İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/917 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/917
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/917 Esas KARAR NO : 2026/666

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ... Ltd. Şti. Türkiye ve bütün dünyada gemi sahiplerinin ihtiyaç duyduğu yedek parça, evrak ve her türlü malzemeyi tedarik ederek gemilere ve/veya müşterilerinin göstereceği herhangi bir yere teslimini gerçekleştiren, yalnızca Türkiye'nin değil dünya çapında da sektörünün öncülerinden olan bir firma olduğunu, Bu kapsamda davacı şirket, gemi sahiplerinin talep ettiği malzemeleri talep edilen mevkiden uçak, gemi, araba ve her türlü ulaşım aracıyla teslim alarak, teslim edilmesi talep edilen yere nakliye hizmetini gerçekleştirdiğini, Davalı tarafla da söz konusu nakliye/navlun hizmeti sebebiyle ticari ilişkisi olmuş, ancak davalı taraf davacı şirkete vermiş olduğu hizmetler dolayısıyla eksik ödeme yaptığını, Bu durum akabinde ise davacı şirketçe davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ancak davalı taraf söz konusu icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini, davacı şirketin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen karşı tarafla uzlaşmaya varılamaması sonucunda da işbu davanın ikame edilmesi zaruri hale gelmiş olup, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptal edilerek, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davalı tarafça davacı şirket ile farklı zamanlarda iletişime geçilerek farklı hizmetler talep edildiğini, arz ve izah edilen hizmetlere ilişkin kesilen faturalar ödenmediğini, davacı şirketin tüm iyi niyet ve sulh içinde konunun çözülmesi yönündeki adımları da davalı şirketin vaatleri yerine getirmemesiyle sonuçlandığını, davalı şirket uzun zamandır ödemesini almak için bekleyen müvekkil şirkete 13.01.2025 tarihinde göndermiş olduğu ödeme takvimi mailinde toplam 32.255,80 USD tutarındaki borcunu ikrar etmiş ve davacı şirkete ödeme takvimini sunduğunu, Bu durum akabinde hukuki sürecin başlatılmamasından önce davacı şirket vekili olarak karşı tarafa göndermiş olduğumuz ihtar mailinin de davalı şirketçe cevapsız bırakılması sonrası müvekkil şirketin haklarını işbu icra takibi ve işbu davayı ikame etmekten başkaca çaresi kalmadığını, bu nedenlerden ötürü fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; Davanın kabulü ile, davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, Davalı tarafından yapılan kötüniyetli itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,Yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı şirket aleyhine yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddiaları tümüyle gerçek dışı olduğunu ve davalının davacıya iddia edildiği gibi vadesi gelmiş ve muaccel hale gelmiş dava konusu olan 1.348.433,67 TL (= 33.905,80 USD) tutarında herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını külliyen reddediyoruz. müvekkil şirketin iddia edilen borcu bulunmadığını, Davacı taraf, soyut iddialarla davalı borçlu olduğunu ileri sürmekte, ancak bu borcun hangi somut hukuki ilişkiye dayandığını, hangi malın teslimi veya hangi hizmetin ifası karşılığında doğduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koyamadığını, İcra takibine dayanak olarak gösterilen belgeler (fatura, vb.), tek taraflı olarak düzenlenmiş olup müvekkil nezdinde bir borç ikrarı niteliği taşımadığını, davalının ticari defter ve kayıtlarında, davacıdan kaynaklanan bu tutarda bir borç kaydı mevcut olmadığını, Bu nedenle, davacının başlattığı icra takibi ve açtığı işbu dava tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davacı taşıyıcı, asli edimi olan taşıma borcunu ağır derecede kusurlu ve ayıplı ifa ettiğini, faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi, varlığı ve tebliği dahi ispat edilemediğini, somut olayda davacı yan, bu şartların hiçbirini yerine getirmediğini, ortada bir sözleşme yoktur, mal teslimi veya hizmet ifası ispatlanmamıştır ve en önemlisi, varlığı dahi şüpheli olan faturanın davalı şirkete tebliğ edildiği kanıtlanamadığını, Bu nedenle, dayanılan fatura soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, davalının kötü niyetli olması da, davaya ve icra takibine konu talep edilebilir bir alacak bulunmadığı gibi ortada likit bir alacak bulunmadığı da açık olduğunu, arz ve izah edilen nedenler fazlaya ilişkin tüm dava, takip, talep, şikayet ve sair haklarının saklı kalması kaydıyla; cevap dilekçesinin kabulüne, zaman aşımı def'imizin kabulü ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine,Usule ilişkin taleplerimiz kabul görmediği takdirde, davanın esasına girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Alacak likit olmadığından ve itirazımızda haklı olduğumuzdan, davacının %20'den az olmamak üzere talep ettiği icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı yanın takibinde ve davasında kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, müvekkilimiz lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı tarafından faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle: Davacı şirketin, davalıya vermiş olduğu lojistik/nakliye hizmetlerine ilişkin düzenlediği faturaların yasal defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedildiği ve bu kayıtların kendi içinde tutarlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça düzenlenen faturaların toplamının 33.905,80 USD olduğu ve bu tutarın davacı cari hesap kayıtlarında davalıdan alacak olarak göründüğü anlaşıldığını, Taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları incelendiğinde, hizmetlerin öncesinde fiyat mutabakatı sağlandığı ve ayrıca 13.01.2025 tarihli mutabakat ile 32.255,80 USD tutarındaki borcun davalı tarafından kabul edildiği, sonrasında düzenlenen 1.650 USD tutarındaki ek fatura ile toplam borcun 33.905,80 USD'ye ulaştığı görüldüğünü, bununla birlikte, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler yerinde incelenememiş olup, davalının adresinde yapılan araştırmada şirketin taşındığı ve kayıtlarına ulaşılamadığı anlaşıldığı, Bu nedenle, borcun öde dayanılarak kesin olarak tespit edilemediğini, davacı kayıtlarına göre davalının 33.905,80 USD tutarında borçlu olduğu, taraflar arasında borcun varlığına ilişkin mutabakat bulunduğu, ancak ödemenin yapılıp yapılmadığının kesin tespiti için davalı defter ve belgelerinin incelenmesinin gerekli olduğu yönünde rapor verilmiştir. Davalı tarafın defterlerini sunması için ihtarlı usulüne uygun davetiyle tebliğine rağmen defterler sunulmadığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davalı tarafın davacı tarafa borçlu olduğunun tespit edilmiştir. Davacının davasında haklı olduğu, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın kabulü ile, davalının .... İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 257.914,00 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 92.111,50 TL karar ve ilam harcından 23.027,88 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 69.083,62 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 23.027,88 TL peşin harcın ve 615,40 TL başvuru harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 22.500,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 206.780,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-4.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/917, K. 2026/666, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-917-e-2026-666-k-7c9be2e97502