İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/331 E. 2026/454 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/331
- Karar No
- 2026/454
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/331 Esas - 2026/454 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2026/331 Esas KARAR NO : 2026/454
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2017 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 06.10.2009 ve 06.10.2010 günlü sözleşmeler ve proje protokolleri ile ile davalı şirketin kamyon projesi için çeşitli kalıpların üretimi işlerini üstlendiğini, bu sözleşme gereği üretilen tüm kalıpların sözleşme, protokol, hukuk ve fen kurallarına uygun olarak üretilerek davalı şirkete teslim edildiğini, en son kalıpların üretilmesi aşaması tamamlandığında davalı şirketin iflas ettiğini ve ... tarafından tüm varlıklarına el konulduğunu, bu aşamadan sonra müvekkilinin, karşısında bu kalıplar hakkında ilerleme kaydedebilecek, genel ve baskı test ve kontrollerini yapacak yada kalıpları teslim alacak hiçbir muhatap bulamadığını, daha sonra ... tarafından satışa çıkarılan ... şirketinin şu anki ortaklarınca satın alındığını ve işletilmeye başlandığını, böylece müvekkili şirketin, davalı şirketin yeni yönetimi ile görüşerek kalıpları küçük düzeltmeler gerekebilecek biçimde tamamladığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, bu arada kalıpların ufak tefek üretim hatalarının davalı şirketin tedarikçisi olan davadışı ...A.Ş tarafından düzeltilmesi ve bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin kalıpların desenlerinde değişiklik olabileceğini tanımladığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten sözleşme konusu kalıpları yerinde kontrol ederek teslim almasını bir çok kez istemiş olmasına karşın, davalı şirketin buna yanaşmadığını ve kalıpların, tedarikçisi olan davadışı ...A.Ş'nin adresine sevk edilmesini yazılı olarak bildirdiğini, bunun üzerine bu kalıpların ...A.Ş. adresine gönderilerek sevk irsaliyesi karşılığında teslim edildiğini, ancak, davalı şirketin kalıpları teslim aldıktan itibaren hiçbir biçimde anlaşmaya sadık kalmadığını, müvekkili şirketin önce çeşitli bahanelerle oyaladığını ve en sonra da görüşmeleri nedensiz yere durdurduğunu, borçlarını da ödemediğini, .... . Noterliği’nden 10.03.2017 / .... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, ...A.Ş. neden aldığı hizmetlerin bedeli olduğunu iddia ettiği 425.000,00 TL + KDV nin ödenmesini istediğini, taraflarınca bu ihtara .... Noterliği 24.03.2017 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarname ile yanıt verildiğini ve borçlu bulunan tutarların ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin ....Noterliği’nin 11.10.2017 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarını keşide ettiğini ve sözleşmeyi 2. kez ve yine tek taraflı olarak feshettiğini, ancak bu kez ne olduğu açıklanamayan ve anlaşılamayan 1.664.280,00 TL zararlarının olduğunun belirtildiğini ve ödenmesi ihtarını yaptığını, ne olduğu anlaşılamayan ve her yönü ile açıklanmaya ve dayanağa muhtaç bu ihtara da .... Noterliği 23.10.2017 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile yanıt verilerek ihtar ve içeriğinin reddedildiğini ve borç bakiyesi ile sözleşmeden kaynaklanan kur farklarının ödenmesinin de yeniden ihtar edildiğini, taraflar arasındaki kayıtlar incelendiği takdirde müvekkili şirketin davalı şirketten 454.916,00 TL alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme proje protokollerinin 3.4 maddesi uyarınca ödenmesi gereken kur farkı hesabının 2.834.766,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten sözleşmeye dayalı 3.298.682,00 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin bu noksanların giderilmesi bedelini 96.100,00 Euro karşılığı 413.230,00 TL olarak hesapladığını, bu bedel toplam alacaktan düşüldüğünde davalı şirketin 2.876.452,00 TL bakiye borcu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL toplam alacağın, ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.05.2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği ıslah dilekçesinde, 2.881.620,54 TL'nin ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul'da bulunduğunu, .... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen miktarın niteliği itibariyle bölünebilir olmadığını, hatta kesin ve açık belirlenebileceğini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davacının ileri sürdüğü alacak talebinin 2.876.452,00 TL olduğu dikkate alındığında, dava harçlarının re'sen bu miktar üzerinden tamamlattırılması gerektiğini, aksi halde yine davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceğini, 5 yıllık yasal zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ... SAN. VE TİC.A.Ş.'nin, davacının bahsettiği şirket yani “davalı” olmadığını, davalının, ticaret ünvanlarının birbirine benzemesi nedeniyle tüzel kişilikleri birbirine karıştırıldığını, davacının sözleşme akdettiği, kalıp ürettiği, teslim ettiği vs. işlerin muhatabının müvekkili şirket değil, halen aktif ve .... kayıtlı, bir başka tüzel kişilik olan ... VE TİCARET A.Ş. olduğunu, davacının kestiği faturaların muhatabının dahi müvekkil olmadığını, davacı ile müvekkil ... SAN VE TİC A.Ş. arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, davacının tüm iddia ve taleplerini ... ve TİCARET A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bahsettiği ve asıl husumeti yönettiği, ... A.Ş. ünvanlı şirketin halen hukuki ve mali varlığını devam ettirdiğini, ayrıca, ... A.Ş.'nin geçmiş döneme dair tüm borçlarının, ...'nin kamusal ihalesi ile elde edilecek ihale bedelinden ... tarafından ödeneceğini, davacının sözleşmeye dayalı alacağı olduğunu iddia ettiği 454.916,00 TL'nin dayanağı olan proforma faturaların avans tutarlarının dahi ... ... tarafından ödendiğini, bu ... bedellerinin ... tarafından ... ...'e ödendiğini, yani ...'nin de borcun kendisi tarafından ödenmesi gerektiğini kabul ve teyit ettiğini, bu çerçevede, davacının talebini tümüyle ...'ye ya da ... San. A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, davacının, dava konusu ettiği kalıplara dair ifa borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmediği gibi garanti borcunu da ihlal ettiğini, davacının alacıklı değil bilakis borçlu durumda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İhbar olunan ... vekili 07.08.2018 tarihli dilekçesinde özetle; ... 16.05.2013 tarih ve .... sayılı kararı ile, Kurumları nezdinde amme borçlusu olan ... şirketlerinden olan ... ve Ticaret A.Ş. nin “temettü hariç ortaklık haklarıyla bu şirketlerin yönetimlerinin, 5411 sayılı Kanunun 134 üncü ve geçici 11 inci maddesi delaletiyle, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi kapsamında ... tarafından devralınmasına karar verildiğini ve bunu takiben anılan şirkete ... tarafından yönetim kurulu üyeleri atandığını, akabinde tesis edilen 23.05.2013 tarih ve.... sayılı ... kararı ile, ... Şirketine ait olup, 6183 sayılı Kanun kapsamında haczedilen gayrimenkuller, menkul mallar ve ... nezdindeki hakları ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek “... ” adı altında bir ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına da karar verildiğini, ... 'nün, .... 30.01.2014 tarih ve 2014/29 sayılı kararıyla 985.000.000 TL muhammen bedelle satışa sunulduğunu, ... tarafından 30.04.2014 / 02.05.2014 tarihlerinde gerçekleştirilen açık artırma / pazarlık ihaleleri neticesinde ... 751.000.000 TL bedelle, ... A.Ş. ye (yeni ünvanı ... . A.Ş.) ihale edildiğini, .... 17.07.2014 tarih ve .... sayılı kararına istinaden, ... satışı onaylandığını ve devam eden süreçte ihale bedelinin 15.08.2014 tarihinde tahsil edilerek, ... Devir ve Teslim Anlaşması ile bütünlüğün mülkiyetinin, ... A.Ş.ye (Yeni Ünvanı: ... A.Ş.) geçtiğini, ... San. ve Tic, A.Ş. ile üçüncü şahıslar ve davalı şirket arasında varlığı iddia edilen husumetlerin müvekkiline yöneltilmek istenmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın taraflarınca kabul edilmediğini, ihbar talebine itiraz edildiğini ve anılan davaya Kurumları tarafından iştirak edilmeyeceğini belirtmiştir. İhbar olunan ... AŞ vekili 07.10.2019 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin ürettiği ağır kamyon serisi araçlarda kullanılacak bir kısım parçaların enjeksiyon kalıp imalinin finansal kiralama yolu ile finanse edilmesi için müvekkili şirketle finansal kiracı ... arasında .... nolu finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiğini, söz konusu finansal kiralama sözleşmesine konu kalıpların üreticisi ve satıcısının davacı ... firması olduğunu, söz konusu kalıpları belirli bir takvim dahilinde imalini ve davalı finansal kiracı ...’ye teslimini takiben finansal kiracı/davalı ...'nin, teslimatı tevsik eden sevk irsaliyeleri ve/veya teslim-tesellüm belgelerini “ONAY”ı ile davacı/satıcı ödemelerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davacı ... tarafından tanzim edilen ve davalı ... tarafından teslim alınarak ödeme onayı verilen 36 adet faturadan 30 adedinin bedelinin bu şekilde ödendiğini, 6 adet faturaya ait %80'lik kısmını oluşturan 454.916,00 TL bakiye bedelin davacı/satıcıya ödenebilmesi için finansal kiracı/davalının "onay" vermesi beklendiğini, tarafların arasındaki bu nizanın çözülmesi durumunda belirtilen fatura bedelinin ödeneceğini belirtmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kalıp üretimi / eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar davalı vekili tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; HMK 'nın 19/2 maddesine göre kesin yetki olmayan yerlerde yetki itirazının cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi gerektiği, 19/4 maddesinde süresinde yetki itirazının bulunmaması halinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili olacağı hükme bağlanmış olup, davalı vekili süresinde cevap dilekçesi vermediğinden yetki itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi raporları aldırılmıştır. Davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi için .... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu düzenlenen 15/04/2019 tarihli raporda; davacının defterlerinde yapılan incelemde, davalı ile olan Cari Hesap takibini 3 ayrı hesapta takip ettiği, satışa konu malzemeler için Satış Faturaları ... A.Ş. ve ... A.Ş. şirketlerine düzenlendiği gibi, doğrudan ... A.Ş. ye düzenlenen faturalarında olduğunun görüldüğü, davacının, davalı yı ... San.ve Tic. A.Ş. ünvanlı ve .... no lu hesap kodunda takip ettiği, söz konusu cari hesap bakiyesinden dolayı davacının, davalıdan herhangi alacak bakiyesi bulunmadığı, davacının, davalı'ya ilişkin mallar için ... A.Ş. 'ye düzenlediği Satış Faturaları ve Tahsilatları'nı .... Cari Hesap Kodunda takip ettiği, söz konusu Cari Hesabın 28.01.2011 ve 12.04.2017 tarihleri arasında çalıştığı, bakiyesinin 454.976,00 TL borç bakiyesi verdiği, yani davacı'nın bu tutar kadar alacaklı olduğu, öte yandan davacının, daha önce kabul ettiği desen hatalarının bedelini ödeyeceğini kabul ettiği, davalı bildirmese de, davacı tek taraflı olarak 413.200,00 TL (EUR 96.100.00) nin alacak bakiyesinden mahsup edileceğini bildirdiği, dolayısıyla söz konusu tutar 454.916 TL den düştüğünde davacının davalı'dan 41.716,00 TL net alacağı, ayrıca 669.117.30 Euro kur farkı alacağı bulunduğu açıklanmıştır. Taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespiti hususunda mahkememizce .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat gereği mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 11.02.2020 tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu olduğu bildirilen kalıpların üzerinde herhangi bir belirleyici özellik bulunmadığından bu kalıpların gerçekten dava konusu kalıplar olup olmadığı, kalıpların davacı tarafından üretilen kalıplar olduğu kabul edilse dahi kalıpların eksik ve tamam şekilde teslim edilip edilmediği, kalıplarda dava dışı ...firması tarafından herhangi bir revizyon yapılıp yapılmadığı, kalıpların en geç 2016 yılında davacıya teslim edilmiş olması gerektiği karşısında, keşif tarihine kadar aradan geçen yaklaşık 3 yıllık sürede saklanması gereken koşullarda saklanıp saklanmadıkları, bu süre içinde kullanım amacı ve şekline uygun olarak kullanılıp kullanılmadıkları anlaşılamadığından yapılan işin bedeli, nefaset indirimi, malzemelerin kullanılabilir hale getirilmesi nedeniyle bedelden indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının tespit edilemediği, hesaplama yapılamadığından ve ... firmaları tarafından yapılan ödemelerin 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğundan yeni bir hesaplama yapılmasının da mümkün olamadığı açıklanmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafın ayıba ilişkin kabulü de dikkate alınarak yapılabilecek nefaset indiriminin ne kadar olabileceği hususunun ve ayrıca davalı vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonucu düzenlenen 22.09.2020 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının, davalıdan 41.716,00 TL ve 669.117,30 Euro kur farkı alacağı bulunduğu, güncel kur olarak betirtilen 18.10.2017 tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 2.859.934.54 TL alacağı olduğu, herhangi bir nefaset bedeli belirlemesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Mahkememizin 25/11/2021 tarihli ve .... sayılı kararı .... Dairesinin 05/04/2022 tarihli ve .... sayılı "... Kural olarak eser sözleşmelerinde iş bedeli alacağı işin teslimi ile muaccel hale gelir. Somut olayda ... ve Ticaret Şirketinin yönetimine ... tarafından el konulduktan sonra ihale süreci tamamlanıncaya kadar eserin teslimi söz konusu olmamıştır. İhale tarihinden önce sözleşme tam olarak sonuç doğurmamışsa ... ihale tarihinden önceki sonuçlardan sorumlu olacaktır. Eserin teslimi ile birlikte iş bedeli muaccel hale geldiğinden borç, teslim tarihine göre davalı nezdinde doğmuş olacaktır. O halde Mahkemece işin esasına girilmesi; taraflar arasındaki ihtarlar, yazışmalar ve ticari defter kayıtlarının incelenerek değerlendirilmesi; davacı tarafından davalıya teslim edilen kalıpların incelenmesi; davalının ayıp iddialarının tartışılması; bu şekilde iş bedelinin hesaplanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçeli ilamı ile kaldırılmıştır. .... Dairesinin 05/04/2022 tarihli ve .... sayılı kaldırma kararından sonra .... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/04/2023 tarihli raporda; davacı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı tarafın ve ... A.Ş'nin hesap bakiyesinin sıfır olduğu, kesilen fatura bedellerinin tamamının ödendiği, ... A.Ş'ye ait hesap bakiyesinin 454.916,00 TL olduğu ve bu miktarda alacaklı olduğu, taraflar arasında yapılan proje sözleşmesi eki proje protokolünün 3.4 maddesi gereği TL tutarların yabancı para birimine (EURO) çevirim hesaplaması neticesinde ... A.Ş'den 41.169,68 EURO, ... A.Ş.'den 806.034,12 EURO, davalıdan 764.864,44 EURO alacaklı olduğunun hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; davacı ile ihbar olunan ... San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan 06/10/2009 tarihli proje sözleşmesi ve 06/10/2009 tarihli Proje Protokolü'nün, ... tarafından üretilecek (M206 projesi olarak adlandırılan) ağır kamyon serisi araçlarında kullanılacak olan torpido paneli ve kapı panellerinin plastik enjeksiyon kalıp imali hizmetleri ve numune parça üretimi eli ilgili hususları, 06/12/2010 tarihli Proje Sözleşmesi ve 06/12/2010 tarihli Proje Protokolü'nün de, ... tarafından üretilecek (M242 projesi olarak adlandırılan) ağır kamyon serisi araçlarında kullanılacak olan torpido paneli, kapı panelleri ve dış gövde parçalarının plastik enjeksiyon kalıp imali hizmetleri (etap 2 ve etap 3) ve numune parça üretimi ile ilgili hususları kapsadığı, davacı tarafından sözleşme konusu kalıpların üretildiği, dava dosyasında yer alan faturalar ve ödeme dekontlarından, davacının talep ettiği davaya konu kalıpların bedelini almadığı ve bu hususun ihbar olunan ... şirketinin beyanında ve ihtarnameye cevabında da ikrar edildiği, yapılan imalatın sevk irsaliye belgeleri, yükleme kontrol formları ve mail yazışmalarından, kalıplar hazır olduğunda, davacı şirketin yeri olmadığı için davalı tarafından belirlenen başka bir yere taşındığı ve dava tarihine dek (sonrasında da) burada muhafaza edildiği, ancak kalıplarda desen değişikliği ve eksik imalatlara yönelik eksiklikler olduğu ve bu eksikliklerin davacının da kabulünde olduğunun dava dilekçesi, ihtarnameler ve mail yazışmalarından anlaşıldığı, söz konusu eksikliklerin hizmet sözleşmeleri ... A.Ş. İle ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nce giderildiği, davaya konu kalıpların gerektiğinde oldukları gibi gerektiğinde üzerlerinde bazı düzeltmeler yapıldıktan sonra kullanıldığı ve davalının da bundan gelir elde ettiği, dava dosyasında davaya konu kalıplardaki desen değişikliklerine ait tanımlamaların, davacının imalatından önce mi sonrasında mı olduğuna dair somut bir veri olmaması ve yerinde keşif yapan heyet tarafından da bu konuya dair saptama yapılmaması nedeniyle, davaya konu kalıpların ayıplı olup olamayacağı yönünde bir yorum yapılamayacağı, ancak anılan kalıplardaki sadece imalat eksikliklerine ait (hizmet sözleşmelerinde belirtilen ve giderilen) bedelin davacının alacağından düşülmesi gerektiği ve dava dilekçesinde de, davacının talep ettiği alacaktan, hizmet sözleşmelerinde yapılan bu düzeltme / tadilat işleri bedelini düşürdüğü, mali bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, 15/04/2019 tarihli ... tarafından düzenlenen raporda davacının davalıdan 2.881.620,54 TL (EURO 669.117,30 karşılığı) alacaklı olduğu, 13/04/2023 tarihli ... ... tarafından düzenlenen raporda, davacının davalıdan olan alacağının 766.864,44 olduğunun rapor edildiği, her iki rapor karşılaştırıldığında, her iki raporda da davacı ve davalı arasında herhangi bir borç ve alacak bakiyesinin bulunmadığı, her iki raporda da davacı ile ... A.Ş. Arasında herhangi bir borç ve alacak bakiyesinin bulunmadığı, her iki raporda da davacı ile ... A.Ş. arasındaki hesapta davacının 454.916,00 TL davalıdan alacaklı olduğu, kur farkı hesabında ...; 765.217,30 EURO'dan 96.100,00 EURO mahsup edilerek 669.117,30 EURO olarak hesap yapıldığı, ... ... ise yapmış olduğu hesaplamada 764.864,44 EURO olarak hesapladığı görülmüş olup, her iki rapor arasındaki farkın 35286 EURO olduğu bu farkın kur hesaplamasından ileri geldiği, nitelikli hesap bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; ... Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik'te satış konusu olan ".... "nün her türlü borç, haciz, rehin ve benzeri yükümlülüklerinden ari olarak satıldığına dair bir düzenleme / hüküm bulunmadığı, satış konusu olan ".... 'nün geçmiş dönem borçlarının ihalenin "Kurul" tarafından onaylanma tarihine kadar "Yönetmelik" doğrultusunda işlemlerin tekemmül ettirilmiş olması kaydıyla, ihale bedelinden ödeneceğinin belirtildiği, satış konusu olan ".... 'nün teknik bilgi, yazılım, donanım, ekipman, mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye kurulun yetkili olduğu, davalı ...'in kazandığı ihaleden sonra ...'nin halefi olduğu, ...'in davacı ile sürmekte olan sözleşme gereği ticari ilişkisini sürdürerek kalıp ürettirdiği, kontrolleri yaptığı ve bu kalıpları fatura karşılığı teslim aldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki devam eden bir ticari ilişki olduğu hususunda karar verme yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, davacı ile davalı ... arasında davacının ... olan protokolünün uzantıları olan davacının ayına karşı tekeffül borcu kapsamındaki sorumluluğu haricende hiçbir temas, bir diğer ifadeyle ticari ilişkinin olmadığı konusunda karar verme yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu açıklanmıştır. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; 19/04/2024 tarihli kök raporda varılan sonuç ve kanaatten ayrılmayı gerektirir bir hususun bulunmadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/11/2024 tarihli ikinci ek raporda; kök raporda ifade edildiği üzere taraflara ait ticari defter ve belgelerin inceleme yerlerinin .... dışı olmasından kaynaklı mahkeme tarafından davacı tarafın ticari defter ve kayıtları talimatla incelemeleri yapılarak rapor edildiği, yapılan incelemeler sonucu düzenlenen mali bilirkişi raporlarının heyette yer alan mail müşavir bilirkişi tarafından incelendiği, 15/04/2019 tarihli davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına ait bilirkişi raporu ve 13/04/2023 tarihli davacı tarafa ait bilirkişi raporunun incelendiği, her iki rapordaki farkın desen hatalarının bedelinin hesaplamaya katılıp katılmamasından kaynaklandığı, heyetleri tarafından desen hata bedelinin yapılan hesaplamada dikkate alınması gerektiğin değerlendirildiği, bu nedenle .... tarafından yapılan hesaplamaya iştirak edildiği, böylece, davacının finansal kiralama şirketlerine düzenlediği satış faturalarının EURO karşılığının 3.669.346,63 TL iken, tahsilat bedellerinin karşılığı 2.904.129,34 URO olarak hesaplandığı, buna göre 765.217,30 EURO alacakla göründüğü, ancak bu tutardan davacının desen hataları için net alacağı 96.100,00 EURO mahsup edildiğinde 669.117,30 EURO tutarı kadar davalıdan EURO cinsinden net alacağının bulunduğu, davacının dava dosyasına sunduğu kur hesabında güncel kur baz alındığı tarihin 18/10/2017 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle ... döviz satış kurunun 4,3066 TL olduğu, hesaplanan 669.117,30 EURO'nun 18/10/2017 tarihi itibariyle 2.881.620,54 TL olduğu söz konusu tutardan TL alacak bakiyesi olan 41.686,00 TL düşünüldüğünde davacının kur farkından alacağının 2.839.934,54 TL alacağının bulunduğu açıklanmıştır. Mahkememizin 06/03/2025 tarih ve .... sayılı kararı, .... Dairesi' nin 07/04/2026 Tarih .... sayılı ilamıyla " Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağına ilişkin olup TBK'nın 147/6 maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresine göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- O halde Mahkemece yapılacak işlem denetime elverişli şekilde zamanaşımı başlangıç süresinin gerekçede gösterilerek TBK'nın 147/6 maddesi gereğince ıslah edilen kısım yönünden sonuca gidilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine ... "gerekçesiyle kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılamada toplanan deliller, dosya içeriği ve.... Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı gerekçesi, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeler konusu kalıpların ayıplı olduğunu davacının da kabul ettiği ve bu duruma göre alacak talebinde bulunduğu, protokollerin 3.4. maddesinde TL. ödemelerin ödeme tarihindeki .... EURO satış kurundan çevrileceği, aradaki kur farkınında ayrıca karşılanacağının kararlaştırıldığı, 11/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı alacağının 2.839.934,54 TL. olduğunun hesaplandığı, davalının 10.03.2017 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlanması gerektiği, bu tarih esas alındığında TBK'nun 147/6. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin sone ermediği, kur farkı alacağının 23.10.2017 tarihli ihtarname ile talep edildiği, bu ihtarnamede tanınan sürede gözününe alındığında temerrüdün 29.10.2017 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KABULÜ İLE, 2.881.620,54 TL 'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Hüküm altına alınan alacağın 41.686,00 TL'sine 03.04.2017 , 2.839.934,54 TL'sine 29.10.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 196.843,50 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.707,75 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 47.503,15 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 49.210,90 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 147.632,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.707,75 TL peşin harç, 47.503,15 TL ıslah harcı, 31,40 TL başvurma harcı, 3.154,10 TL tebligat ücreti, 17.000,00 TL bilirkişi ücreti, 314,00 TL keşif harcı, olmak üzere toplam 69.710,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Duruşmalarda vekil ile temsil olunan davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 374.529,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. .... , İhbar Olunan ... Vekili Av. .... , İhbar Olunan ... Vekili Av. .... , İhbar Olunan ... Vekili Av. .... , Davalı Vekili Av. .... yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.