İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/654 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/654
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/654 Esas - 2026/641 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/654 Esas KARAR NO : 2026/641
...
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 21/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 02/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı .. dava dilekçesinde özetle;davalı ile dört yıl önce boşandıklarını, mahkemede herhangi bir borç ve alacak kalmadığını kabul ettiğini, davalının geliri olmadığı için boşanma sonrası kendisiyle yaşamaya devam ettiğini, evliliklerinden 4,5 yaşında bir çocukları olduğunu, davalının evde kalabilmek amacıyla çocuğu alıp evden gitmekle tehdit ettiğini, 2 - 3 kere çocuğu alıp evden giderek senet imzalattığını, davalı tarafın kendisini adına ev vermesi için köşeye sıkıştırmaya çalıştığını, senetin icraya konulması tarihine kadar evin tüm giderleri, faturaları, ev eşyaları, kredi kartı borçları ve alışverişlerin kendisinin karşıladığını, iş yerinin faaliyette olup banka hesaplarının bloke edilmesi nedeniyle işlerinin sekteye uğramış olduğunu, çocuğu ve kendisinin geçimini sağlamayamadığını, davalı tarafın kambiyo senetlerine mahsus yol ile ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibinin haksız olduğunu, belirterek icra takibinin durdurulmasını, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu senedi baskı ve tehdit altında imzaladığını iddia ettiğini fakat bu hususun gerçekleşme ihtimalinde dahi irade bozukluğunun giderilmesine yönelik açılacak olan davada hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline olan borçlarına karşılık olarak .... Sayılı icra takibine konu senet davacı tarafından düzenlenerek verildiğini, bu anlamda müvekkilinin müşterek çocuğunu bir tehdit unsuru olarak gösterip davacı üzerinde baskı kurma veyahut zorla senet imzalatma amacı bulunmadığını, davacı tarafın tamamen kendi istek ve doğrultusu kapsamında müvekkiline yönelik borçları karşılığı olarak senedi keşide ettiğini davacı tarafça, bir kısım ödeme dekontları sunulduğunu fakat takibe konu senet ile ilgili olarak müvekkiline yapılmış bir ödeme söz konusu olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, ... sayılı takip dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve iptali istemine ilişkindi. ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından davacı... aleyhine 17/11/2024 tanzim tarihli 01/07/2025 vade tarihli 4.000.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 4.000.000,00 TL asıl alacak, 531.041,10 TL işlemiş faiz, 12.000,00 TL komisyon olmak üzere toplam 4.543.041,10 TL'nin tahsili için 21.10.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dosya ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzii edilmiştir. Davalı ... 21/08/2026 tarihli dilekçesi ile; dava konusu 17/11.2024 düzenleme tarihli, 01/07/2025 ödeme günlü ve 4.000.000,00 TL bedelli senet, davacı tarafından verildiğini, davacının gerçek bir borcunun karşılığı olmadığını, senedin teminat amacıyla verildiğini, davacının senet nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının açmış olduğu davaya itirazlarının bulunmadığını, dava konusu talebi kabul ettiğini, davacı tarafından herhangi bir alacak, maddi ve manevi tazminat, faiz veya başka bir ödeme taleplerinin bulunmadığını, uyuşmazlığın tamamen sona erdirilmesi ve dosyanın en kısa sürede karara bağlanmasını talep etmiştir. Davacı vekili 21.08.2026 tarihli dilekçesi ile; davalı taraftan herhangi bir alacak, maddi ve manevi tazminat, faiz yada başka bir ödeme talebinin bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, uyuşmazlığın sona erdirilmesini ve dosyanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını talep etmiştir. Davayı kabul; davaya son veren taraf işlemlerindendir. HMK 308 madde hükmünde" Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık para alacağından kaynaklanmakta olup, davanın niteliğine göre taraflar dava konusu üzerinde serbest iradeleri ile tasarruf etme hakkına sahiptirler. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, davalı tarafın davayı kabul etmesini içerir beyan dilekçesi, davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirir beyan dilekçesi ve tüm dosya içeriğine göre; HMK'nın 308. maddesine göre kabul, davacının talep sonucunu davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Davalının kabul beyanı, HMK'nın 309. maddesinde belirlenen şartlara uygun olup HMK'nın 311. maddesi uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiştir. Anlatılan nedenlerle, HÜKÜM : 1-Davalının kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne, davacının, ... esas sayılı takibine konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, 2-Davalı, ön inceleme aşamasından önce davayı kabul ettiğinden; 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 22 uyarınca; karar ve ilam harcının 1/3 oranında hesaplanan alınması gerekli 91.080,00- TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile arta kalan 90.464,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların beyanları doğrultusunda, yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/09/2026
...