Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/128 E. 2026/2190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/128
- Karar No
- 2026/2190
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/167 E., 2025/1588 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/552 E., 2021/404 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davacıya ait işletme müdürlüklerine ilişkin olarak 19.10.2010 tarihli El Bilgisayarı/Endeksör ile (GPRS) Endeks Okuma Hizmet Alım Sözleşmesi ile ek sözleşme imzalandığını, ek sözleşmeler ile sözleşme sürerek uzatıldığını, davacı tarafından şartnameye uygun olarak yerine getirilmiş kaçak ihbar ücretlerinin davalı tarafça ödenmediğini ileri sürülerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 11.800,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 772.887,72 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kısmi dava açamayacağını, davacının ne kadar kaçak ihbarında bulunduğunu ve bunlardan dolayı ne kadar alacaklı olduğunu beyan edip bu miktar üzerinden harcını yatırarak dava açması gerektiği için dava dilekçesinin reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki alacak kalemlerini açıklaması gerektiğini, davacı tarafından yapılan ihbar sonucunda davacı tarafa ödeme yapılabilmesi için müvekkili şirketin gerek işletme müdürlüğü ve gerekse genel müdürlük bünyesinde oluşturduğu kaçak elektrik ekipleri tarafından yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanıldığının tutanağa bağlanması, kaçak elektrik zaptının düzenlenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi sadece ihbar yükümlülükleri olduğu kabul edilse bile ihbar edilme aşamasında teknik şartname ile kabul edilen fotoğraflama, video kaydı ve zimmetle teslim gibi hususların ayrıca yerine getirilmesi gerektiğini, davacı tarafından Teknik Şartnamenin bu hükümlerine uygun yapılan bir ihbarın bulunmadığını, davacının Avcılar Bölgesinde sadece abone olan kişilerin kullandığı elektriği belirleyerek bu kişilerle ilgili işlemleri yerine getirmekle mükellef olduğunu, davacının abone olmayan hiçbir kişinin adresine gitmediğini, abonesiz elektrik kullanımı ile ilgili bir işlem yapmadığını, davacı taraf elemanlarının kaçak elektrik kullanımı konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadığını, davacı tarafından bildirilen her ihbarın kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının icra takibi yapılan abonelerin elektrik kullanımını kaçak elektrik olarak değerlendirmesinin hukuken yerinde olmadığını, davacı tarafından iddia edilen alacağa ilişkin düzenlenen hakediş ödemelerine herhangi ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödemelerin kabul edildiğini, bu nedenle davacının dava konusu alacağa ilişkin talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 19.10.2010 tarihinde 1) Beyoğlu 2010/35 Dosya No, 2) Bakırköy 2010/41 Dosva No ve 3) Sarıyer 2010/38 Dosya No İşletme Müdürlüklerine ait El Bilgisayarı/Endeksör ile (GPRS) Endeks Okuma Hizmet Alım Sözleşmesi ve ek sözleşmelerinin imzalandığı, ek sözleşmeler ile sözleşme sürelerinin uzatıldığı, hizmet alım sözleşmesi gereği davacı şirket tarafından, davalının hüküm ve tasarrufunda bulunan sahada alçak gerilimden beslenen abonelerin el bilgisayar/endeksör vasıtası ile abone adresine gidilerek sayaç endeksinin okunması, fatura düzenlenmesi, faturanın aboneye bırakılması, durum kodunun el bilgisayarına girilmesi, buna ilişkin sayaç ve mühür durumunun incelenmesi, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespit edilmesi, abone kayıtlarının güncellenmesi ile bu bilgilerin İdare bilgisayarına GPRS üzerinden aktarılması veya Offline olarak kaydedilerek sonradan aktarılarak faturaya dönüştürülmesi işlemlerinin yapıldığı, Teknik Şartnamenin 3.1 no'lu maddesi gereği, ..., davacının bildirdiği kaçak ihbarlarını EPMHY'nin 13.a. maddesine göre değerlendirerek, kaçak elektrik tüketildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak doğru bulguya sahip olanlar hakkında kaçak tespit süreci başlattığı, bu sürecin sonunda kaçak elektrik kullanıldığını tespit ederek Teknik Şartnamenin 3.1. maddesine göre tahakkuk yaptığı ve tahakkuk bedelini davacıya ödediği, bunun dışındaki kaçak ihbarları hakkında ise doğru bulgu ve belgelere rastlanılmadığından tahakkuka bağlanmadığı, Teknik Şartnamelerin 3.1 no'lu maddesi gereğince bu ihbarlara ilişkin hizmet bedellerinin davacıya ödenmediği, ödemesi yapılmayanlar arasında davacı tarafın dava konusu ettiği "Tahakkuk Yok, Faturalandırılamadı" bildirimlerinin bulunduğu, davacının ana hizmet bedeli kapsamında sayılan "THK Yok / Faturalandırılamadı (davalı takip - abone borçlu)" kaçak ihbarlarını yaparak edimini yerine getirdiği, dava konusu olan kaçak ihbarları için davalı Sözleşmenin 17. maddesi uyarınca ceza uygulanmadığından yapılan ihbarların doğru olduğu kabul edilerek davacı tarafın kaçak ihbarlarındaki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 772.887,72 TL'nin 11.800,00 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye 761.087,72 TL'lik kısmına 16.02.2018 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ihale neticesinde yazılı sözleşme düzenlendiği ve sözleşmenin içeriği ve ekleri ile maddeleri hakkında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Sözleşmenin 9.1. bendinde ihale dokümanının sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı ancak sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki ya da farklılık olması halinde ihale dökümanında yer alan hükümlerin esas alınacağının belirtildiği, Sözleşmenin 9.2. bendinde ise ihale dökümanları arasında, Hizmet İşleri Genel Şartnamesine de yer verildiği, bu durumda şartnamenin sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu ve yükleniciyi bağlayacağı, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde hakediş ödemelerine itiraz usulünün düzenlendiği, bu kapsamda davacı yüklenicinin hakediş raporlarına herhangi bir itirazda bulunmadığı, hakediş bedellerini herhangi bir ihtirazı kayıt koymaksızın tahsil ettiği, bu durumda hakedişe herhangi bir itirazı olmayan davacı tarafın dava konusu alacak talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesinin Danıştay tarafından iptaline karar verilmesi sebebiyle uygulanamayacağını, iptal kararının geçmişe etkili şekilde uygulanması gerektiğini, ilgili 42. maddede yer alan düzenlemenin 6100 sayılı HMK'nın 193/2 maddesindeki tarafların ispat hakkını ortadan kaldıracak şekilde delil sözleşmesinin yapılamayacağına ilişkin yasal hükmüne de aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.