçlı aldığı senet rızası dışında sonradan babası ... adı yazılmak sureti ile icra takibine konulmuştur." şeklinde ifade edildiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında 03/01/2020 tarihinde verilen; Müştekinin şikayetine konu senette bulunan müştekiye ait imzaların müştekiye ait olduğunun ifade ve rapor ile sabit olduğu, borçlu olup olmadığı yönünde müştekinin hukuk mahkemelerinde dava açabileceği, dolayısıyla müştekinin şikatine konu olayda suç bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheli hakkında üzerine atılı suçla ilgili olarak Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilmiştir. Takibe davaya konu bono üzerinde davacı ... aval - avalist konumundadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 700-702. Maddelerinde düzenlenmiş olan aval kambiyo senetlerine özgü bir tür kefalettir. Aval verene avalist; lehine aval verilene de avalat denilmektedir. Aval bir tür kefalet olmakla beraber, Borçlar Kanunu'ndaki kefaletten farklı sonuçlar içerir. Kambiyo taahhüdüdür. (TTK m.701, fık1,) kefaletin yazılı olması gerekir. (6098 sayılı TBK m.581) ancak senetten ayrı bir kağıda da yazılabilir. Kefalette asıl borçlu borçtan sorumlu değilse, kefil de borçtan sorumlu olmaz. Avalist borçluya ait def'ileri ileri ileri sürmezken, kefil ise asıl borçluya ait olan bütün def'leri alacaklıya karşı ileri sürebilir; hatta bunları ileri sürmekle de yükümlüdür (6098 sayılı TBK m.591). Poliçede lehine aval verilen kişi, ehliyetsizlik nedeniyle sorumlu olmaz, ancak avalist borçtan sorumludur. (TTK m. 702/2). -Aval, TTK m.701, fık. 1 hükmü uyarınca ancak ticari senet veya ona eklenen alonj üzerine alabilir. -Aval veren sorumluluğu, poliçeden doğar; bu nedenle, lehine aval verilen kimsenin kişisel defillerini ileri sürme olanağı yoktur. (TTK m.687;6098 sayılı TBK m.591). -Aval, şekil bakımından asıl borca tabi olup, maddi yönden ise tamamen bağımsızdır.(TTK m. 677). -Aval verene sorumluluğu, ikinci değil, müteselsil sorumluluktur (TTK m.702,724). -Avalistlerin birden fazla olması halinde, aralarında TBK m.591 hükmü uygulanmaz. - Aval veren ödemede bulunduğu zaman, lehine aval verdiği kişiye veya bu kişiye karşı sorumlu olanlara karşı, poliçeden doğan bağımsız bir hak elde eder (TTK m.702, fık.3). Aval verilen kişinin sahip olduğu mutlak defiler, kural olarak aval veren tarafından hamile karşı ileri sürülemez (TTK m.702,fık.1). Bunun ilk istisnası, aval verilenin poliçedeki taahhüdünün şekle ait bi sebeple geçersiz olmasıdır ( TTK m. 702, fık,1). Çünkü bu geçersizlik durumu senette görüldüğünden, aval veren de aynı defiyi hamile karşı ileri sürebilir. Bir diğer istisna da, poliçe tutarının aval verilen tarafından ödemiş olması veya takas edilmesi gibi. Ancak, aval verilen ciranta ehliyetsiz olduğu için sorumlu değilse veya imzası sahte ise, poliçede "şekle ait bi eksiklik bulunmadığı için, aval taahhüdü geçerli olur ve dolayısıyla avalis de sorumlu olur. Avalistin sorumluluğu, kefaletteki gibi fer'i ( ikincil) değil, aval verdiği kişi ile aynı düzeydedir ve müteselsildir. Avaliste müracaat edildiğinde, avalist, aval verdiği kişinin kişisel def'ilerin hamile karşı ileri süremez. Ancak hamile karşı sahip olduğu kendi kişisel defilerini kullanabilir. Oysaki kefil asıl borçluya ait def'ileri kullanır ve ayrıca kullanmakla yükümlüdür ( 6098 sayılı TBK m.591.) ( Prof. Dr. ... ) KIYMETLİ EVRAK HUKUKUNUN ESASLARI( tamamı gözden geçirilmiştir ve genişletilmiştir.) (6. BASKI) Özü: Menfi Tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu savunan davalıdadır. Ancak davalının alacağının bir belgeye dayanması ve belge altındaki imzanın borçlu tarafından inkar edilmemesi durumunda ispat yükü borçlu/davacıya geçer. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu savunan davalıdadır. Ancak davalının alacağının bir belgeye dayanması ve belge altındaki imzanın borçlu tarafından inkar edilmemesi durumunda ispat yükü borçluya geçer. Somut olayda takip ve dava konusu bonolar altındaki imzalar borçlu davacı tarafından inkar edilmediğine göre ispat yükü davacıda olup davacı bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığı yolundaki iddiasını aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (. HD. 06/01/2014 T. ... ) Davacı yan, iddialarını yazılı delil ile ispat edememiştir. (hatır senedi olduğunu, açığa imza atıldığını, rızası dışında çıktığını, ticari alışverişe avans verildiğini) TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller,tarafların iddia, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın dava başında yatırılan 179,90TL peşin harç ile 2.524,89TL tamamlama harcının toplamı olan 2.704,79‬TL'den mahsubu ile bakiye 2.277,19-TL'nin davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekili olduğunu beyan eden vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/277, K. 2024/445, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-277-e-2024-445-k-c9f458d5886f