İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/682 E. 2026/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/682
- Karar No
- 2026/645
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/682 Esas - 2026/645 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/682 Esas KARAR NO : 2026/645
...
DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2026 KARAR TARİHİ : 07/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maliki olduğu .. plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde genişletilmiş elektrikli araç kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkiline ait aracın 26.11.2024 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasar bedelinin karşılanmasına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, hasarın aracın onarımı yetkili servis .... Tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından malzeme ve işçilik bedeli olarak 840.215,40 TL ödeme yapıldığını, hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 672.172,31 TL ödeme yapıldığını, bakiye 168.043,09 TL 'nin ödenmediğini, müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek 168.043,09 TL tutar4ındaki alacağın temerrüt tarihi olan 14.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkemenin ...olduğunu, dava konusu talebin kasko poliçesine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dosyanın yetkili ve görevli... gönderilmesini, esasa ilişkin olarak ise; müvekkili şirket tarafından dava konusu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu hasar tazminatı ödendiğini, bakiye tazminat bedeli bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, davacı tarafın faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Fatura örneği. 3. Ödeme dekontu örneği. 4. Hasar dosyası. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (Ayhan, ...). 28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağı; 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davacı yana ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında bakiye hasar bedelinin tahsili istediği görülmüştür. Dosyaya sunulan poliçenin tetkikinde, kasko sigorta poliçesi olduğu, sigortalısının davacı olduğu, sigorta konusu aracın kullanım şeklinin özel otomobil olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan dava konusu aracın davacıya ait olduğu ve davalı sigorta şirketince kasko poliçesi ile sigortalandığı sabittir. Davacı, davalı ile imzaladığı poliçe kapsamında eksik ödenen hasar bedelinin talep edildiği, taraflar arasında kurulan kasko sigorta sözleşmesi tüketici işlemi niteliğinde olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olan ve ticari amacı olmayan davacı, tüketici konumunda olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle, davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli ... gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
V-HÜKÜM 1-Davanın, Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile HMK m. 114/1-c ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin, ... olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan ... GÖNDERİLMESİNE, 4-İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/09/2026
...