Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/377 E. 2026/2188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/377
- Karar No
- 2026/2188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1944 E., 2025/1270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/471 E., 2024/427 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Diyarbakır ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 164 ada, 5 parsel sayılı arsa üzerinde inşa edilecek 1 60... brüt alana sahip inşaat halindeki daireyi 06.06.2014 tarihli satış sözleşmesi ile davalı yüklenici ...'tan satın alarak 140.000,00 TL satış bedelini ödediğini, 2020 yılından beri dava konusu olan dairede ikamet ettiğini, bu hususun doğal gaz, elektrik abonelikleri ve tanıklarla sabit olduğunu, davalı ...'in Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/497 Esas sayılı dosyası ile müdahalenin meni ve ecrimisil davası açtığını, davalının gerçekte malik olmadığını, kötü niyetli hareket ettiğini, bahse konu davada dava konusu taşınmazı ağabeyi ...'tan satın aldığını iddia ettiğini, muvazaalı işlemle tapunun devredildiğini, davalı yüklenici ile davalı ...'in kuzen olduklarını belirterek, davalı ... adına kayıtlı Diyarbakır ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 164 ada, 5 parsel sayılı 9. Kat 27 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmede dava konusu taşınmazdan başka bir taşınmazın satışının yapıldığını, taşınmazı 16.06.2021 tarihinde tapuda devraldığını, bahse konu bağımsız bölümün uzunca bir süredir, izni ve rızası olmadan haksız şekilde davacı tarafından işgal edildiğini, ikazlara ve ihtarnameye rağmen davacının taşınmazdaki işgalinin sona ermediğini, davacının aynı apartmanda bulunan başkaca bir daireyi satın almak için yüklenici ile anlaştıklarını, çeşitli sebeplerle satın aldıkları daireye yerleştirilmeyen davacının, yüklenici tarafından geçici süreliğine önce 4. kattaki bir daireye yerleştirildiğini, akabinde 8. kata yerleştirildiğini, sonra yüklenici tarafından geçici olarak maliki olduğu dava konusu 27 nolu bağımsız bölüme yerleştirildiğini, bu durumun geçici olduğunu, davacının yüklenici ile yaptığı satış sözleşmesinin kendisi açısından hukuken sonuç doğurmayacağını, taşınmazı usulüne uygun olarak önceki malikinden bedelini ödemek suretiyle satın aldığını ve tapuda devir işleminin gerçekleştiğini, davacının iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, taşınmazın satış ve devir işlemlerinin usulüne uygun şekilde yapıldığını, taşınmazın bedelinin büyük kısmı banka üzerinden olmak üzere tamamının ödendiğini, davacının iddia ettiğinin aksine hiçbir şekilde muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı yüklenici ... ile davacı arasında 06.06.2014 tarihli satış sözleşmesinin düzenlendiği, davacının bu sözlemeye dayanarak hak talebinde bulunduğu, davalı ...'ın sunduğu 13.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu 9. kat 27 numaralı daireyi davacıya sattığını, alacağı bulunmadığını, davalı ...'in amcasının kızı olduğunu beyan ettiği, davalı ... ya da ... ile davalı yüklenici ... arasında düzenlenmiş bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.1991 tarihli ve 1990/14-632 Esas, 1991/41 sayılı kararında da kadimlik ilkesine göre şahsi hakların yarışması halinde yükleniciden ilk temlik alanın şahsi hakkının geçerli olacağından davacının şahsi hakkına öncelik tanınması gerektiği, dava konusu taşınmazın davacıya fiilen teslim edildiği, davacının ailesi ile ikamet ettiği, elektrik, su, doğalgaz aboneliği aldığı, davalı ... ile davalı yüklenici ... arasında akrabalık bulunması nedeniyle muvazaalı devir işlemi yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Diyarbakır ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 164 Ada, 5 Parsel 9. kat 27 bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup, 6100 sayılı HMK' nın 305/A maddesi gereği davacı vekilinin davalı ... hakkında açılan davası hakkında sevhen karar verilmediği, her ne kadar davacı taraf davalı ...'a karşı tapu iptali ve tescil davası açmış ise de davalı ...'ın yüklenici olduğu, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek hüküm tamamlanmıştır.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; satış işleminde muvazaa olmadığını, taşınmazı kardeşi ...'ın teşvik ve yardımıyla inşaatın arsa sahibi olan ...'in vekalet vermesiyle ...'dan satın aldığını, eşinin cezaevinde olması ve kardeşinin de ...'ı tanıması sebebiyle satış bedelini kardeşi ...'ın hesabına aktardığını, tapu devrinin usul ve yasaya uyun olarak yapıldığını, tapu kayıtlarına güvenerek ve satış bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığından iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı ile yüklenici arasındaki satış sözleşmesinin başka bir taşınmaz için akdedildiğini, dava konusu taşınmazın sözleşmede yer almadığını, tapu kayıtlarında da şerh olmadığını, 2020 yılından beri tasarrufunda bulunduğunu, eşinin cezaevinde olması sebebiyle yüklenicinin yönlendirmesiyle taşınmazı kiraya verdiğini, tapu işlemlerinin yapılamadığını, kira bedeline ilişkin sunulan dekontların mahkemece değerlendirilmediğini, birkaç aylık kira ödemesinden sonra yükleniciye ulaşamadıklarını, taşınmaza gittiklerinde ise başkalarının ikamet ettiğini gördüklerini, davalı lehine olan delillerin aleyhine değerlendirildiğini, bilirkişinin hesap raporlarında da davalının taşınmazı muvazaaya konu edilebilecek bedelin altında satın almadığının, müvekkilin akrabası olan ...'ın davalıyı mağdur ettiğinin, davacının başka taşınmaz üzerinde anlaşma sağladığının geçici olarak davalının dairesine yerleştirildiği için davaya konu taşınmaz üzerinde yarışan şahsi hakların varlığının söz konusu olamayacağının, davalının dairesinin yüklenici tarafından davacıya kiraya verildiğinin belirtildiğini, davalının özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden harici sözleşme ile temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.