İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/810 E. 2026/653 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/810
Karar No
2026/653
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/810 KARAR NO : 2026/653

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında Bankacılık Hizmet Sözlemesi imzalandığını, işbu sözleşemeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya ihtarnameler gönderildiğini, ihtara rağmen borcun üzerine ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, davalı - borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ll. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Banka Alacakları 1.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 90.105,24 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır. Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında; Davalı borçlunun 26.02.2021 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzaladığı, iş bu sözleşmeye istinaden davalıya ... numaralı 17.000,00 TL limitli şirket kredi kartı verildiği ve... numaralı ticari kredili mevduat hesabı açıldığı, kullandırılan kredileri ödenmemesi üzerine davalı adına 12.03.2024 tarihinde kredili mevduat hesabı borcunun ödenmesi için, 14.03.2024 tarihinde hem kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borcunun ödenmesi için ihtarname keşide edildiği, ödeme için 1 gün süre verildiği, 14.03.2024 tarihli ve hem de 20.06.2024 tarihli ihtarname davalının sözleşmede bildirdiği adresine gönderildiği, 14.03.2024 tarihli ihtarname tebliğ edilirken, 20.06.2024 tarihli ihtarname ise 27.06.2024 tarihinde "TANINMIYOR" açıklaması ile iade olduğu, sözleşmede bildirilen adrese yapılan tebligat geçerli sayılacağı için 27.06.2024 iade tarihi esas alınarak ihtarnamede verilen 1 günlük mehil sonunda davalının 01.07.2024 tarihinde temerrüde düştüğü, anlaşılmıştır. Banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. ¸ Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 83.562,333 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır. İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD, ... E, ... K) Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 19.HD, ... E, ... K) Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının ...Banka Alacakları 1.İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 17.215,31 asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek, yine 51.135,66 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 102,42 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle, 17.215,31 TL Asıl alacak, 1.988,50 TL İşlemiş faiz, 101/86 TL BSMV, 51.135,66 TL Asıl alacak, 12.559,86 TL işlemiş faiz, 561,14 TL BSMV olmak üzere toplamda 83.562,33 TL üzerinden takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 16.712,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 5.708,14-TL karar ve ilam harcın peşin alınan 1.538,78-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 4.169,36-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvurma harcı 615,40-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 11.785,00-TL olmak üzere toplam 12.440,00-TL'nin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 11.535,61-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplaan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 4.265,58 TL'sinin davalıdan, 334,42 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16.09.2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/810, K. 2026/653, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-810-e-2026-653-k-a53e9b702f25