İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/480 E. 2026/927 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/480
Karar No
2026/927
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/480 Esas KARAR NO : 2026/927

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.02.2024 tarihinde ... marka otomobil satın aldığını, davacının aracı ikinci el olarak satın aldığını, aracın satın alındığı tarihte aracın garantisinin devam ettiğini ve trafiğe çıkalı 14 aylık bir sürenin geçtiğini, aracın Türkiye satıcısının ... Ticaret ve Hizmetler Anonim Şirketi, aracın satın alındığı bayinin ise ... Motorlu Araçlar Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi olduğunu, davacının aracını kullanırken aracın motorunda arıza meydana geldiğini, davacının aracı yetkili servise götürdüğünü, servis tarafından aracın motorunun fabrika çıkışı sorunlu olduğunun tespit edildiğini, aracın motorunun bedel talep edilmeksizin değiştirildiğini, motor değişimi sebebiyle aracın %15 değer kaybı yaşadığını, davacının aracındaki değer kaybının tazmini için davalılar aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşma sağlanamadığını beyanla, davacının aracında gerçekleştirilen motor değişiminden kaynaklı meydana gelen değer kaybı için 149.100,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü süre, zamanaşımı ve görev itirazlarının bulunduğunu, araçta meydana gelen sorunun onarımla giderilmiş olduğunu, sorunun araçta değer kaybına yol açmasının mümkün olmadığını, aracın davalı şirket servisleri dışında başka servislerde de onarım gördüğünü, ayıbın tüketici kullanımı ya da hizmet kaynaklı olmasına göre davalıların sorumluluğunun değişeceğini beyanla, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı Mercedes vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp veya arıza bulunmadığını, 08.01.2025 tarihinde aracın rölantide ve seyir halinde pervane sürtmesi gibi bir ses gelmesi şikayetiyle servise geldiğini, servisteki teknik incelemeler sonucunda aracın motor değişimine karar verildiğini, davacının işleme onay vermesiyle aracın motorunun değiştiğini, aracın davacıya teslim edildiğini, davacı aracı ikinci el olarak satın aldığından aracın birden fazla kullanıcısı olduğu, bu sebeple arızanın imalattan kaynaklanmasının mümkün olmadığını, yetkili servis tarafından yapılan işlemlerin aracın değerini artırdığını, davacının onarım seçimlik hakkını kullanarak seçimlik haklarını tükettiğini, davaya konu değer kaybı talebini ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla, davanın usulden, esastan ve davalı şirket bakımından pasif husumet yokluğundan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; araçtaki değer kaybına ilişkin ayıplı mal davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. Eldeki davanın temeli haksız fiile dayalı olup, mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olması gerekir. Bu açıklamalardan sonra eldeki dava bakımından durum değerlendirildiğinde; taraflar arasında araca ilişkin ticari ilişki bulunmadığı gibi, dava davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava da değildir. Olay haksız fiile dayalı tazminat istemidir. Dava konusu aracın kayıtlarında hususi araç olduğu, davacının tacir olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belde bulunmadığı anlaşılmakla, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için iki tarafın tacir olmasının yanısıra ticari işletmesi ile ilgili olması ya da aracın ticari faaliyette sevk edilen araç olması gerekmekte olup bu durumda, mutlak ya da nispi ticari dava şartları oluştuğndan bahsedilemez. Eldeki davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. (... BAM 6. HD'nin 2023/3401 E. 2023/2547 K. sayılı kararı)Bu nedenle uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu göz önüne alınarak, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 5-HMK'nın 20. maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/11/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/480, K. 2026/927, T. 02.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-480-e-2026-927-k-d743b4889d6f