İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1737 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1737
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1737 Esas KARAR NO : 2026/623
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 30/08/2023 günü hem sürücüsü hem de maliki olduğu ... plakalı ticari midibüs aracın müvekkili şirkete ... ... Kasko Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, KASKO sigortalı ... plakalı aracın ağır hasarlı işlemi gördüğünü, rayiç bedelinin 610.000,00 TL olarak belirlendiğini, Sovtaj bedeli 292.209,00 TL olduğunu ve bu miktar düşüldükten sonra kalan bedel olan 317.791,00 TL'nin , sigortalıya 16.10.2023 tarihinde ödendiği, Kazada kusurlu olan ...plakalı aracın ZMMS (trafik) sigortacısı ...Sigorta A.Ş.'den 27/11/2023 tarihinde 120.000,00 TL tahsil edildiğini, tahsil edilemeyen bakiye 197.791,00 TL alacak bulunduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, itiraz ile takibin durduğu beyanı ile davanın kabulü ve takibin kaldığı yerden devamı arz ve talep edilmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında asıl alacağın 317.791,00 TL, toplam alacağın 329.074,76 TL ve ferileri olduğunu, söz konusu arabuluculuk görüşmeleri bu icra dosyası ve bu miktar için yapıldığını ve anlaşmanın sağlanamadığını davacının şu an için itirazın iptali davası açmadığını, icra takibinden farklı olarak 197.791,00 TL talepli alacak/tazminat davası açtığını, yapılan arabuluculuk görüşmesi ve son tutanağını açmış olduğu bu alacak davası için kullanamayacağını, karşı taraf sürücüsü için kusur değerlendirilmesi yapılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı beyanı ile davanın reddi arz ve talep edilmiştir. Temin edilen 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... plakalı araç sürücüsü ve ruhsat sahibi davalı ... 2918 sayılı karayolları trafik kanunu madde 52/a.b – madde 57/a - madde 84/h ihlalleri sebebi ile asli ve %100 kusurlu olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ..., kavşağı bitirmekte iken çarpışmanın gerçekleşmesi sebebiyle, kazayı engelleyebilecek bir tedbir alamayacağından atfı kabil kusuru bulunmadığı ...plakalı aracın kaza sonrası eksper hasar değerlendirmesinin ve ...tespitinin kadri maruf olduğudavacı ...sigorta ve sigorta eksperi tarafından davaya konu ... ... aracın 610.000,00 TL rayiç bedel tespitinin kadri maruf olmadığı, yapılan araştırmalar ve güncel rayiç bedellerin de referans alınarak, kaza tarihindeki rayiç bedelinin 430.000,00 TL olduğu, 430.000,00 TL rayiç bedele göre yapılan değerlendirmede, davalının davacı tarafa karşı 17.791,00 TL bakiye hasar bedelinden sorumlu olduğu " belirlemelerine yer verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı araç hasar tazminatı ödemesini zarar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 20.02.2026 tarih ve 33174 sayılı Resmî Gazetede yayımlan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, Bakırköy, İstanbul, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesine ilişkin 18.02.2026 tarih ve 282 sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul ilinin mülki sınırları esas alınmak suretiyle yeniden belirlenmiş, ancak bahsi geçen karar ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetinin durdurulmasına ve dosyaların devrine ilişkin bir karar alınmamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/566 Esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/02/2026 tarih ve 2024/566 Esas, 2026/119 sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 18/06/2026 tarih ve 2026/1151 Esas, 2026/942 Karar sayılı ilamıyla "..Bu nedenle yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 114/1. maddesinin "c" bendi ve aynı Kanunun 115/2. maddesi uyarınca, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması isabetsizdir... ' gerekçesiyle kaldırılmakla, dava Mahkememizin ...Esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; " Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendi uyarınca, mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Aynı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Anılan maddenin 2. fıkrasının 1. tümcesine göre de, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun (YİBK) 22/3/1944 tarih ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda, davacı... Sigorta AŞ, TTK anlamında tacir olmasına karşın sigortalısı ... gerçek kişi, sigortaladığı araç hususidir. Davacı sigorta şirketinin yukarıda açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalı ile davalı kişi arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden değil, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 114/1. maddesinin "c" bendi ve aynı Kanunun 115/2. maddesi uyarınca, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olmaması nedeniyle ve istinaf ilamı, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2026
Katip ¸e-imzalı
Hakim ¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.