İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/720 E. 2026/644 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/720
- Karar No
- 2026/644
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/720 Esas - 2026/644 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/720 Esas KARAR NO : 2026/644
...
DAVA : Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2026 KARAR TARİHİ : 04/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Finansal Kiralama Konu Malın İadesi" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Banka tarafından tanınan kredi limiti çerçevesinde imzalanan ... ve eki belgelerde yazılı mal davalı şirkete kiralandığını, kiracı/borçlu şirketin, işbu sözleşmeye konu borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine, Müvekkili Banka tarafından ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih ihbarında bulunularak borçların ödenmesi için yasa ve sözleşme muvacehesinde süre verilmişse de ihtarnameye rağmen borçlar/kira bedelleri ödenmediği gibi .... gereği mülkiyeti Müvekkil Banka’ya ait olduğu tartışmasız olan finansal kiralama konusu malın müvekkiline teslim edilmediğini, davalı’nın kira bedellerini yasa ve sözleşme gereği ve üstelik keşide edilen ihtarnameye rağmen zamanında ve halen dahi ödememesi, yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı diğer eylem ve işlemleri nedeni ile sona eren sözleşmelerin feshinin tespiti için dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin Müvekkil Banka tarafından haklı olarak feshedildiğinin ve malın malikinin müvekkil banka olduğunun tespit edilerek tarafımıza iadesine ve teslimine, ancak işbu davada esas hakkında karar verilmeden önce müvekkil bankanın mal üzerinde tasarruf etme imkanını sağlamak bakımından aşağıda belirtilen taleplerimiz hususunda ara karar verilmesini, 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu’nun 31/3.maddesinin ‘…mahkemeye malın rayiç değeri kadar teminat yatırmak suretiyle mal üzerinde tasarruf edebilir.‘ hükmü gereğince malın bulunduğu adreste keşif ve inceleme yapılarak malın rayiç değerinin tespit edilmesini; akabinde sayın mahkemenizce yatırmamız gereken teminat hususunda ara karar verilerek mal üzerinde tasarruf etme hakkımızı kullanabilmemize izin verilmesini; ayrıca malın rayiç değeri üzerinden harç tamamlamak üzere tarafımıza süre verilmesini, müvekkil banka’nın olası zararları da dikkate alınarak müvekkil banka’ya yediemin sıfatıyla teslimi şeklinde ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile ihtiyatî tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Dava dilekçesi tebliğe çıkarılmamıştır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1-Finansal kiralama s özleşmesi örneği, 2-Finansal Kiralama sözleşmesine konu malın ilişkin fatura. 3-İhtarname, III- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, finansal kiralama sözlemesine konu malın iadesi ve teslimine karar verilmesi ve mal üzerindeki tasrraf etme hakkının kullanılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yetki kuralları 5 ila 19. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 5 ve 6. maddelerinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup genel yetki kuralları dışında genel yetkiyi kaldırmayan özel yetkili mahkemeler de kabul edilmiştir (HMK m. 8, 10, 16, 11/2-3, 14/1, 15/1). Kural olarak özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmamaktadır. Buna karşın Kanun’un ifadesinden, Kanun’da belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralları kesin yetki kuralıdır. Kesin yetki olarak tek bir mahkeme öngörülmüş olabileceği gibi birden fazla mahkeme de öngörülmüş olabilir. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir, başka yerde açılamaz (... maddesinde tarafları tacir veya kamu tüzel kişisi olanlar bakımından yetki sözleşmesi yapılmasına cevaz verilmiştir. Yetki sözleşmesi ile taraflar aslında yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getirebilirler. Tarafların serbestçe üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılması mümkün değildir. HMK'nin "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir. HMK’nin 17. maddesi ile 1086 sayılı HUMK'nın 22. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkanı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hali anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada üzerinde durulması gereken önemli husus ise münhasır yetki kuralı ile kesin yetkinin aynı sonuçları doğurmayacağıdır. Kanun’da açıkça “kesin” yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hale gelmesi ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK m. 18/I). Yetki itirazının ileri sürülmesi ise HMK’nin 19. maddesinde düzenlenmiş olup yetkinin kesin olduğu davalarda taraflar bu yetki itirazını davanın her aşamasında ileri sürebilecekleri gibi, mahkeme de davanın her aşamasında bu durumu kendiliğinden gözetmelidir. Bunun dışındaki hallerde yetki itirazı, cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmektedir. Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı, daha sonra ileri sürülemez, mahkemece dikkate alınamaz ve dava yetkisiz mahkemede görülmeye devam edilir. Davacı ile davalı arasında imzalanan 03.11.2023 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin 29. "Yetkili Mahkeme, İcra Daireleri/Dava ve İcra Giderleri" başlıklı maddesinde, taraflar arasında bu sözlemeden doğabilecek tüm uyuşmazlıkların çözümü, ... (...) mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu olduğunun düzenlendiği ve davalının da sözkonusu sözleşmeyi imzalamış olduğu görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinde, İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağının düzenlendiği; bu halde uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin, ... olduğu anlaşıldığından, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili ... gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. V-HÜKÜM 1-Dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE 4-İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, 5-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderleri hususunun yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/09/2026
...