Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/261 E. 2026/2189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/261
Karar No
2026/2189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1474 E., 2025/1481 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/358 E., 2024/220 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı idare arasında 11.04.2022 tarihinde şoförlü araç kiralanmasına ilişkin hizmet alımı sözleşmesi yapıldığını,12.04.2022 tarihinde işe başlandığını, hizmet dönemi için üst üste iki defa asgari ücrette artış uygulandığını, bu artışların davacıya maliyetinin arttığını, 06.03.2023 tarihinde davacı idareye fiyat farkı hususunda başvuru yapıldığını, davalı idarenin sözleşme ve ilgili mevzuat hükümlerine göre asgari ücret artışından kaynaklı fiyat farkı verilemeyeceğini bildirdiğini, sözleşme gereği fiyat farkı ödenmeyeceği kararlaştırılmışsa da sözleşmenin 14.2. maddesinde mücbir sebep halinde fiyat farkı verileceğinin düzenlendiğini, asgari ücret fiyat farkının kamu düzeni gereği ödenmesi gerektiğini, 13.05.2022 tarih ve 31834 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 6. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar ile artırımlı fiyat farkına ilişkin yüklenici firmalara ödeme yapıldığını, asgari ücret, SGK ve eklerinde oluşan artış ve maliyetler beklenmeyen şekilde davacının masraflarında artışlara sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2022 yılı Temmuz ayından itibaren asgari ücret artışları ile artışlarla oluşan SGK primi ve diğer maliyetler kapsamında fiyat farkı, ek fiyat farkı alacağı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.04.2022 tarihli birim fiyatlı hizmet alım sözleşmesi kapsamında işi 11.04.2023 tarihinde bitirdiğini, davacı tarafından 06.03.2023 tarihli dilekçe ile 4735 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi gerekçe gösterilerek dava haricinde ek fiyat farkı talebinde bulunulduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 6. maddesinin yürürlüğe girdiği 15.04.2022 tarihi itibarıyla devam eden sözleşmelerde uygulama alanı bulacağını, 4735 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar ile Ek Fiyat Farkına İlişkin Uygulama Esasları'nın 11/1. maddesinde esasların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde idareye yazılı başvurma şartı getirildiğini, davacının 9 ay sonra başvuruda bulunduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, fiyat farkı talebinin ihale sözleşmesine ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu işin bitirildiğini, ek fiyat farkı talebinin 4735 sayılı Kanununun geçici 6. maddesine ve 4735 sayılı Kanununun geçici 6. maddesinin uygulanmasına ilişkin esaslara ilişkin şartlara aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 14. maddesi ile İdari Şartnamenin 25... . maddesine göre yükleniciye fiyat farkı ödenmeyeceğinin belirtildiği, Anayasa'nın 48. maddesi ve TBK'nın 19. maddesi gereğince akit serbestisi bulunduğu, kanunda belirlenen sınırlamalar içinde kalmak koşulu ile tarafların istedikleri konularda, istediği koşullarda sözleşme yapabilecekleri, bu sözleşme koşullarının tarafları bağlayacağı, somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin sözleşme hükmünün de tarafları bağlayıcı olduğu, nedenle davacı tarafın fiyat farkı talebinde bulanamayacağı, ayrıca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 6. maddesinde belirtilen şartların da oluşmadığı, davacı taraf her ne kadar asgari ücret artışının mücbir sebep olduğunu iddia etmiş ise de bu durumun mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, tacir olan davacının kâr amacı güttüğü kadar, zarar riskini de göz önünde bulundurması gerektiği, davacının zarara uğramaması için kamuya külfet yüklenemeyeceği, sözleşme kapsamında sadece hizmet alımı söz konusu olmayıp davacının asgari ücret ödemeden şoförsüz araç kiralama işlemleri de yaptığı sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmede davacı edimlerinin bir kısmını oluşturan şoförsüz kiralama kapsamında davacının asgari ücret artışından etkilenmediği hususu da nazara alındığında iddia edildiği gibi asgari ücret artışının davacının öngörülmeyecek zararlara uğramasına sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme süresince asgari ücrette iki kez artış olduğunu, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle fiyat farkının ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın kamu gücünü haiz olması sebebiyle sözleşmenin imzalanması aşamasında ayrıcalıklı olduğunu, tarafların eşitliğinden bahsedilemeyeceğini, basiretli tacir olan davacı açısından asgari ücrette iki kez artış yapılmasının öngörülemeyen, mücbir sebep olduğunu, savaş ve ekonomik dalgalanmaların da asgari ücrette artışa sebep olduğunu, asgari ücrette meydana gelen artışların 2022 yılı Temmuz ayı ve 2023 yılı Ocak ayında gerçekleştiğini, 4735 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinin yürürlük tarihine göre 15.04.2022 tarihinde asgari ücret artışı meydana gelmediğinden 30 gün içinde başvuru yapılmasına da gerek olmadığını, taraflarınca 14.09.2022 tarihinde idareye yazılı başvuru yapılmasına rağmen fiyat farkının ödenmediğini, bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda sözleşme devam ederken meydana gelen asgari ücret artışlarına ilişkin inceleme yapılmadığı gibi asgari ücrette ve ekleri olan sigorta primlerinde artışların mücbir sebep kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, davalının aşırı ifâ güçlüğüne düştüğünü beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacının 4735 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesine ilişkin esasların 11.1 maddesinde belirlenen sürede başvuruda bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/261, K. 2026/2189, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-261-e-2026-2189-k-43d060ea5fe5