İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1687 E. 2026/626 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1687
- Karar No
- 2026/626
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1687 Esas KARAR NO : 2026/626
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/07/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı... arasında ... Mah. ... Sok. Dış Kapı No:4 İç Kapı:Z01 ..., .../İstanbul'da bulunan taşınmaz ve muhteviyatı için ... nolu ve 31.12.2024 - 31.12.2025 vade tarihli Endüstriyel Paket Poliçesi tanzim edildiğini, poliçe süresi boyunca taşınmaz ve muhteviyatının maruz kalabileceği risklerin teminat altına alındığını, 06.07.2025 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi /voltaj dalgalanması ve 3 nolu ... trafosunda meydana gelen arızadan ötürü sigortalı taşınmazda bulunan fazlı dökme reçineli kuru tip transfarmatör, düzensiz elektrik akımı nedeniyle arızalandığını, bağımsız ve tarafsız eksper tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde sigortalı taşınmazda meydana gelen hasarların karşılanabilmesi için toplamda 1.651.212,15 TL hasar tazminatı ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 12.12.2025 tarihinde dava dışı sigortalıya yapılan ödeme ile birlikte müvekkili şirketin dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu beyanla; Sigortalı plaza içerisinde yer alan emtiaların 06.07.2025 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi / voltaj dalgalanması neticesinde hasar görmesi nedeniyle müvekkili şirketçe sigortalısına ödenmiş bulunan 1.651.212,15 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihi olan 12.12.2025 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazmini ile müvekkili şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Poliçe örneği, hasar fotoğrafları, fatura örnekleri, hasara dair yazışmalar, eksper raporu örneği, ödeme dekont örnekleri, hasar bildirim yazısı, teknik servis raporu örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. GEREKÇE: Dava; davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminat bedelinin davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nin 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK”'nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Somut olayda; davacının davayı halef sıfatı ile açtığı anlaşılmış olup, sigortalı "İstanbul Vizyon Park ... Plaza"nın ticari şirket olmadığı, davanın nispi veya mutlak ticari dava da olmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı açık olup, davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ İLE MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza