İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/80 E. 2026/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/80
Karar No
2026/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/80 Esas KARAR NO : 2026/739

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Bilgi Bilişim Teknolojileri Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi (kısaca “...” veya “müvekkil şirket” olarak ifade edilecektir) hisselerinin tamamı ... SG Ptr.Ltd. (kısaca “...” olarak ifade edilecektir) unvanlı ve Singapur Kanunlarına istinaden kurulmuş bir sermaye şirketine ait olduğunu, davacı müvekkili şirket ile ... arasında hakim şirket - bağlı şirket ilişkisi bulunduğunu, davalı ... de *...’ın* ortağı ve ...’su yani Müşteri İlişkileri Yöneticisi olduğunu, ...'in, davalı ... ve diğer ortaklarınca kurulmuş, müşterilerine yapay zeka tabanlı web hizmetleri sunmakta olan bir yazılım şirketi olup; günümüz itibariyle 25 ülkede faaliyet gösteren çok uluslu bir şirket ve bilinir bir marka haline geldiğini, global ölçekte faaliyet gösteren ...’ın bağlı şirketi niteliğinde olan davacı müvekkili şirket ..., ... yönünden oldukça önemseneen Türkiye pazarındaki tüm satış ve pazarlama süreçlerini yürüttüğünü, ...'in, hizmetin ve markanın adı olduğunu, bu nedenle de davacı müvekkili şirket *... Türkiye* olarak anıldığını, ...’ın ve iştriraki niteliğinde olan davacı müvekkili şirket ...’un temel iştigal konusu aynı olduğunu, Temel iştital konusu; şirket ve markaların dijital ortamda kullanıcılarıyla kurdukları etkileşimleri analiz eden, bu etkileşimleri veri temelli olarak yöneten ve kişiye özel dijital deneyimler oluşturulmasını sağlayan yazılım çözümleri geliştirdiğini, şirketin, bu kapsamda yapay zekâ ve veri analitiği temelli yazılım ürünleri sunduğunu, davalı ..., 2020 yılından itibaren çeşitli zamanlarda ... nezdindeki hisselerini satmak ve ortaklıktan ayrılmak istediğini dile getirmiş ise de süreç içerisinde bu girişimi bağlı olduğu sözleşmeler ve bu sözleşmelerin tabi olduğu şartlar nedeniyle sonuçsuz kaldığını, davalı ..., ... ve davacı müvekkili ...’a karşı ortaklığın doğası gereği uyması gereken temel yükümlülükleri etkisiz kılmak amacıyla gizli ortaklıklar kurduğunu, ...'in kurucusu, hissedarı ve davacı müvekkili ...’un bu meyanda ...’su yani Müşteri İlişkileri Yöneticisi olan davalı, süreç içerisinde global anlamda üstelendiği görevler neticesinde sahibi olduğu stratejik öneme sahip tüm ticari sırları gizli ortakları ve üçüncü kişilere yaymış ve bu surette gerek ... gerekse de davacı müvekkil ...’un müşteri ve gelir kaybına sebebiyet verdiğini, ...'ın hissedarları ile davacı müvekkili hissedar ve çalışanlarına yönelik sistematik baskı ve yıldırma politikası yürüttüğünü, ...’ın Singapur yasaları çerçevesinde kurulan ve faaliyet gösteren bir şirket olması sebebiyle hukukun araçsallaştırılması suretiyle hissedarı olduğu şirket aleyhine çeşitli hukuki başvurular ve hukuki süreçler işlettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri sebebiyle davalı aleyhine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile şimdilik 500.000-TL Manevi Tazminat ile 1.000.000-TL Maddi Tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Müvekkili, davacı şirket işverenliğinde ... olarak çalışmaya başlamış olup çeşitli terfiler aldıktan sonra en son ... pozisyonunda çalıştığını, davacı ile müvekkili arasındaki ilişki işçi-işveren ilişkisi olup müvekkilinin davacı şirketin kurucu ortağı olduğu iddiası doğru olmadığını, davalı müvekkili imzalamış olduğu iş sözleşmesi ile görevinin ifası sırasında işverenin yasalara uygun olan tüm talimatlarına uymuş, iş sözleşmesi kapsamındaki görevlerini ifa ederken elinden gelen tüm çabayı sarf ettiğini, müvekkilinin, bu davanın konusundan bağımsız olarak davacı şirkette çalıştığı dönem boyunca uğradığı mobbing ve şirket uhdesinde mevcut belirli alacakların tahsili amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin iş ilişkisinden doğan bir dava açacağını öngören davacı şirketin, müvekkilinin hakkını aramasından rahatsız olmuş ve olası bir dava ikamesini önlemek amacıyla önce davranarak işbu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin iş ilişkisinden doğan hisse opsiyonu doğrultusunda haklarını vaat edilmesi ve fakat bunun ifa edilmemesi ve sair işçilik alacaklarının ödenmemesi neticesinde müvekkili ile davacı şirket arasındaki iş ilişkisi sona erdiğini, söz konusu feshin ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 03.10.2025 tarihli ihtarnamesiyle yapıldığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından haksız fiil ve haksız rekabette bulunduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu görüldü. Dava dilekçesi,cevap dilekçesi,davacının SGK dökümleri,dosyaya sunulu belgeler ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Dava konusu uyuşmazlığın kaynağının taraflar arasındaki iş sözleşmesinden ve davalının Yönetici sıfatıyla görev yaptığı döneme ilişkin fiilerinden kaynaklandığı Davalının işçilik alacaklarının tahsili için ....İş Mahkemesinin 2026/... E. Sayılı dosyasıyla davacı aleyhine dava açtığı, Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan davalarda iş mahkemeleri görevli olduğu,görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilebileceğinden mahkememizin görevli olmaması sebebiyle, davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, 5-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/10/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/80, K. 2026/739, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-80-e-2026-739-k-dd106e8dcacb