Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1187 E. 2026/1511 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1187
Karar No
2026/1511
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1187

KARAR NO: 2026/1511

KARAR TARİHİ: 12/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/01/2026

NUMARASI: 2025/1278 2026/1

DAVANIN KONUSU: Tazminat

Taraflar arasındaki davada Bakırköy5. Sulh Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesince, "...ihtilafın kiracılık ilişkisinden kaynaklanmadığı, davacının bir sigorta şirketi olarak davalının haksız fiili olduğunu iddia ettiği bir olgu nedeniyle kendi sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücusuna ilişkin olduğu, davacı ile davalının tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın kiralayan sigortalının halefiyet hakkına dayanan rücu davası olduğundan ve kiralayan ile davalı kiracı arasındaki temel ilişkin kira sözleşmesi olduğundan davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.

Dava, davacı sigorta şirketi tarafından TBK'nın 301. maddesine istinaden kiraya verenin sorumluluğuna dayalı olarak açılan rücuen tazminat(itirazın iptali) davasıdır. Bunun yanında TBK madde 69 uyarınca yapı malikinin sorumluluğuna da dayanılmaktadır.

Diğer bir deyişle, sigortaya konu iş yerinde meydana gelen su basması nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören sigortalı şirkete ödenen tazminatın, iş yerini kiraya veren ve aynı zamanda yapı maliki olan davalıdan rücuen tahsili(itirazın iptali) istemine ilişkindir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37E.-9K. sayılı kararında, "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde içtihadda bulunmuştur.

Bu nedenle uygulamada, sigorta rücu davalarının, TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır.

Davacı sigorta şirketi, davalı tarafından dava dışı sigortalıya kiraya verilen iş yerinde meydana gelen hasar nedeniyle karşılamış olduğu zararın, TBK 69. madde yanında sigortalı ile davalı arasında münakid olan kira sözleşmesinden kaynaklı kiralayanın sorumluluğu hükümlerine dayalı olarak tazmin edilmesi talebinde bulunmuş olmakla, davaya bakmak görevi kira sözleşmesinden kaynaklı her türlü uyuşmazlığa bakmakla görevli kılınan sulh hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/06/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1187, K. 2026/1511, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1187-e-2026-1511-k-0ab1007925f4