İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1768 E. 2026/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1768
Karar No
2026/646
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1768 Esas KARAR NO : 2026/646

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/09/2026 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasında, davalı alacaklı ... tarafından takip borçluları ... Elektrik Aydınlatma San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Pazarlama Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yürütüldüğünü, söz konusu takip dosyasında müvekkili ...'e İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca 1., 2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, e-tebliğ yoluyla 06/09/2026 tarihinde tebliğ edilen 18/08/2026 tarihli Üçüncü Haciz İhbarnamesi üzerine, İİK m. 89/3 uyarınca işbu menfi tespit davasını açma zarureti doğduğunu, müvekkilinin, borçlu şirketlere kesinlikle borçlu olmadığı gibi, 1. haciz ihbarnamesinin tebliğ işleminin usulsüz olduğunu beyanla; müvekkili aleyhine İİK m. 89/3 uyarınca cebri icra işlemlerinin durdurulmasına, müvekkili ...'in, .... İcra Dairesi'nin 2026/... E. sayılı dosyasındaki takip borçlularına borçlu olmadığının tespitine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden çıkartılan tebligat suretlerinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. GEREKÇE: Dava; İİK 89/3 hükmüne dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2. maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5. maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmakla; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarihli 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak, belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, 6-Davacının ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/09/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1768, K. 2026/646, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1768-e-2026-646-k-9251fd696cc9