İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/198 E. 2026/667 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/198
Karar No
2026/667
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/198 Esas - 2026/667 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/198 KARAR NO : 2026/667

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Kredi ve Ticari Kredi Kartı Sözleşmelerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 18/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Kredi ve Ticari Kredi Kartı Sözleşmelerinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı .... ile davalı .... arasında imzalanan ve dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmelere istinaden, davacı banka tarafından davalıya ticari kredi sözleşmesi uyarınca ticari kredi kullandırıldığı ve ticari kredi kartı tahsis edildiği; davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle hesabın kat edilerek .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği; ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine bakiye alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 525.632,64.-TL tutarında ilamsız icra takibine girişildiği; davalının icra takibine konu borcun tamamına, faize ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu ve duran icra takibinin devamını sağlayabilmek için 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptalini talep etme zorunluluğunun doğduğu; imzaya itiraz edilmiş ise de icra takibine konu alacağın, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine, kanuna ve hakkaniyete uygun olduğu ve davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu; zorunlu dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı, arabuluculuğun tüketici dava şartı başlığı altında yapılmış olmakla birlikte dava dilekçesi ekinde sunulan görüş uyarınca ve usul ekonomisi ilkesi gereğince ticari dava şartı başlığı altında yeniden arabuluculuk başvurusu yapılmadığı; itirazın haksız ve alacağın likit olduğu beyan edilmiş olup; davanın kabulü ile .... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin talepnamedeki koşullarla aynen devamına (icra takibinden itibaren asıl alacağa takip talebindeki oran üzerinden faiz yürütülmesine); 2004 Sayılı İİK.'nın 67/2. maddesi uyarınca hükmedilecek miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı Pınar DEVSEREN'e 10/03/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. .... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile Tebliğ Mazbataları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... tarafından, davalı ....'e yönelik açılan, Ticari Kredi ve Ticari Kredi Kartı Sözleşmelerinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat hususunda yapılan değerlendirmede; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-f maddesi kapsamında; "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde," öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılmakta; aynı Kanunun 4/2. maddesi kapsamında; "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri “bir milyon” Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır." hükmü yer almakta; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A-1 maddesi kapsamında ise; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü yer almaktadır. Anılan hükümler uyarınca; bir bankanın kredi ilişkisinden doğan alacağına yönelik itirazın iptali davası, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava niteliğinde olup 6102 Sayılı TTK.'nın 5/1. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak aranmakta ve miktar veya değeri anılan sınırı geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan 04/03/2026 tarihli dava dilekçesi kapsamında, davalıya ticari kredi kullandırıldığı ve ticari kredi kartı tahsis edildiği, hesabın kat edilerek .... Esas sayılı dosyası üzerinden 525.632,64.-TL tutarında ilamsız icra takibine girişildiği ve davalının itirazının haksız olduğu beyan edilerek itirazın iptali, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı talep edildiği; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı ve başkaca sözlü veya yazılı beyanda bulunulmadığı, bu nedenle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının davalı tarafından inkâr edilmiş sayıldığı; davalı vekili tarafından icra takibine yönelik olarak sunulan 24/12/2024 tarihli itiraz dilekçesi kapsamında ise davalının alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığı ve ödeme emrinin ekinde tebliğ edilen belgedeki imzanın davalıya ait olmadığı beyan edilerek icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm fer'ilere itiraz edildiği; Mahkememiz tarafından 18/09/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan hususlar bakımından "Davalı .... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış ve başkaca hiçbir sözlü veya yazılı beyanda bulunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında “uyuşmazlık bulunmayan hususlar” tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı." tespitinin yapıldığı; taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların ise "Taraflar arasında Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin akdedilip akdedilmediği ve dosyaya sunulan sözleşme nüshasının davalıya ait imzayı taşıyıp taşımadığı.", "Davalıya .... numaralı Şirket Kredi Kartının tahsis edilip edilmediği ve kart kullanımından doğan bir borcun bulunup bulunmadığı.", "Hesabın 21/11/2024 tarihi itibariyle kat edilmesinin ve borcun muaccel hâle getirilmesinin usulüne uygun olup olmadığı.", ".... Esas sayılı dosyası kapsamında takip konusu yapılan 525.632,64.-TL tutarındaki alacağın, icra takip tarihi itibariyle mevcut bulunup bulunmadığı.", "Alacağın mevcut bulunduğunun tespiti hâlinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanan faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ile faizin türü ve oranı.", "İcra takip tarihinden sonrası için uygulanacak faizin türü ve oranı." ve "Davacı şirketin alacağının likit nitelikte olup olmadığı ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı." biçiminde belirlendiği anlaşılmış olup; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, taraflar arasında Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin akdedilip akdedilmediğinin, davalıya kredi kartı tahsis edilip edilmediğinin ve kart kullanımından doğan bir borcun bulunup bulunmadığının, hesabın usulüne uygun olarak kat edilip edilmediğinin, icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu alacağın mevcut ve likit olup olmadığının ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yargılama safahatı ile ilgili olarak; Mahkememiz tarafından düzenlenen 05/03/2026 tarihli tensip zaptı kapsamında, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/2. maddesi uyarınca yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği; tensip zaptının (10) no'lu ara kararı ile davacı vekiline, aralarında kredi kartı sözleşmesi ve kredi kartı ekstrelerinin de bulunduğu, dava konusuna ilişkin banka nezdinde bulunan bilgi ve belgeleri Mahkememize sunmak üzere (2) hafta kesin süre verildiği ve verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin sunulmaması halinde ilgili delillere ve dolayısıyla bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtar edildiği; tensip zaptının (11) no'lu ara kararı ile .... Esas sayılı dosyanın bir suretinin Mahkememize gönderilmesinin istenildiği; ....tarafından 09/03/2026 tarihli yazı ekinde, anılan icra dosyasında UYAP Sisteminde kayıtlı belgelerin Mahkememize gönderildiği; tensip zaptını içeren ön inceleme duruşma davetiyesinin davacı vekiline 14/03/2026 tarihinde, dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren ön inceleme duruşma davetiyesinin ise davalıya 10/03/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; Mahkememiz tarafından 18/09/2026 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığının ve tensip zaptının (10) no'lu ara kararı uyarınca verilen (2) haftalık kesin süre içinde anılan bilgi ve belgelerin Mahkememize sunulmadığının tespit edildiği; ön inceleme aşamasının tamamlandığı anlaşılarak aynı duruşmada tahkikat aşamasına geçildiği, 6100 Sayılı HMK.'nın 184/1. maddesi uyarınca davacı vekiline tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmesi için söz verildiği ve davacı vekilinin önceki beyanlarını tekrar ederek davanın kabulünü talep ettiği; tahkikatın ve yargılamanın sona erdiği bildirilerek hüküm kurulduğu ve dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmıştır. Dava; ....Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan 525.632,64.-TL tutarındaki ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup; 2004 Sayılı İİK.'nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı tarafın "genel hükümler dairesinde alacağının varlığını" ispat etmekle yükümlü bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 190/1. maddesi uyarınca ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu gözetildiğinde; taraflar arasında Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin kurulduğunun, davalıya .... alacak, 16.643,55.-TL işlemiş faiz, 832,18.-TL BSMV ve 3.274,57.-TL diğer masraf kaleminden ibaret bir alacağın mevcut bulunduğunun ispatı yükünün davacı şirkette olduğu; nitekim Mahkememiz tarafından 05/03/2026 tarihli tensip zaptının (10) no'lu ara kararı ile davacı vekiline, aralarında "Sözleşmeler; Taraflar arasında akdedilen GKS'lerin tüm sayfaları" ve "Kredi Kartı; Kredi Kartı sözleşmesi, son ödeme yapılan tarihten icra takip/dava tarihine kadar müşteriye gönderildiği formatta kredi kartı ekstreleri" kalemlerinin de bulunduğu, dava konusuna ilişkin banka nezdindeki bilgi ve belgeleri sunmak üzere (2) hafta kesin süre verildiği ve 6100 Sayılı HMK.'nın 94/2. maddesinin aradığı biçimde, süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının "ilgili delillere ve dolayısıyla 'bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları' hususunun İHTARINA" denilmek suretiyle açıkça ihtar edildiği; anılan tensip zaptının ekli bulunduğu ön inceleme duruşma davetiyesinin davacı vekiline 09/03/2026 tarihinde Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden gönderildiği ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesindeki "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." hükmü uyarınca 14/03/2026 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı; 6100 Sayılı HMK.'nın 92/2. maddesi uyarınca hafta olarak belirlenen sürenin, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği dikkate alındığında iki haftalık kesin sürenin 28/03/2026 Cumartesi günü dolduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 93/1. maddesi gereğince sürenin tatili takip eden ilk iş günü olan 30/03/2026 Pazartesi günü çalışma saati sonunda sona erdiği; buna rağmen davacı vekili tarafından anılan kesin süre içinde hiçbir belge sunulmadığı ve 6100 Sayılı HMK.'nın 94/3. maddesindeki "Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükmü uyarınca davacı tarafın anılan delilleri sunma hakkının ortadan kalktığı ve bu delillere, dolayısıyla bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan dosyaya sunulan Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi nüshasının imza sayfasında (26. sayfa) imza, imza görüntüsü veya elektronik imza kaydı bulunmadığı, davalı vekili tarafından icra takibine yapılan itiraz kapsamında, ödeme emri ekinde tebliğ edilen belgedeki imzaya açıkça itiraz edildiği ve 6100 Sayılı HMK.'nın 200/1. maddesi uyarınca senetle ispatı gereken hukuki işlemin varlığını gösterir imzalı bir belgenin dosyaya kazandırılamadığı; davalıya dava konusu Şirket Kredi Kartının tahsis edildiğini ve anılan kartın kullanıldığını gösterir kart tahsis kaydı ile harcama kayıtlarının, icra takibine ve davaya esas alacağın hesabına elverişli kredi kartı hesap özetlerinin (ekstrelerin), faiz oran ve tahakkuk kayıtlarının ve ödeme ile tahsilat kayıtlarının dosyada bulunmadığı; hal böyle iken davacı şirketin alacağının dayanağını yalnızca kendisi tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde yer alan borç tablosunun oluşturduğu, davalının itirazı ile karşılaşan bu tablonun tek başına alacağı ispata yeterli bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından talep edilen alacak kalemlerinin değerlendirmesinde; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin "....Esas sayılı dosyasındaki icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra takibinin talepnamedeki koşullarla aynen devamına (icra takibinden itibaren asıl alacağa takip talebindeki oran üzerinden faiz yürütülmesine) ve icra inkâr tazminatına karar verilmesinin talep edildiği; anılan icra takibine ait 10/12/2024 tarihli takip talebinde ise alacağın, 504.882,34.-TL asıl alacak, 16.643,55.-TL işlemiş faiz (yıllık %60,60 oranından), 832,18.-TL faizin %5 gider vergisi (BSMV) ve 3.274,57.-TL diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 525.632,64.-TL olarak gösterildiği, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %60,6 oranında temerrüt faizi ile faizin gider vergisinin işletilmesinin talep edildiği ve borcun sebebinin ".... numaralı Ticari Kredi Kartı" olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Buna göre; dava dilekçesinde davalıya ticari kredi kullandırıldığı da beyan edilmiş ve dilekçenin "EKLER" bölümünde "Ticari Kredi Sözleşmeleri" gösterilmiş ise de, icra takibine ve dolayısıyla davaya konu alacağın tamamının ..... numaralı Şirket Kredi Kartı borcuna dayandırıldığı, takip talebinde kredi kartı borcu dışında ayrı bir kredi alacağının talep edilmediği ve taraflar arasında akdedildiği belirtilen genel kredi sözleşmesinin veya ticari kredi sözleşmesinin dosyaya hiçbir aşamada sunulmadığı anlaşılmıştır.Talep edilen alacak kalemlerinin tamamı bakımından zorunlu olan ortak deliller hususunda yapılan değerlendirmede; takip talebinde gösterilen kalemlerin her birinin varlığının, borcun kaynağı olan sözleşmenin taraflar arasında kurulduğunun ve davalıya .... numaralı Şirket Kredi Kartının tahsis edildiğinin ispatına bağlı bulunduğu; bunun için davalının imzasını taşıyan Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi nüshasının (sözleşme elektronik ortamda kurulmuş ise buna ilişkin kayıtların), dava dilekçesinde dayanılan genel kredi sözleşmesinin veya ticari kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının ve kart tahsis kaydının dosyaya sunulması zorunlu olduğu halde; anılan sözleşmelerin Mahkememiz tarafından tensip zaptının (10) no'lu ara kararının (a) ve (b) bentleri uyarınca açıkça istenilmesine rağmen kesin süre içinde sunulmadığı, dosyadaki 16/02/2024 tarihli Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi nüshasının yukarıda belirtildiği üzere imzasız olduğu ve kart tahsis kaydının da dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte; Ticari Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin davalı imzalı nüshası sunulmuş olsaydı dahi, bu belgenin tek başına yalnızca sözleşmenin kurulduğunu gösterebileceği ve aşağıda her bir kalem yönünden ayrı ayrı açıklanan hesap belgeleri bulunmaksızın alacak kalemlerinin varlığını ve miktarını ispata yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır.Asıl alacak talebinin delilleri hususunda yapılan değerlendirmede; takip talebinde "Asıl alacak" olarak gösterilen 504.882,34.-TL'nin, .... numaralı Şirket Kredi Kartının kullanımından doğduğu ileri sürülen kart borcu bakiyesine ilişkin olduğu; bu kalemin hesaplanabilmesi ve ispatlanabilmesi için, son ödeme yapılan tarihten icra takip tarihine kadar müşteriye gönderildiği formatta kredi kartı hesap özetlerinin (ekstrelerin), kartla yapılan işlemleri gösterir kayıtların ve davalı tarafından yapılan ödemeler ile davacı banka tarafından yapılan tahsilatları gösterir kayıtların zorunlu olduğu; anılan hesap özetlerinin Mahkememiz tarafından tensip zaptının (10) no'lu ara kararının (b) bendi uyarınca ("Kredi Kartı; Kredi Kartı sözleşmesi, son ödeme yapılan tarihten icra takip/dava tarihine kadar müşteriye gönderildiği formatta kredi kartı ekstreleri") açıkça istenilmesine rağmen kesin süre içinde sunulmadığı; dosyada asıl alacağa ilişkin tek verinin, davacı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ihtarname ekindeki borç tablosunda gösterilen 426.294,36.-TL anapara olduğu ve takip talebinde asıl alacak olarak gösterilen 504.882,34.-TL'nin, anılan anaparadan 78.587,98.-TL fazla olmasına rağmen bu farkın hangi işlemlerden kaynaklandığının dosyadaki hiçbir belgeyle gösterilmediği anlaşıldığından; asıl alacak kaleminin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.İşlemiş faiz talebinin delilleri hususunda yapılan değerlendirmede; takip talebinde 16.643,55.-TL işlemiş faizin yıllık %60,60 oranından hesaplandığının belirtildiği, ancak faizin işlemeye başladığı tarihin gösterilmediği; bu kalemin hesaplanabilmesi ve ispatlanabilmesi için, asıl alacağın tutarını gösteren kayıtların yanı sıra, taraflar arasında kararlaştırılan akdi ve temerrüt faizi oranlarını gösteren ve davalının imzasını taşıyan sözleşme hükmünün ve faiz oranları ile faiz tahakkuklarını gösterir kayıtların zorunlu olduğu; anılan belgelerin, Mahkememiz tarafından istenilen kredi kartı hesap özetleri de dâhil olmak üzere dosyaya sunulmadığı, dosyadaki sözleşme nüshasının ise imzasız olması nedeniyle faiz oranı bakımından da davalı yönünden dayanak teşkil etmediği; ihtarname ekindeki borç tablosunda gösterilen 81.415,54.-TL faiz ile takip talebinde gösterilen 16.643,55.-TL işlemiş faiz arasındaki ilişkinin de dosyadaki herhangi bir belgeyle açıklanmadığı anlaşıldığından; işlemiş faiz kaleminin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Faizin gider vergisi talebinin delilleri hususunda yapılan değerlendirmede; takip talebinde "TemerrütFaizin % 5 gider vergisi" olarak gösterilen 832,18.-TL'nin, takip talebindeki 16.643,55.-TL işlemiş faiz tutarının %5'ine karşılık geldiği ve işlemiş faiz alacağına bağlı fer'i nitelikte bir kalem olduğu; bu kalemin varlığının, işlemiş faiz alacağının varlığına ve miktarına bağlı bulunduğu ve yukarıda açıklandığı üzere işlemiş faiz alacağı ispatlanamadığından, faizin gider vergisi kaleminin de ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Diğer masraf alacağı talebinin delilleri hususunda yapılan değerlendirmede; takip talebinde "Diğer Masraf Alacağı" olarak gösterilen 3.274,57.-TL'nin hangi masraflardan oluştuğunun takip talebinde belirtilmediği ve ihtarname ekindeki borç tablosunda bu tutara karşılık gelen bir masraf kalemine yer verilmediği; bu kalemin ispatlanabilmesi için, masrafın türünü, tarihini ve tutarını gösteren makbuz, fatura veya tahakkuk kaydı gibi belgelerin zorunlu olduğu halde, bu nitelikte hiçbir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından; diğer masraf alacağı kaleminin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.İcra takip tarihinden itibaren işletilmesi talep edilen faiz hususunda yapılan değerlendirmede; dava dilekçesinde icra takibinden itibaren asıl alacağa takip talebindeki oran üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmesi talep edilmiş ve takip talebinde asıl alacak bakımından yıllık %60,6 oranı gösterilmiş ise de; bu talebin asıl alacağa bağlı fer'i nitelikte bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere asıl alacağın ispatlanamadığı ve talep edilen faiz oranının davalı yönünden dayanağını oluşturacak, davalının imzasını taşıyan bir sözleşme hükmünün de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından; icra takip tarihinden itibaren faiz ve faizin gider vergisi işletilmesi talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Talep edilen alacak kalemlerinin her biri yönünden yukarıda münferiden belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; anılan kalemlerin hesabı için zorunlu olan belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle bu kalemlerin bilirkişi incelemesi yoluyla dahi hesaplanmasının mümkün bulunmadığı, ihtarnamedeki 508.377,79.-TL ile icra takibine konu 525.632,64.-TL arasındaki 17.254,85.-TL farkın dayanağının da gösterilemediği ve davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunduğunu ispat edemediği, bu itibarla davalının icra takibine yaptığı itirazın haksızlığından söz edilemeyeceği ve alacak likit nitelikte bulunmadığından 2004 Sayılı İİK.'nın 67/2. maddesindeki icra inkâr tazminatı şartlarının da oluşmadığı kanaatine varılarak; davanın ve buna bağlı icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM 1) İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcı ile ilgili olarak; davacı tarafından 6.348,34.-TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 5.616,34.-TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde yatırana İADESİNE, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harç, 732,00.-TL başvurma harcı ve 104,00.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00.-TL harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.140,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,

Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) 6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.18/09/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/198, K. 2026/667, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-198-e-2026-667-k-011e968db50b