İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/322 E. 2026/327 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/322
- Karar No
- 2026/327
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/322 Esas - 2026/327 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/322 Esas KARAR NO : 2026/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Alacak (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2026 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında 01/04/2017 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile davalıya ait ... ... .... ... ... adresindeki taşınmazın et lokantası olarak işletilmek üzere kiralandığını, müvekkilinin ciddi bir yatırım yaparak taşınmazı "..." adıyla bilinen, yüksek cirolu ve tanınan bir işletme haline getirdiğini, ancak zamanla kiralananın altyapısında, özellikle kanalizasyon sisteminde yapısal ve kronik nitelikte ağır ayıpların ortaya çıktığını, yağmurlu günlerde tekrarlayan yoğun su baskınları yaşandığını, bu durumun işletmenin hijyen koşullarını ortadan kaldırarak faaliyeti sürdürülemez hale getirdiğini, müvekkilinin Şubat 2025'te iyi niyetle faaliyeti geçici olarak durdurup tadilat girişiminde bulunduğunu ancak sorunun basit bir onarımla giderilemeyecek nitelikte olduğunun anlaşıldığını, davalının bu ayıptan kiralama öncesinde haberdar olmasına rağmen bilgi vermediğini, davalının ayıbı kabul etmesine rağmen gidermek yerine müvekkili oyaladığını ve "taşınmazı satıp zararı karşılayacağını" beyan ederek satış sürecini başlattığını, bu süreçte müvekkilin ticari faaliyetini yeniden başlatamadığını ve zararının arttığını, davalının bu durumu kötüye kullanarak müvekkil aleyhine tespit davası açtığını ve kiralanana rızasız girerek zilyetliğe müdahale ettiğini, bu durumun ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/773 soruşturma sayılı dosyasına konu edildiğini, davalının bu davranışlarının TMK m.2 anlamında dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğunu, kiralanandaki ağır ayıp nedeniyle müvekkilinin işletmesini 31/07/2025 tarihinde resmi olarak tamamen kapatmak zorunda kaldığını, bu nedenle TBK m.301, m.112 ve m.114 uyarınca davalının tazminat sorumluluğunun doğduğunu belirterek, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak, müvekkilinin uğradığı yoksun kalınan kâr, işçilik fesih giderleri ve sabit giderlere ilişkin maddi zararının tespiti ile şimdilik 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın tahsilinin tehlikeye düşmemesi için dava konusu taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir. DELİLLER : Kira sözleşmesi, ...4. Noterliği'nin İhtarnamesi, kiralanana ait fotoğraflar, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari nitelikteki kiralananda bulunan ayıp nedeniyle sözleşmeye aykırılığa dayalı olarak, ticari faaliyetin durmasından kaynaklanan kazanç kaybı ve diğer zararların tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir. HMK'nun 4/1-a maddesinde kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, ticari nitelikteki kiralanan olan et lokantasında bulunan ayıp nedeniyle, kira sözleşmesine aykırılığa dayalı olarak, ticari faaliyetin durmasından kaynaklanan kazanç kaybı ve diğer zararların tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. Sulh Hukuk Mahkemeleri Asliye Ticaret Mahkemelerine kıyasla daha özel ve ihtisas mahkemesi niteliğinde olup, kiralanan ticari mahiyette, hatta taraflar tacir dahi olsa kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklara özel yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerekir. HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ...Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, 4-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/04/2026 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır