İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/355 E. 2026/533 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/355
Karar No
2026/533
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/355 Esas KARAR NO : 2026/533

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2026 KARAR TARİHİ : 30/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "...’nun işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütülmektedir.Davalı-Borçluya ait ... - ... plakalı araçlar ile 13.01.2025-02.10.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır. Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edilmiştir. Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Müvekkil Şirketçe; Davalı-Borçlu aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır.Ancak Davalı-Borçlu borca, faize, tüm fer' ilere itiraz etmiş ,takibin açıldığı İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı-Borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğundan, tarafımızca süresi içerisinde itirazın iptali davası açılmaktadır.Davalı borçlunun itirazlarının hukuki mesnetten yoksun olduğu, davalı borçlunun borcun tamamına yönelik itirazların asılsız olduğu, dosya kapsamındaki ihlalli geçiş tarihlerinde cezalar hakkında sorgulama yapılabilecek ve Müvekkil Şirket’e ödeme yapılabilecek kanallar açıktır. Bundan bağımsız olarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla Davacı-Alacaklı Müvekkilin uyguladığı tüm işlemlerin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğu açıkça görülmektedir.Davalı - borçlunun icra takibine konu faize, faiz oranına, borcun tüm ferilerine (KDV ALACAĞINA) yönelik itirazları da mesnetsiz olduğu, davalı-Borçlu hakkında ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükte olan % 39,75 ticari faiz oranı- değişen oranlarda ve faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü hakkımız saklı tutularak talepte bulunulmuştur.İİK MD.67/2 uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluşmuş olup, davalı- borçlu aleyhine alacak ile birlikte en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Arabuluculuk Görüşmeleri '' görüşme sonunda anlaşamama '' ile sonuçlanmış davalı borçlu hakkında eldeki davayı açmaktan başka yol kalmamıştır. açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla,haklı davamızın kabulü ile Davalı-Borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin avans faiz oranlarında yapılan değişiklikler uyarınca faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak takibin devamına, davalı-borçlunun iik.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Müvekkil ..., mesleği gereği şehirlerarası tır şoförlüğü yapmakta olduğundan, günlerce hatta haftalarca yolda ve araç başında bulunmaktadır. Bu nedenle, ikametgâhına gelen tebligatlardan haberdar olmakta zorlanmaktadır. Son dönemde, aleyhine kaçak geçiş cezası kapsamında çok sayıda icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takipler incelendiğinde, müvekkil HGS bakiyesini yasal sürelerde ödemiş olmasına rağmen yine de geçmiş tarihlere ve dönem aralıkları birbirinden farklı, karışık, birden fazla hukuk bürosu tarafından başlatılan icra takiplerine maruz kalmıştır. Müvekkil adına kayıtlı, ...plakalı dorsenin bağlı bulunduğu... plakalı çekici ile yine müvekkile ait ... plakalı çekici araçların tüm geçiş ücretleri, mevzuatta öngörülen 15 günlük yasal süre içerisinde düzenli olarak ödenmektedir. Müvekkilin PTT HGS hesabına yaptığı bakiye yüklemeleri Mahkemenizce getirtilip karşılaştırıldığında, her bir geçişin, mevzuatta öngörülen 15 günlük yasal ödeme süresi içerisinde kalan bir bakiye ile gerçekleştiği ve geçiş bedellerinin süresinde karşılandığı açıkça görülecektir. Aşağıda her bir araç plakası ve ihlal iddiası yönünden yapılan birebir karşılaştırma sunulmuştur.KGM kayıtları davacının iddialarını doğrulamamakta, sistemsel hata olduğu anlaşılmaktadır.RÖMORK (DORSE) plakası üzerinden hgs borcu tahakkuk ettirilmesi hukuka açıkça aykırıdır. Somut olayda ... plakalı dorse, ...plakalı çekiciye HGS sisteminde tanımlı olup, geçişler çekici üzerinden gerçekleşmektedir. Bu nedenle, römork plakası esas alınarak müstakil borç ve ceza tahakkuku yapılması hem teknik olarak hem de hukuken mümkün değildir.Römork plakası üzerinden borç çıkarılması; 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Hk. Kanun’un sistematiğine, HGS uygulama esaslarına, Trafik mevzuatına ve fiili geçiş sisteminin işleyişine açıkça aykırıdır.Davacı tarafça icra inkâr tazminatı talep edilmiş ise de; haksız ve dayanaksız olarak ikame edilen işbu davada, alacak konusu edilen bakiye ve geçiş bedelleri likit nitelikte olmayıp, alacağın varlığı ve miktarı PTT/HGS kayıtları, ... ayrımı ve teknik hesaplamalar ile belirlenmesi gereken bir uyuşmazlık olup; bu haliyle, alacağın likit olmadığı izahtan varestedir. Kaldı ki; davacı taraf, PTT Genel Müdürlüğü ve HGS sisteminden temin edilebilecek resmî kayıtları incelemeksizin, dava konusu geçişlerin ... kapsamında olup olmadığını ve yasal sürede ödenip ödenmediğini araştırmaksızın icra takibi başlatmış; bu suretle açıkça haksız ve dayanaksız bir takip yoluna başvurmuştur. Müvekkilin süresinde ve haklı itirazına rağmen, somut vakıaya aykırı şekilde itirazın iptali davası açılması, davacının kötü niyetli hareket ettiğini göstermektedir. Bu nedenle, İİK m.67/2 davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebimiz bulunmaktadır.Açıklanan ve mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebepler neticesinde; itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..."talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 2. İcra Dairesi'ne ait ... E.sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... ve ... plaka sayılı araçlara ait sicil kayıtları UYAP sisteminden dosya içerisine alınmıştır. ... Gelir Vergisi Dairesi Müdürlüğünden davalı ...(T.C...)'in tacir kaydının bulunup bulunmadığı, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiği, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12 ile VUK'un 177.maddesi uyarınca (1.Fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı hususları sorulmuş, Gelir Beyannamesinin gönderilmesine ilişkin yazı cevabı dosya içerisine alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK m. 313 uyarınca sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. HMK m. 314 uyarınca sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK m. 315 uyarınca sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, celp olunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 27/07/2026 tarihinde "Davalı ile sulh protokolü imzalanmış olup, dosyanın işbu protokol çerçevesinde yer alan hususlar dahilinde anlaşılan rakamlar ve kalemler üzerinden ödemeler tahsil edilmiş olmakla, dava dosyasında çıkacak Arabuluculuk Ücretinden, olası çıkacak tüm harçlardan davalı taraf sorumlu olup, sulh ile dosyanın kapatılması" yönünde dilekçe sunduğu, davalı vekilinin 28/07/2026 tarihinde "Taraflar arasında, esas numarası yazılı dosyasına ve ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu uyuşmazlığın sulh yoluyla sona erdirilmesi amacıyla 23.07.2026 tarihli Sulh Protokolü imzalanmıştır.Sulh Protokolü uyarınca müvekkil davalı ..., protokol kapsamında üstlendiği ödeme yükümlülüğünü süresi içerisinde eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Taraflar, imzalamış oldukları Sulh Protokolü ile eldeki davanın sulh yoluyla sonuçlandırılması hususunda anlaşmaya varmış olup, protokol hükümleri doğrultusunda uyuşmazlık sona ermiştir. İş bu kapsamda ilam vekâlet ücreti ve kullanılan dava açılış giderleri protokol bedeline dahil edilerek davacı tarafından tahsil edilmiş, bu kalemler yönünden tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacak talebi kalmamıştır. Bu nedenle, davacı lehine ayrıca karar ve ilam vekâlet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmamaktadır. Arabuluculuk ücreti ile yasal harçlar ise Sulh Protokolü hükümleri uyarınca müvekkil davalı tarafından ödenmesi konusunda sulh olunmuştur. Ekli 23.07.2026 tarihli Sulh Protokolü'nün dosyaya kabulüne ve Sulh Protokolü doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesi..." yönünde dilekçe sunduğu, taraflarca sulh protokolünün sunulduğu görülmekle; sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Keza, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin m. 6(1) hükmüne göre; "anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur". Buna göre; dosyadaki mevcut belgeler gözetilerek; dava tarihi itibariyle davacı tarafça açılan davanın haklılığının ortaya konulduğu, lakin davacı vekili tarafından sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı belirtildiğinden; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı vekili tarafından sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçe ile davalı vekili tarafından sunulan 28/07/2026 tarihli dilekçe doğrultusunda davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı vekili tarafından sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçe doğrultusunda davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçe doğrultusunda davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıranlara İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oybirliğiyle karar verildi. 30/07/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/355, K. 2026/533, T. 30.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-355-e-2026-533-k-218b58558f6b