İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1861 E. 2026/744 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1861
Karar No
2026/744
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1861 Esas KARAR NO : 2026/744

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 12/02/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 12/02/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ticari faaliyetleri kapsamında araç işletmekte olduğunu, mülkiyetinde bulunan ...plakalı araç, 13.04.2024 tarihinde ... Caddesi üzerinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında zarar gördüğünü, kazaya, davalı şirketin işleteni olduğu ve davalı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın sebebiyet verdiği, kaza tespit tutanağı, olay krokisi ve fotoğraflarla sabit olduğunu, trafik kazası sonucunda davacının aracı yalnızca fiziki olarak hasarlanmamış aynı zamanda ikinci el piyasasında değer kaybına uğradığını, kazaya karışmış olması nedeniyle piyasa değerinde düşüş meydana geldiğini, kazaya bağlı olarak aracın uzun süre serviste kaldığını, bu süre boyunca davacı şirket aracının fiilen kullanamadığını, ticari faaliyetleri sekteye uğradığını, araç mahrumiyeti zararını doğurduğunu belirterek davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazmini amacıyla şimdilik 20,00 TL üzerinden belirsiz alacak olarak açılan işbu davanın kabulü ile belirlenecek gerçek tutarı üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... 10/03/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığını, yerel mahkemece, dava hakkında esasa girmeden, zamanaşımına uğrayan ve hak düşürücü sürelerde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olması durumunda belirsiz alacak davasının açılamayacağı yerleşik Yargıtay kararlarıyla kesinleştiğini, husumet itirazı olduğunu, husumetin ilgili kişi ve kurumlara yöneltilmesi gerekirken ,şahsına yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, olay günü aracıyla park yerinden kontrollü şekilde çıkış yaparken arkadan gelen davacıya ait araç sol çamurluk kısmına çarpıldığını, herhangi bir şekilde davacı aracına çarpma durumu olmadığını, davacı tarafın dikkat ve özeni göstermeyerek aracının sol çamurluk kısmına çarptığını, davacının kendi aracında oluşan çizik nedeniyle tarafına sorumluluk yüklemeye çalıştığını, Trafik kuralları gereği araç kullanan sürücülerin hızlarını yol ve çevre şartlarına göre ayarlaması ve önlerindeki aracı kontrol ederek ilerlemesi gerektiğini, davacı araç sürücüsünün bu yükümlülüğe aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü araç değer kaybı talebinin dayanaksız olduğunu, iddia edilen hasarın niteliği aracın yaşı ,kilometresi ve önceki hasar kayıtları dikkate alınmadan değer kaybı talebinde bulunulduğunu, davacının aracı ne kadar süre kullanamadığı ,bu sürenin makul olup olmadığı ve gerçekten bir zararın doğup doğmadığı ispatlanamadığını, söz konusu talebin soyut ve ispattan yoksun olduğunu, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin haksız davasının reddini, Bismil ilçesindeki mahkemeler aracığıyla SEGBİS sistemi üzerinden beyan ve savunmalarımın alınmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:e Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin miktarı ile araç sürücüsü davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin belirsiz alacak davası olduğu görüldü. Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında; davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerini davalılar araç işleten ... ve sürücü ...'a yönelttiği, mahkememizce yapılan değerlendirmede iş bu dosya davalısı ...'ın dava konusu aracı uzun süreli dava dışı ... şirketine kiraladığı ve işleten sıfatının bulunmadığı kanaatiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği; diğer davalı ... yönünden açılan davanın tefrik edilerek işbu esasa kaydedildiği görülmüştür. 6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. İşbu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalının tacir olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın TTK 4. Maddesi kapsamında mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari davalardan da sayılamayacağı gözetildiğinde taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan işbu uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek; HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 02/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1861, K. 2026/744, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1861-e-2026-744-k-a71b88e5db85