İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/156 E. 2026/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/156
- Karar No
- 2026/778
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/156 Esas KARAR NO : 2026/778
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı ... A.Ş. tarafından 20.08.2025 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takipte uygulanan temerrüt faiz oranının %120 olarak belirlenmesinin kanuni sınırları aşması nedeniyle 15/12/2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu ...Büro No, ... Arabuluculuk Numaralı dosya kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde uygulanacak faiz türü, oranı ile sebeplerinin açıkça gösterilmediğini, altı kalem alacak gösterilmesine rağmen yedi adet faiz alacağı hesaplandığını, 20/08/2025 tarihli takip talebinde toplam alacak tutarının 405.288,90 TL gösterilmesine karşın tarihinde düzenlenen ihtarnamede toplam tutarın 380.982,72 TL olarak belirtildiğini, bu durumun alacağın belirli olma şartını zedelediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca temerrüt faiz oranının yasal temerrüt faizinin %100 fazlasını aşamayacağını belirterek icra takibinin durdurulmasını ve kanuna aykırı şekilde belirlenen temerrüt faiz oranının iptali ile 80.000 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu alacağın dava tarihinden önce 15.02.2026 tarihinde...A.Ş. ’ye temlik edildiğini, bu tarih itibarıyla alacağın tüm tasarruf yetkisinin temlik alana geçtiğini ve müvekkil bankanın alacak üzerinde herhangi bir hak ve yetkisi kalmadığını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, ayrıca dava tarihi olan 23.02.2026 itibarıyla müvekkil bankanın alacaklı sıfatını haiz olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş mahiyetinde olduğunu, kredilerin geri ödenmemesi üzerine 01.08.2025 tarihli Noter ihtarnamesi ile hesabın Kat edilerek borcun muaccel hale geldiğini, 31.07.2025 tarihi itibarıyla davacının temerrüde düştüğünü ve toplam 380.982,72 TL borç bulunduğunu, faiz oranlarına yönelik itirazların dayanaktan yoksun olduğunu, davacının borcun bulunmadığına veya ödendiğine ilişkin somut ve yazılı delil sunmadığını belirterek davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas Sayılı dosyası ile ... müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 24/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda Davalı ... Şirketi’nin davacı ...arasında, 03.02.2025 tarihinde 300.000,00 TL, 03.04.2025 tarihinde 195.000,00 TL dijital onaylı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, İmzalanan sözleşmeler kapsamında davalı Banka tarafından davacı ...’e 03.02.2025 tarihinde 300.000,00 TL, 03.04.2025 tarihinde 195.000,00 TL Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, Borçların sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi üzerine, davalı Banka, davacı ...'e 01.08.2025 tarihinde ihtarname göndererek 31.07.2025 tarihi itibariyle kat edilen 380.982,72 TL borcun, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 iş günü içinde ödenmesini talep ettiği, Borçların ödenmemesi üzerine davalı Bankanın 20.08.2025 tarihinde davacı ... hakkında toplam 405.288,90 TL üzerinden icra takibi başlattığı, Davalı Bankanın davacı ...’den alacağını 12.02.2026 tarihinde ... Anonim Şirketi’ne temlik ettiği, Davacı ...vekilinin 23.02.2026 tarihinde davalı ...Şirketi hakkında, faiz oranının yüksek olması ve ihtarname ile takip talebindeki tutarların farklılığı nedeniyle 80.000,00 TL üzerinden menfi tespit davası açtığı, Bilirkişiliğimizce yapılan hesaplamada, 20.08.2025 takip tarihi itibariyle davalı Bankanın davacı ...’den talep edebileceği alacak tutarının 394.694,67 TL hesaplandığı, Davalı Bankanın, davacı ...’den talep edilebileceği faiz oranının aşağıya çıkarıldığı, Davalı Bankanın, davacı ...’den; ... NOLU TAKSİTLİ TİCARİ KREDİ ASIL ALACAĞI YÖNÜNDEN; 104.911,96 TL asıl alacak, 34.638,05 TL işlemiş faiz ve 1.576,42 TL BSMV olmak üzere toplam 141.126,43 TL talep edilebileceği, 104.911,96 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %119,76 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5’i oranında BSMV istenebileceği, ... NOLU TAKSİTLİ TİCARİ KREDİ ASIL ALACAĞI YÖNÜNDEN; 195.000,00 TL asıl alacak, 56.940,14 TL işlemiş faiz ve 1.628,10 TL BSMV olmak üzere toplam 253.568,24 TL talep edilebileceği, 195.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %120,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5’i oranında BSMV istenebileceği, İhtarname masrafına ilişkin belge dosyaya sunulmadığından hesaplamaya dahil edilmediği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu alacak, dava tarihinden önce 12.02.2026 tarihinde ... A.Ş. tarafından ...A.Ş.'ye temlik edilmiştir. Menfi tespit davasında husumet, alacaklı sıfatını taşıyan kişiye yöneltilmelidir. Temlik, icra dosyasına dava tarihinden kısa bir süre önce bildirilmiş olup davacının davayı temlik eden bankaya karşı açması HMK'nın 124/3. maddesi kapsamında bir yanılgıya dayandığından, taraf değişikliği yoluyla alacağı temlik alan ...A.Ş. davalı olarak davaya dahil edilmiş ve yargılamaya bu davalı ile devam edilmiştir. Menfi tespit davasında, kambiyo senedine dayanmayan alacaklar bakımından alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalı taraftadır. Davalı tarafın alacağını ispat edemediği kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan; davacı ile ... A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında davacıya 03.02.2025 tarihinde 300.000,00 TL ve 03.04.2025 tarihinde 195.000,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredilerin ödenmemesi üzerine ... 3. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesapların 31.07.2025 tarihi itibarıyla kat edilerek 380.982,72 TL'nin bir iş günü içinde ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 08.08.2025 Cuma günü davacıya tebliğ edildiği, verilen sürenin 11.08.2025 Pazartesi günü sona ermesiyle davacının 12.08.2025 tarihinde temerrüde düştüğü, banka tarafından 20.08.2025 tarihinde 405.288,90 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacının, takipte talep edilen temerrüt faizi oranının TBK'nın 120. maddesindeki sınırı aştığı iddiası yerinde değildir. Kredi sözleşmesi banka bakımından ticari iş olup, davacı krediyi işletmesi için kullandığından tüketici sıfatı taşımamaktadır. TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki sözleşme diğer taraf için de ticari iş sayılır. TTK'nın 8/1. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebileceğinden, TBK'nın 120. maddesindeki sınırlamalar somut uyuşmazlıkta uygulanamaz. Temerrüt faizi oranı yönünden; Genel Kredi Sözleşmesinin 19.2. maddesinde, temerrüt tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bankaların TCMB'ye bildirdiği oranlar, fiilen uygulanan cari oranı değil uygulanabilecek azami oranı gösterdiğinden temerrüt faizinin belirlenmesinde tek başına esas alınamaz. Mahkememizce bankadan temerrüt tarihi itibarıyla benzer kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları istenmiş, ancak yalnızca TCMB'ye bildirilen oranlar sunulmuştur. Bu durumda bilirkişi tarafından, temerrüt tarihinde bankanın cari ticari kredileri arasında yer alan dava konusu kredilerin akdi faiz oranları (yıllık %59,88 ve %62,88) esas alınarak, bunların %100 fazlası olan yıllık %119,76 ve %125,76 temerrüt faizi oranları belirlenmiştir. Dava konusu krediler temerrüt tarihinde bankanın cari ticari kredilerinden olduğundan, sözleşmede öngörülen "en yüksek cari oran" bu kredilerin akdi faiz oranlarından düşük olamaz. Bu yöntem davacının aleyhine bir sonuç doğurmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Taleple bağlılık ilkesi gereğince,... numaralı kredi yönünden yıllık %119,76,... numaralı kredi yönünden takipte talep edilen yıllık %120 oranında temerrüt faizi istenebileceği kabul edilmiştir. Alacak miktarı yönünden; bilirkişi raporunda takip tarihi itibarıyla yapılan kalem kalem hesaplama sonucunda; ...7 numaralı kredi yönünden 104.911,96 TL asıl alacak, 34.638,05 TL işlemiş faiz ve 1.576,42 TL BSMV olmak üzere 141.126,43 TL, ...numaralı kredi yönünden 195.000,00 TL asıl alacak, 56.940,14 TL işlemiş faiz ve 1.628,10 TL BSMV olmak üzere 253.568,24 TL talep edilebileceği tespit edilmiştir. Buna göre takipte; ... numaralı kredi yönünden 261,76 TL asıl alacak ve 2.125,48 TL işlemiş faiz,...numaralı kredi yönünden 1.204,18 TL asıl alacak ve 3.793,08 TL işlemiş faiz fazla talep edilmiştir. Davalı, bu fazla kısma ilişkin alacağını ispat edememiştir. Bilirkişi raporunda, belge sunulmadığı gerekçesiyle hesaplamaya dahil edilmeyen 3.209,73 TL ihtarname masrafına ilişkin noter makbuzu davalı tarafından rapordan sonra dosyaya sunulmuştur. İhtarname masrafının yapıldığı ve miktarı ispatlandığından bu kalem yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti talebi yerinde görülmemiştir. İhtarnamede bildirilen 380.982,72 TL ile takipte talep edilen 405.288,90 TL arasındaki fark; kat tarihi ile takip tarihi arasında işleyen akdi faiz ve temerrüt faizi, bunların BSMV'si ve ihtar giderinden kaynaklanmakta olup, raporda takip tarihi itibarıyla her kredi ve her alacak kalemi için ayrı ayrı hesaplama yapılmış, fazla talep edilen kısımlar kalem kalem gösterilmiştir. Takip talebinde faiz kalemlerinin ayrı satırlar hâlinde gösterilmesi, aynı kredilerin farklı dönemlerine ait akdi ve gecikme faizlerinin ayrı ayrı yazılmasından ibaret olup, takip talebinin şekline ilişkin itirazlar eldeki davanın konusunu oluşturmamaktadır. Bilirkişinin ihtar tarihi itibarıyla hesapladığı 385.428,77 TL tutarın, taleple bağlılık nedeniyle 380.982,72 TL ile sınırlı tutulmuştur. Takip talebinde takip tarihinden sonra 301.377,90 TL toplam asıl alacağa yıllık %120 oranında temerrüt faizi istenmiştir. Ancak davalının talep edebileceği asıl alacak toplam 299.911,96 TL olup, borçlu olunmadığı tespit edilen 1.465,94 TL asıl alacak yönünden, fer'i nitelikteki takip sonrası faiz ve BSMV de asıl alacağa bağlı olarak istenemeyeceğinden, borçsuzluk tespiti bu miktara ilişkin ferileri de kapsayacak şekilde kurulmuştur. Ayrıca 104.911,96 TL asıl alacak yönünden sözleşmeye göre istenebilecek temerrüt faizi oranı yıllık %119,76'dır. Davacı, dava dilekçesinin talep sonucunda takipte uygulanan temerrüt faizi oranının iptalini de talep ettiğinden, takip tarihinden sonra işleyecek faizin bu oranları aşan kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan 24.08.2026 tarihli bilirkişi raporu; banka kayıtları, sözleşme hükümleri ve dosyadaki belgeler üzerinde yapılan incelemeye dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli bulunarak, ihtar giderine ilişkin kısım dışında hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davacının 7.384,50 TL yönünden ve takip tarihinden sonra işleyecek faizin yukarıda belirtilen sınırları aşan kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının, ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya;...numaralı taksitli ticari kredi yönünden 261,76 TL asıl alacak ve 2.125,48 TL işlemiş faiz,... numaralı taksitli ticari kredi yönünden 1.204,18 TL asıl alacak ve 3.793,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.384,50 TL ve bu miktara ilişkin ferileri yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2- Davacının, takip tarihinden sonra işleyecek temerrüt faizi yönünden; 104.911,96 TL asıl alacağa uygulanacak faizin yıllık %119,76 oranını aşan kısmından, 195.000,00 TL asıl alacağa uygulanacak faizin yıllık %120 oranını aşan kısmından ve bu kısma ilişkin BSMV'den BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 1.366,20 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 634,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 7.384,50-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 1.366,20 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 117,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.216,10 TL yargılama giderinden fazla yatıralan ve iadesine karar verilen harç düşüldükten sonra kalan 11.354,34 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%9,23) dikkate alınarak; 1.048,08 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6000 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%9,23) dikkate alınarak; 5.446,16 TL'nin Davacıdan, 553,84 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."